Узнайте, как использовать ucu в предложении на турецкий. Более 36 тщательно отобранных примеров с переводами. Работает на Mate.
Mızrağın ucu, ölümcül bir zehire batırıldı.
Перевести с турецкий на английский
Bıçak ağzının ucu keskindir.
Перевести с турецкий на английский
Bıçağın ucu keskindir.
Перевести с турецкий на английский
Hiç ucu ucuna kurtuldun mu?
Перевести с турецкий на английский
Testi ucu ucuna geçebildi.
Перевести с турецкий на английский
Oyunu oynayanlar yuvarlak oluşturacak şekilde (bacak ve ayakların konumu ters v seklinde) oturur ve sıkıca kenetlenirler. Ortaya bir ebe geçer. Eller bacakların altında olur ve bir havlu (ucu bağlanarak topuz haline getirilmiş) elden ele bacakların altında gezdirilir. Ebe olan bacakların arasından o havluyu almaya (bulmaya) çalışır. Tabi bu arada herkes sallanmakta ve pisi pisi demekte ve çeşitli şekillerde bağırmaktadırlar. Havluyu, uygun konumu bulan, ebenin sırtına hızlıca vurur ve tekrar alta verir ve havlu gezdirilir. Havluyu ebe kimin altında yakalarsa o kişi ebe olur ve ortaya geçer.
Перевести с турецкий на английский
Bilmecenin ucu kapalı siz çözebilir misiniz?
Перевести с турецкий на английский
Tom iki ucu bir araya getirmeyi denedi.
Перевести с турецкий на английский
Tom ucu ucuna ölümden kaçtı.
Перевести с турецкий на английский
Anahtarın ucu kırıldı.
Перевести с турецкий на английский
Tom uçağını yakalamak için bol zamanı olduğunu düşünüyordu ama o yalnızca ucu ucuna yetişti.
Перевести с турецкий на английский
Bu, buzdağının ucu.
Перевести с турецкий на английский
Bu yalnızca buzdağının görünen ucu.
Перевести с турецкий на английский
Yarış ucu ucunaydı.
Перевести с турецкий на английский
Anadili İngilizce olan biri olmak iki ucu keskin bir kılıçtır. Bir yandan dünyanın en kullanışlı dilini mükemmel şekilde konuşursun, ama sonra hiç kimse seninle başka bir dilde konuşmak istemez, bu yabancı dilleri öğrenme sürecini daha zor yapar.
Перевести с турецкий на английский
Güneşte mi yandın? Burnunun ucu tamamen kırmızı.
Перевести с турецкий на английский
Tom ucu ucuna ölümden kurtuldu.
Перевести с турецкий на английский
Biz ev sahibesine kirayı ödersek, yiyecek için hiç paramız olmayacak; iki ucu boklu değnek.
Перевести с турецкий на английский
Tom ucu ucuna yetişti.
Перевести с турецкий на английский
Bu kalemin ucu iyice açılmamış.
Перевести с турецкий на английский
Ben kimim? Size küçük bir ip ucu vereyim. Ben diğer kızlar gibi değilim. Ben birazçık farklıyım!
Перевести с турецкий на английский
Tom'un potansiyelinin ucu bucağı yok.
Перевести с турецкий на английский
Gelmeyin, tünelin ucu bombok bir yere çıktı.
Перевести с турецкий на английский
İki ucu boklu değnek.
Перевести с турецкий на английский
İpin ucu kaçtı.
Перевести с турецкий на английский
Tom alması gerektiği şeyleri alabilmek için parasının ucu ucuna yettiğini fark etti.
Перевести с турецкий на английский
0.5 ucu olan var mı?
Перевести с турецкий на английский
Sınavın ortasında Ali'nin kaleminin ucu kırıldı.
Перевести с турецкий на английский
Sıfır beş ucu olan var mı?
Перевести с турецкий на английский
İki ucu keskin kılıç.
Перевести с турецкий на английский
İki ucu keskin bıçak.
Перевести с турецкий на английский
Bu ucu açık bir soru.
Перевести с турецкий на английский
Bu adaptörün ucu o cihaza uymaz.
Перевести с турецкий на английский
Ucu açık sözlerle bizi oyalama.
Перевести с турецкий на английский
Ucu sana dokunana kadar meseleleri dert etme.
Перевести с турецкий на английский
İki ucu keskin kılıç
Перевести с турецкий на английский