Узнайте, как использовать yemesi в предложении на турецкий. Более 54 тщательно отобранных примеров с переводами. Работает на Mate.
Çocuğu yemesi için zorlama.
Перевести с турецкий на английский
Doktor Tom'a daha dengeli bir diyet yemesi gerektiğini söyledi.
Перевести с турецкий на английский
O, onu ıspanak yemesi için zorladı.
Перевести с турецкий на английский
Sebzelerini yemesi için ona baskı yaptı.
Перевести с турецкий на английский
Tom her gün et yemesi gerektiğini düşünerek büyüdü.
Перевести с турецкий на английский
Tom oğluna tabağındaki her şeyi yemesi gerektiğini söyledi.
Перевести с турецкий на английский
Yarın bizimle birlikte akşam yemeği yemesi için Tom'u davet ettim.
Перевести с турецкий на английский
Tom yemek yemek istemedi ve Mary onu yemesi için ikna edemedi.
Перевести с турецкий на английский
Senin kedinin daha fazla yemesi gerekir.
Перевести с турецкий на английский
Tom'a, masasında öğle yemeği yemesi için izin verilmedi.
Перевести с турецкий на английский
Tom kendisiyle akşam yemeği yemesi için Mary'nin dışarı çıkmasını istedi.
Перевести с турецкий на английский
Tom'un yemek yemesi gerek.
Перевести с турецкий на английский
Sıcak bir iklimde insanların köri gibi sıcak şeyler yemesi garip.
Перевести с турецкий на английский
Tom Mary'nin yemesi için bir şey alacağını söyledi.
Перевести с турецкий на английский
Tom'un öğle yemeğini yemesi için sadece on beş dakikası var.
Перевести с турецкий на английский
Öğle yemeğini yemesi için Tom'a sadece on beş dakika veriliyor.
Перевести с турецкий на английский
Tom Mary'ye bir şey yemesi gerektiğini söyledi.
Перевести с турецкий на английский
Onun hepsini kimin yemesi bekleniyor?
Перевести с турецкий на английский
Çocukların dumanlı restoranlarda yemek yemesi güvenli midir?
Перевести с турецкий на английский
Doktor Tom'a çok sebze yemesi gerektiğini söyledi.
Перевести с турецкий на английский
Tom'un annesi ona hep daha fazla sebze yemesi gerektiğini söylerdi.
Перевести с турецкий на английский
Bugün ona tatlı bir şey yemesi için izin verilmiyor.
Перевести с турецкий на английский
Tom'un annesi onu sebzelerini yemesi için zorladı.
Перевести с турецкий на английский
Endüstrileşmiş ülkelerdeki pek çok çocuk çok fazla şeker yemesi nedeniyle çok şişman.
Перевести с турецкий на английский
Hayvanların yemesi gerekiyor.
Перевести с турецкий на английский
Pizza yemesi kız kardeşini kızdırdı.
Перевести с турецкий на английский
Herkesin biraz yemesi için partide yeterli yiyecek vardı.
Перевести с турецкий на английский
Tom'un yemek yemesi için zamanı yok.
Перевести с турецкий на английский
Tom, Mary'nin şimdi yemek yemesi gerektiğini söyledi.
Перевести с турецкий на английский
Tom, Mary'ye daha sağlıklı yiyecekler yemesi gerektiğini söyledi.
Перевести с турецкий на английский
Tom'un bir şeyler yemesi gerekiyor.
Перевести с турецкий на английский
Tom'un yemek yemesi için zamanı yoktu.
Перевести с турецкий на английский
Tom, Mary'nin daha sağlıklı yiyecek yemesi gerektiğini düşündüğünü söyledi.
Перевести с турецкий на английский
Tom'un şimdi yemek yemesi gerekmiyor.
Перевести с турецкий на английский
Tom Mary'nin yemek yemesi gerektiğini biliyordu.
Перевести с турецкий на английский
Tom Mary'yi bir kurbağayı yemesi için zorladı.
Перевести с турецкий на английский
Tom, Mary'nin daha fazla yemesi gerektiğini söyledi.
Перевести с турецкий на английский
Tom, Mary'nin daha fazla meyve yemesi gerektiğini söyledi.
Перевести с турецкий на английский
Tom, Mary'nin bir şey yemesi gerektiğini söylüyor.
Перевести с турецкий на английский
Tom Mary'nin bir şey yemesi gerektiğini söylüyor.
Перевести с турецкий на английский
Tom, Mary'nin daha fazla meyve yemesi gerektiğini düşünüyor.
Tom Mary'nin kahvaltı yemesi gerektiğini söyledi.
Tom, Mary'ye daha fazla meyve yemesi gerektiğini söyledi.
Tom, Mary'nin daha fazla sebze yemesi gerektiğini söyledi.
Tom, Mary'nin son pasta parçasını yemesi için kışkırtıldığını söyledi fakat o onu onun için bıraktı.
Tom, Mary'nin buzdolabındaki yiyeceklerden hiçbirini yemesi gerektiğini söyledi.
Tom'un fıstıkları yemesi gerekmiyor.
Tom'a daha fazla sebze yemesi gerektiğini söyledim.
Tom'un yemesi için bir şey alacağım.
İvanov iyi Türkçe konuşuyor, ama daha kırk fırın ekmek yemesi lazım.
Hemen bir şeyler yemesi gerektiğini söyledi.
Pilavı yemek çubuğu ile yemek, kan şekerini kaşıkla yemeye göre daha az yükseltiyor. Çünkü daha zor ve yemesi daha uzun sürüyor.
Ali bu işte benim getir götürümü yapar ancak. Bana rakip olabilmesi için daha kırk fırın ekmek yemesi lazım.
Tom, Mary'nin daha çok meyve yemesi gerektiğini söyledi.