Узнайте, как использовать yakıt в предложении на турецкий. Более 58 тщательно отобранных примеров с переводами. Работает на Mate.
Yakıt maliyetinden dolayı denizaşırı ülkelere uçuş maliyet arttı.
Перевести с турецкий на английский
Böyle kirleticiler çoğunlukla otomobil motorlarındaki yakıt tüketiminden kaynaklanmaktadır.
Перевести с турецкий на английский
Köşedeki servis istasyonunda arabama yakıt doldurttum.
Перевести с турецкий на английский
Küçük arabalar, düşük yakıt tüketimi nedeniyle çok ekonomiktir.
Перевести с турецкий на английский
Tom arabasına haftada iki kez yakıt alır.
Перевести с турецкий на английский
Ciddi gıda ve yakıt sıkıntısı vardı.
Перевести с турецкий на английский
Yakıt sıkıntısı vardı.
Перевести с турецкий на английский
Arabadaki yakıt tankı dolu.
Перевести с турецкий на английский
O, sadece ateşe yakıt ekler.
Перевести с турецкий на английский
Yakıt için odun ve kömür.
Перевести с турецкий на английский
Benzin yakıt için kullanılır.
Перевести с турецкий на английский
Yeterli yakıt yoktu.
Перевести с турецкий на английский
Büyük arabalar çok yakıt kullanırlar.
Перевести с турецкий на английский
Yeni bir yakıt tankeri denize indirildi.
Перевести с турецкий на английский
Yakıt seviyesi boşun altında.
Перевести с турецкий на английский
Yakıt ekonomisi hakkında endişeli misin?
Перевести с турецкий на английский
Sence az benzin harcamak için yakıt tasarrufunu nasıl yapabilirim?
Перевести с турецкий на английский
Yakıt tasarrufu bu arabanın önemli bir avantajıdır.
Перевести с турецкий на английский
Petrol artık ucuz bir yakıt değil.
Перевести с турецкий на английский
Bugünün uzay araçları roketler kullanıyor ve roketler büyük miktarda itici yakıt kullanıyor.
Перевести с турецкий на английский
Karbüratör sorun değildi. Yeni bir yakıt pompasına ihtiyacın vardı.
Перевести с турецкий на английский
Yakıt tasarrufu yap.
Перевести с турецкий на английский
Tom yakıt göstergesine baktı.
Перевести с турецкий на английский
Büyük araçlar daha fazla yakıt yakar.
Перевести с турецкий на английский
Bu makinede ne tür yakıt kullanıyorsunuz?
Перевести с турецкий на английский
Kömür, mangal kömürü, kok kömürü ve petrol koku yakıt olarak kullanılmaktadır.
Перевести с турецкий на английский
Araba çok yakıt harcar.
Перевести с турецкий на английский
Petrol, yakıt olarak kömürün yerini alıyordu.
Перевести с турецкий на английский
Bu araba az yakıt tüketir ve daha çevre dostudur.
Перевести с турецкий на английский
Fosil yakıt fiyatları tavana vurdu.
Перевести с турецкий на английский
Arabam büyükanneminkinden daha az yakıt tüketiyor.
Перевести с турецкий на английский
Yakıt borum kırık.
Перевести с турецкий на английский
Uçak biraz yedek yakıt taşımalıdır.
Перевести с турецкий на английский
Bu araba çok yakıt tüketir.
Перевести с турецкий на английский
Makineye yakıt koymalıyız.
Перевести с турецкий на английский
Yakıt göstergesi bozuldu.
Перевести с турецкий на английский
Daha az yakıt tüketmek çevre için daha iyidir.
Перевести с турецкий на английский
Tom yakıt tasarrufu yapmak için otoyolda saatte 60 mil hızla sürer.
Перевести с турецкий на английский
Arabam çok yakıt alır.
Перевести с турецкий на английский
Bu araba yakıt olarak çok ekonomiktir.
Перевести с турецкий на английский
Bizim burada durup yakıt almamız gerekir.
Перевести с турецкий на английский
İçten yanmalı motorlar, yakıt ve hava karışımını yakarlar.
Перевести с турецкий на английский
O, daha az yakıt kullanan yeni bir motor icat etti.
Перевести с турецкий на английский
O, daha az yakıt tüketen yeni bir motor icat etti.
Перевести с турецкий на английский
Asla alevlere yakıt eklemeyin.
Перевести с турецкий на английский
Bu araba her bir litre yakıt başına on üç kilometre gidebilir.
Перевести с турецкий на английский
Bu araba bir litre yakıt başına on üç kilometre gidebilir.
Bir uçuş sırasında uçak yakıt tüketirken uçağın ağırlığı sürekli değişir.
Alternatif yakıt kaynakları bulunamazsa, dünyamız bir enerji krizi geçirir.
Uçağın, yakıt ikmali için inmesi gerekiyor.
Boeing 747 dokuz saatlik bir uçuş için ne kadar yakıt taşır?
Yakıt göstergesine baktım.
Tom bir Toyota FJ'yi satın aldı ama şimdi yakıt için önceki aracından çok daha fazla para ödüyor.
Arabam çok yakıt tasarrufludur.
Vetëvendosje liderinin tutuklanması hareketin siyasete katılması için yakıt sağladı mı?
Dizel yakıt sıkıntısı nedeniyle artık araba kullanmıyorlar.
Kalman yolda tekrar yakıt ikmali yapmak zorunda kalacak.
Kalman yakıt ikmali yaptı.