Узнайте, как использовать yerken в предложении на турецкий. Более 68 тщательно отобранных примеров с переводами. Работает на Mate.
Kadınlar bir erkekle yemek yerken daha hafif yemekler yerler.
Перевести с турецкий на английский
Yemek yerken bir kitap okurum.
Перевести с турецкий на английский
Biz kek yerken ve çay içerken gece geç saatlere kadar konuştuk.
Перевести с турецкий на английский
Tom ve Mary öğle yemeklerini yerken boyanmamış bir piknik masasında oturdular.
Перевести с турецкий на английский
Yemeğimizi yerken, o gün ne yaptığımızdan bahsettik.
Перевести с турецкий на английский
Yemek yerken konuşmaya devam etti.
Перевести с турецкий на английский
Öğle yemeği yerken, telefon çaldı.
Перевести с турецкий на английский
Tom akşam yemeği yerken çoğunlukla TV izler.
Перевести с турецкий на английский
Tom restoranın sunduğu en pahalı yemeklerden birini yerken özel bir masada tek başına oturuyordu.
Перевести с турецкий на английский
Blackie yemek yerken çok ses çıkarıyor.
Перевести с турецкий на английский
Yerken cep telefonunu meşgul etme, lütfen.
Перевести с турецкий на английский
Tom, fındık yerken bir sincabın resmini çekti.
Перевести с турецкий на английский
Tom'u hiç yemek yerken gördün mü?
Перевести с турецкий на английский
Biz yemek yerken sessiz ol.
Перевести с турецкий на английский
Yemek yerken okumamalısın.
Перевести с турецкий на английский
Birini yemek yerken görmedim.
Перевести с турецкий на английский
Biz yemek yerken sessiz olun.
Перевести с турецкий на английский
Yemek yerken genellikle okurum.
Перевести с турецкий на английский
Yemek yerken gazete okurum.
Перевести с турецкий на английский
Yemek yerken kitap okurum.
Перевести с турецкий на английский
Tom ve Mary patlamış mısır yerken televizyonun önünde oturdu.
Перевести с турецкий на английский
Tom, Mary'yi ağacın altında bir sandviç yerken gördü.
Перевести с турецкий на английский
Çorba yerken ses yapma.
Перевести с турецкий на английский
Restoran oldukça boştu, bu yüzden yemek yerken huzur içinde okudum.
Перевести с турецкий на английский
Ben öğle yemeği yerken telefon çaldı.
Перевести с турецкий на английский
Yemek yerken konuşma.
Перевести с турецкий на английский
Tom elmaya benzer bir şey yerken bankta oturuyordu.
Перевести с турецкий на английский
Biz bir restorana girdik ve akşam yemeğimizi yerken enerji krizini tartıştık.
Перевести с турецкий на английский
Yemek yerken işten bahsetme.
Перевести с турецкий на английский
Tom, elma yerken bir dişini kırmış.
Перевести с турецкий на английский
Ben akşam yemeği yerken telefon çaldı.
Перевести с турецкий на английский
Gerçekten yemek yerken haber izlemek zorunda mıyız?
Перевести с турецкий на английский
Konjac yerken asla kilo almazsın.
Перевести с турецкий на английский
Yemek yerken ağzında yemekle konuşma.
Перевести с турецкий на английский
Tabak çanak yemek pişirirken ya da yerken kullandığımız eşyalardır.
Перевести с турецкий на английский
Kendimi elmalı turta yerken hayal ettim.
Перевести с турецкий на английский
Ben yemek yerken sağır ve dilsizim.
Перевести с турецкий на английский
Ben yemek yerken kitap okuyorum.
Перевести с турецкий на английский
O yemek yerken gazete okuma alışkanlığında.
Перевести с турецкий на английский
Tom yemek yerken mutfak masasında oturdu.
Перевести с турецкий на английский
Lütfen biz yemek yerken cep telefonuna bakma.
Перевести с турецкий на английский
Yemek yerken iPadimde bir kitap okudum.
Перевести с турецкий на английский
Onun yemek yerken gazete okuma alışkanlığı vardır.
Перевести с турецкий на английский
O gizlice bir parça kek yerken görüldü.
Перевести с турецкий на английский
Bazı insanlar yemek yerken konuşur.
Перевести с турецкий на английский
Öğle yemeği yerken okur musun?
Перевести с турецкий на английский
Şu çift güzel lokantalarda yemek yerken oldukça az para harcar.
Yemek yerken en büyük tabak daima masadadır.
Tom akşam yemeğini yerken TV izledi.
Yemek yerken fotoğrafımı çekme.
Lütfen yemek yerken cep telefonuna bakma.
Akşam yemeğini yerken sık sık haberleri izlerim.
Siz, biz yerken yemek yemediniz. Karnınız açtır, tabii.
Siz, biz yerken yemek yemediniz. Karnınız açtır, elbette.
Ömer mısır yerken Ali ata bakıyordu.
Tom akşam yemeği yerken genellikle CNN izler.
Her zamanki gibi, gazeteyi yemek yerken okuyor.
Yemek yerken köpeğimin yanına yaklaşmamalısın.
Allah isterse bir kulun işini, mermere geçirir dişini; istemezse işini, muhallebi yerken kırar dişini.
Muz yerken çekilmişim.
Bu benim, muz yerken.
Tom genellikle akşam yemeğini yerken haberleri izler.
Yemek yerken Ali'nin dolgusu düştü.
Akşam yemeği yerken genelde televizyon izler.
Muhallebi yerken dişimiz kırılır bizim.
Yaprağını yerken kıtır kıtır, sapına gelince me!
Gunter, Amelia'yı hiç yemek yerken görmedi.
Yemek yerken okuma.