Узнайте, как использовать sis в предложении на турецкий. Более 75 тщательно отобранных примеров с переводами. Работает на Mate.
Kaza kirli sis nedeniyle oldu.
Перевести с турецкий на английский
Sis onun çok uzağı görmesini engelledi.
Перевести с турецкий на английский
Sis kalktı.
Перевести с турецкий на английский
Sis yoğunlaşıyor.
Перевести с турецкий на английский
Sis kapladı.
Перевести с турецкий на английский
Tokyo'nun üzerine sis çöktü.
Перевести с турецкий на английский
Sis saat on civarında kaybolmaya başladı.
Перевести с турецкий на английский
Sis çok yoğundu, her şeyi zorlukla görebildik.
Перевести с турецкий на английский
Tom otomobilin sis farlarını açtı.
Перевести с турецкий на английский
Sis o kadar yoğundu ki bir inç önümü bile göremiyordum.
Перевести с турецкий на английский
Havaalanı sis nedeniyle kapatıldı.
Перевести с турецкий на английский
Tom sis içinde gözden kayboldu.
Перевести с турецкий на английский
Uçağımız yoğun sis nedeniyle inemedi.
Перевести с турецкий на английский
Yoğun sis nedeniyle, sokağı görmek zordu.
Перевести с турецкий на английский
Yoğun sis nedeniyle uçuş iptal edildi.
Перевести с турецкий на английский
Çevrede yoğun bir sis vardı.
Перевести с турецкий на английский
Sis perdesinin arasından, kendi geleceğim gözüme ilişti.
Перевести с турецкий на английский
Kenti yoğun bir sis kapladı.
Перевести с турецкий на английский
Kalın sis vadiyi kapladı.
Перевести с турецкий на английский
Yoğun sis binaları görünmez yaptı.
Перевести с турецкий на английский
Güneş doğarken, sis kayboldu.
Перевести с турецкий на английский
Kalın sis uçağın kalkmasını engelledi.
Перевести с турецкий на английский
Kalın sis, uçağı kalkıştan alıkoydu.
Перевести с турецкий на английский
Londra artık bir sis şehri değil.
Перевести с турецкий на английский
Yoğun bir sis vardı.
Перевести с турецкий на английский
Bir sis perdesi bizim görüşümüzü engelledi.
Перевести с турецкий на английский
Büyük şehirlerde, örneğin Londra'da, ağır dumanlı sis var.
Перевести с турецкий на английский
Hava kötü, sis arttı, yere inebilip inemeyeceğimiz belirsiz.
Перевести с турецкий на английский
Kalın sis her şeyi gizledi.
Перевести с турецкий на английский
Bugün sis bezelye çorbası kadar kalındı.
Перевести с турецкий на английский
O sis yüzünden çok uzağı göremedi.
Перевести с турецкий на английский
Uçuş yoğun sis yüzünden iptal edildi.
Перевести с турецкий на английский
Şehir sis altında kaldı.
Перевести с турецкий на английский
Sis çabucak kalktı.
Перевести с турецкий на английский
Sis, sürüşü zorlaştırdı.
Перевести с турецкий на английский
Yoğun sis yüzünden hiç kimse görülemiyordu.
Перевести с турецкий на английский
Yolda sis var.
Перевести с турецкий на английский
Bu sabah görebileceğim tek şey evimizi çevreleyen kalın sis.
Перевести с турецкий на английский
Hava fotokimyasal sis ile enfekte edildi.
Перевести с турецкий на английский
Bu bir bıçakla kesebileceğin bir sis.
Перевести с турецкий на английский
Sis kalınlaşıyor.
Перевести с турецкий на английский
Yük treni yoğun sis nedeniyle yaklaşık yarım saat kadar gecikti.
Перевести с турецкий на английский
Sis dağılmaya başladı.
Перевести с турецкий на английский
Sis kalkmaya başladı.
Перевести с турецкий на английский
Sabahleyin genellikle sis vardır.
Перевести с турецкий на английский
Kalın bir sis kırları kapladı.
Перевести с турецкий на английский
Sis nedeniyle uçak Münih'e yönlendirildi.
Перевести с турецкий на английский
Sis nedeniyle trafik geçici olarak durduruldu.
Перевести с турецкий на английский
Gün batımından sonra, alanın üzerinde ince bir sis belirdi.
Перевести с турецкий на английский
Sis l kadar yoğundu ki yüzümün önündeki elimi göremedim.
Перевести с турецкий на английский
Demiryolu hizmeti sis yüzünden askıya alındı.
Перевести с турецкий на английский
Göl üzerinde sis var.
Tom uzakta bir sis düdüğü duydu.
Sis kayboldu.
Sis dağıldı.
Ağır sis ve yağmur, doğa yürüyüşçülerini aramayı engelledi.
Kalın sis, binayı görmeyi imkansız hale getirdi.
Kalın sis yolu görmeyi zorlaştırdı.
Sis temizleniyor.
Sis dağılıyor.
Sadece sis kalktığında bir uçurumun kenarında uyuduğumuzu fark ettik.
Sis o kadar yoğundu ki neredeyse hiçbir şey görünmüyordu.
Sis kaybolmaya başladı.
Sis o kadar yoğundu ki neredeyse hiçbir şey görülemiyordu.
Ay yükseklerde bir sis tabakasının arkasında saklanıyor.
Sis uçakların kalkışını engelledi.
Sis uçakların havalanmasına mâni oldu.
Sis kalkıyor.
Pilot, bir saat içinde gerçekleşmesi planlanan kalkışın sis nedeniyle erteleneceği konusunda endişe duyuyor.
Sis çok yoğun.
Umarım sis yakında geçer.
Sis yavaş yavaş kalkmaya başladı.
Sis nedeniyle yol trafiğe kapatıldı.
Sis bugün çok yoğundu.
Yoğunlaşan sis karşı nehir kıyısını yuttu.