Узнайте, как использовать sayfa в предложении на турецкий. Более 88 тщательно отобранных примеров с переводами. Работает на Mate.
Bu makine dakikada 60 sayfa basabilir.
Перевести с турецкий на английский
Sayfa 30 ile başlayacağız.
Перевести с турецкий на английский
Son sayfa hariç tümünü bitirdim.
Перевести с турецкий на английский
Onun kitabından bir sayfa al.
Перевести с турецкий на английский
Hemen hemen tüm sanal bellek uygulamaları bir uygulama programının sanal adres alanını sayfalara böler; bir sayfa bitişik sanal bellek adreslerinden oluşan bir bloktur.
Перевести с турецкий на английский
Burroughs B5500 gibi bazı sistemler sanal bellek uygulamak için sayfa numaralama kullanmazlar.Onun yerine segmentasyon kullanırlar, bu sanal adres alanlarını değişik uzunluktaki segmentlere böler. Bir sanal adres bir segment numarası ve segment içinde bir ötelemeden oluşur.
Перевести с турецкий на английский
Ve ders kitabınızda sayfa 10'u açın.
Перевести с турецкий на английский
Birkaç sayfa İngilizce çevirmek iki saatten fazla zamanımı aldı.
Перевести с турецкий на английский
Tom Mary'ye hayatında yeni bir sayfa açacağına söz verdi.
Перевести с турецкий на английский
Kitabında sayfa dokuzu aç.
Перевести с турецкий на английский
Birkaç sayfa ingilizceyi çevirmek iki saatten daha fazla zamanımı aldı.
Перевести с турецкий на английский
Bana boş bir sayfa kağıt verin.
Перевести с турецкий на английский
Eksik bir sayfa var.
Перевести с турецкий на английский
Sayfa yirmi beşteki haritaya bak.
Перевести с турецкий на английский
Lütfen sayfa doksan dördü oku.
Перевести с турецкий на английский
Bu kitap iki sayfa eksiktir.
Перевести с турецкий на английский
Sayfa otuzdan başlayalım.
Перевести с турецкий на английский
Sayfa beşteki dipnota bakın.
Перевести с турецкий на английский
Sayfa ondaki notlara bak.
Перевести с турецкий на английский
Daha fazla bilgi için, sayfa 16'ya bakın.
Перевести с турецкий на английский
Kitap çok fazla sayfa sayısına sahipti.
Перевести с турецкий на английский
Hayatında beyaz bir sayfa açtı.
Перевести с турецкий на английский
Sayfa 22 deki pasajı okuyun.
Перевести с турецкий на английский
Uyuyakalmadan evvel sadece birkaç sayfa okumuştum.
Перевести с турецкий на английский
Sadece birkaç sayfa okuduktan sonra uyuyakalmışım.
Перевести с турецкий на английский
Dün kitabı sayfa seksene kadar okudum.
Перевести с турецкий на английский
Birisi bu kitaptan iki sayfa yırttı.
Перевести с турецкий на английский
Üçüncü sayfa haberi okumaktan bıktım.
Перевести с турецкий на английский
Hayatıma yeni bir sayfa açacağım.
Перевести с турецкий на английский
100 sayfa bastım.
Перевести с турецкий на английский
Bu kitapta üç yüz sayfa var.
Перевести с турецкий на английский
Günde en az birkaç sayfa okumaya çalışıyorum.
Перевести с турецкий на английский
Her sayfa bir maceradır.
Перевести с турецкий на английский
Bu sayfa kasten boş bırakılmıştır.
Перевести с турецкий на английский
Tom defterinden birkaç sayfa yırttı.
Перевести с турецкий на английский
Hangi sayfa?
Перевести с турецкий на английский
Bu sayfa bilerek boş bırakılmıştır.
Перевести с турецкий на английский
Bu kitaptan yırtılmış bir sayfa görüyorum.
Перевести с турецкий на английский
Sayfa sayısı 500'den fazla olan kitaplardan hoşlanmıyorum.
Перевести с турецкий на английский
O şimdiye kadar yalnızca 10 sayfa okudu. Bense şimdiden 60 sayfa okudum.
Перевести с турецкий на английский
Bu kitaptan bir sayfa yırtacağım.
Перевести с турецкий на английский
Yeni bir sayfa açalım.
Перевести с турецкий на английский
Bir sayfa kağıt alın ve yazın!
Перевести с турецкий на английский
Kitaplarınızda sayfa yüzü açın.
Перевести с турецкий на английский
İki yüz sayfa var.
Перевести с турецкий на английский
O kitaptan bir sayfa yırtacağım.
Biz yaşamımızdan tek bir sayfa yırtamayız ama kitabı ateşin içine atabiliriz.
Yazı defterinden bir sayfa kopar.
Ders kitabında sayfa 50'ye bak.
Bu kitaba bak, bu sayfa harika!
Tom beyaz bir sayfa açmak istiyor.
Biri kitaptan bir sayfa yırttı.
Üç sayfa koparıldı.
Ben elli sayfa daha okudum.
Kitaptan bir sayfa yayınlandı.
100 sayfa yazdırmak zorundayım.
Ben 100 sayfa yazdırıyorum.
O sadece on sayfa okurken ben altmış sayfa okudum.
Tom başka bir sayfa çevirdi.
Oğlum bugünlerde karşılık vermiyor, o yeni bir sayfa açmış olmalı.
O onlarla yeni bir sayfa açtı.
Ben sayfa üçteyim.
Yeni bir sayfa açmalısın ve mümkün olduğu kadar çok çalışmalısın.
Yeni bir sayfa açacağım ve çok sıkı İngilizce çalışacağım.
Bir kitap ince ve diğeri kalın; kalın olan yaklaşık 200 sayfa.
Dünya sadece bir kitap gibidir ve attığın her adım bir sayfa çevirmek gibidir.
Öğretmen sayfa 21'deki egzersizi atladı.
Tom yeni bir sayfa açmak istedi.
Biz hayatımızdan tek sayfa yırtamayız ama bütün kitabı ateşe atabiliriz.
Dan internetten binlerce sayfa makale yazdırdı.
Dünya bir kitaptır ve her adım bir sayfa açar.
Hareket, Japonya tarihine yeni bir sayfa ekledi.
Sayfa dokuzu açın.
Bunu sayfa sayfa okumalıyım.
Dünya bir kitap gibidir ve seyahat etmeyenler sadece bir sayfa okur.
Kitabınızda sayfa dokuzu açın.
O her gün on sayfa okumayı ilke edindi.
Sami'nin serbest bırakılması ilk sayfa haberiydi.
Sadece birkaç sayfa daha okumalısın.
Biri bu kitaptan bir sayfa yırtmış gibi görünüyor.
Aradığınız bilgi sayfa 3'tedir.
Altı sayfa okuduktan sonra sıktı.
Altı sayfa sonra ilgimi kaybettim.
Broşürde yaklaşık 30 sayfa var.
Broşür 30 sayfa civarı.
Bu kitaptan üç sayfa eksik.
Kitabınızda sayfa 86'yı açın.
Kitabın ciltlemesi çok kötü. Sayfa çevirirken sık sık kopma oluyor.