Дізнайтеся, як використовувати birinin у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів із перекладами. Працює на Mate.
Bazı ülkelerde, birinin kendi işini bile kamuya bırakamaması oldukça saçmadır.
Перекласти з турецька на англійська
Birinin bağırdığını duyduk.
Перекласти з турецька на англійська
Herhangi birinin öyle bir şey söylediğini asla duymadım.
Перекласти з турецька на англійська
Ben yanlışlıkla başka birinin odasına girdim.
Перекласти з турецька на англійська
Bir dil öğrenmenin geleneksel yolu olsa olsa birinin görev duygusunu tatmin edebilir ama o bir sevinç kaynağı olarak hizmet edemez. Ayrıca muhtemelen başarılı olmayacaktır.
Перекласти з турецька на англійська
Beş kişiden birinin bir araba sahibi olması uzun sürmeyecektir.
Перекласти з турецька на англійська
Birinin üst kata gittiğini duyduk.
Перекласти з турецька на англійська
Birinin kapıyı çaldığını duydum.
Перекласти з турецька на англійська
Birinin adımı seslendiğini duydum.
Перекласти з турецька на англійська
Birinin parayı yanlışlıkla aldığı belliydi.
Перекласти з турецька на англійська
Birinin kapı zilini çaldığını duydun mu?
Перекласти з турецька на англійська
Ben, birinin arkadan adımı seslendiğini duydum.
Перекласти з турецька на англійська
Birinin ıslık çaldığını duydum.
Перекласти з турецька на англійська
Ben, birinin omzuma hafifçe vurduğunu hissettim.
Перекласти з турецька на англійська
Beni izleyen birinin farkında değildim.
Перекласти з турецька на англійська
Kalabalıkta birinin adımı seslendiğini duydum.
Перекласти з турецька на англійська
Birinin çığlık attığını duydum.
Перекласти з турецька на англійська
Birinin kaçtığını gördün mü?
Перекласти з турецька на англійська
Birinin anneme haberi söylediğini duydum.
Перекласти з турецька на англійська
Konuşurken birinin sözünü kesmek kibarlık değildir.
Перекласти з турецька на англійська
Erkek kardeşlerin her birinin bir arabası var.
Перекласти з турецька на англійська
Birinin arzu edebileceği en iyi köpeksin!
Перекласти з турецька на англійська
İstasyonun önünde kalabalıktaki birinin benim adımı seslendiğini duydum.
Перекласти з турецька на англійська
Sevdiğin birinin kaybına çok uzun süre ağlama.
Перекласти з турецька на англійська
Tom Mary'yi sevmeyi ya da birinin aşkını kabul etmeyi bilmemekle suçladı.
Перекласти з турецька на англійська
Sizlerden herhangi birinin bu hafta sonu bizim lise toplantısına gitmeyi planlayıp planlamadığınızı sadece merak ediyordum.
Перекласти з турецька на англійська
Tom herhangi birinin Mary hakkında bir şey bilip bilmediğini sordu.
Перекласти з турецька на англійська
Tom'un başka birinin bir şey söylemesine asla izin vermeyen bir ünü vardır.
Перекласти з турецька на англійська
Tom birinin koluna temasını hissetti.
Перекласти з турецька на англійська
Tom birinin hafifçe omuzuna dokunduğunu hissetti.
Перекласти з турецька на англійська
Tom herhangi birinin söylediğine güvenmiyor.
Перекласти з турецька на англійська
Tom onu herhangi birinin tanıyacağını düşünüyordu.
Перекласти з турецька на англійська
Bu öğrencilerin her birinin kendi fikri var.
Перекласти з турецька на англійська
Tom birinin evini ateşte yakmış olması ihtimalini kabul edemedi.
Перекласти з турецька на англійська
Birinin haklı diğerinin hatalı olduğunu gerçekten söyleyebileceğimizi sanmıyorum.
Перекласти з турецька на англійська
Tom kesinlikle bugün geleceğini herhangi birinin bilmesine izin vermedi.
Перекласти з турецька на англійська
Tom Mary'yi gören birinin olup olmadığını sordu.
Перекласти з турецька на англійська
Başka birinin elbiselerini giymeyi sevmem.
Перекласти з турецька на англійська
Tom yakında başka birinin gelmesini bekliyor.
Перекласти з турецька на англійська
Birinin evde olacağını ummamıştım.
Bu zor bir sorundur ve herhangi birinin karar vermesi kolay değil.
Bir insanı birinin arkadaşı yapmak kolaydır fakat onu öyle sürdürmek zordur.
Tom'un dışında birinin o işi almayı istemesi pek olası değil.
Tom onu birinin izlediği hissini atlatamadı.
Onların her birinin bir bisikleti var.
Benim için birinin adını anons eder misin?
Kitaplar birinin aklının ürünleridir.
O, birinin arkasına dokunduğunu hissetti.
Birinin adını daha sonraki kuşaklarda yükseltmek ve böylece birinin ebeveynlerini övmek, bu anne babaya saygının en büyük ifadesidir.
Birinin beş dilden daha fazlasını akıcı olarak konuştuğunu iddia ettiğini duyduğumda şüphe ederim.
Onlar Amerika'da herhangi birinin başkan olabileceğini söylüyorlar fakat belki gerçekten doğru değildir.
Herhangi birinin ateşe yaklaşmasına izin vermeyin.
Köpeğimi başka birinin beslemesine asla izin vermem.
Bitişik odada birinin konuştuğunu duyuyorum.
Birinin beni tanımasının oldukça olası olmadığını biliyorum.
Birinin bana yardım edebilmesinin pek olası olmadığını biliyorum.
O, her zaman birinin evinde kira vermeden yaşıyor gibi görünüyor.
Birinin bana yardım etmek için istekli olacağının oldukça olası olmayacağını biliyorum.
Bu başka birinin fikri miydi?
Bu herhangi birinin yapabileceği bir şey değil.
Birinin dirseği sırtıma dokundu.
Birinin odaya girdiğini duydum.
Birinin eşya çaldığını gördüm.
Dillerden herhangi birinin eğitimini yapmadım.
Birinin ününü sürdürmek zordur.
Pencerenin dışında birinin bağırdığını duydum.
İşimi başka birinin yapabileceğini sanmıyorum.
Bunu yapmama birinin yardım edip edemeyeceğini merak ediyorum.
Tom başka birinin gelmek isteyeceğini düşünmüyor.
Birinin çorbasına zehir koyduğunu düşündü.
Birinin kaç yıllık eğitime ihtiyacı var?
Başka birinin karısına içten içe âşık oldum.
Bitişik odada birinin dolaştığını duyuyor musun?
Herhangi birinin beni görebileceğini düşünüyor musun?
İçeriden birinin yardımıyla işlenmiş bir suçtu.
Dil bilgisi bakımından bu cümlede bir hata olmamasına rağmen, birinin onu gerçekten kullanacağından şüpheliyim.
Birinin Tom'u öptüğünü gördüm.
Birinin geldiğini gördüm.
Herhangi birinin evine benzemiyor.
Birinin Tom'un hasta olduğunu söylediğini duydum.
Sence ben tembel miyim yoksa birinin bana emir vermesini mi sevmiyorum?
Birinin Tom'un mutlu olduğunu gerçekten düşündüğünü sanmıyorum.
Birinin Tom'un ne yaptığını fark ettiğini sanmıyorum.
Birinin henüz Tom'a söylediğini sanmıyorum.
Birinin Tom'u durdurmuş olabileceğini sanmıyorum.
Birinin bana anlamsız oyun oynaması canımı sıkıyor.
Tom dışarıda birinin ıslık çaldığını duydu.
Birinin arayacağım.
Onun hikayesi herhangi birinin inanması için çok fazla saçma.
Düşüncelerim birinin tesiri altında gelişmedi.
Kültür birisi birinin öğrendiği her şeyi unuttuktan sonra kalan şeydir.
Tom birinin evine göz kulak oluyor.
Biz birinin evine göz kulak oluyoruz.
Birinin evine göz kulak oluyorum.
Birinin bunu demesini bekliyordum.
Jiro, daha önce birinin önünde hiç ağlamadı, yüksek sesle ağlamaya başladı.
Genel olarak muhabirler birinin mahremiyetine izinsiz girmeye çekinmezler.
CFIT son altı yıldır çarpışmaların sadece üçte birinin üzerinde olduğunu açıklamasına rağmen ölümlerin %53'üne sebep oldu.
Birinin adımı bağırdığını duydum.
Birinin adımı haykırdığını duydum.