Узнайте, как использовать sayesinde в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров с переводами. Работает на Mate.
Birçok küçük kasabaların ana yolları büyük ölçüde Wal-Mart gibi büyük devlerin sayesinde neredeyse bırakılmaktadırlar.
Перевести с турецкий на английский
Ben, para sayesinde yurtdışında eğitim yapabildim.
Перевести с турецкий на английский
Diller taşa kazınmamıştır. Diller hepimizin sayesinde yaşar.
Перевести с турецкий на английский
Iyi şans sayesinde onlar kaçtı.
Перевести с турецкий на английский
Ben sansüre inanıyorum. Onun sayesinde bir servet yaptım.
Перевести с турецкий на английский
Modern iletişim ve ulaşım sistemleri sayesinde dünya küçülüyor.
Перевести с турецкий на английский
O çok çalışma sayesinde bir servet yaptı.
Перевести с турецкий на английский
O çabaları sayesinde başarmıştır.
Перевести с турецкий на английский
Adam çabaları sayesinde işi başarmış olmalı.
Перевести с турецкий на английский
Tom ve Mike ortak arkadaşları sayesinde arkadaş oldular.
Перевести с турецкий на английский
Ben onun tavsiyesi sayesinde başarılı oldum.
Перевести с турецкий на английский
Güzel hava sayesinde, tüm ürünleri bir gün içinde hasat edebildik.
Перевести с турецкий на английский
O, babasının bağlantıları sayesinde işi aldı.
Перевести с турецкий на английский
Yardımın sayesinde, başarılıydık.
Перевести с турецкий на английский
Yardımın sayesinde, kitabı oldukça iyi anlayabildim.
Перевести с турецкий на английский
Genetik mühendisliği sayesinde, mısır kendi böcek ilaçlarını üretir.
Перевести с турецкий на английский
Harika değişik iklimleri sayesinde, Amerika Birleşik Devletleri, hemen hemen her türlü spor için bir cennettir.
Перевести с турецкий на английский
Arkadaşlarımın iyi ofisleri sayesinde bir iş bulabildim.
Перевести с турецкий на английский
Yardımın sayesinde başarabildim.
Перевести с турецкий на английский
Annesi sayesinde ünlü oldu.
Перевести с турецкий на английский
Onun yardımı sayesinde, ev ödevimi bitirdim.
Перевести с турецкий на английский
Kaza dikkatsizliğim sayesinde oldu.
Перевести с турецкий на английский
Kaza onun dikkatsizliği sayesinde oldu.
Перевести с турецкий на английский
Kelimeleri cümlenin başına doğru geri itme sayesinde, sonda sadece onlardan ikisi kaldı: Mary, Tom.
Перевести с турецкий на английский
Ken'ichi tarafından yapılan düzenlemeler sayesinde, kadınlar kasaba civarında çalışmak için değişik yerler buldu.
Перевести с турецкий на английский
Şu anda bildiğim Almancanın büyük bir kısmını Tatoeba sayesinde öğrendim.
Перевести с турецкий на английский
Avukatın müthiş profesyonel yeteneği sayesinde çok sayıda müvekkili var.
Перевести с турецкий на английский
Tom'un özel portakal suyu sayesinde harika hissediyorum.
Перевести с турецкий на английский
Yardımınız sayesinde sınavı geçtim.
Перевести с турецкий на английский
İnternet sayesinde birçok arkadaş edinebiliriz.
Перевести с турецкий на английский
Büyük çaplı aşı kampanyası sayesinde, şehirdeki insanlar kurtarıldı.
Перевести с турецкий на английский
Sayesinde pek çok arkadaş edindim.
Перевести с турецкий на английский
Yeteneğin sayesinde çok para kazanabilmelisin.
Перевести с турецкий на английский
Tom bir burs sayesinde üniversiteye gidebildi.
Перевести с турецкий на английский
Onun çabaları sayesinde, tüm mürettebat kurtarıldı.
Перевести с турецкий на английский
Onun tavsiyesi sayesinde, çok para biriktirdim.
Перевести с турецкий на английский
Onun sayesinde buradayız.
Перевести с турецкий на английский
Bay Nagata sayesinde.
Перевести с турецкий на английский
O çok çalışma sayesinde zengin oldu.
Перевести с турецкий на английский
Kopernik sayesinde Dünya'nın Güneş'in etrafında döndüğünü biliyoruz.
Şehir geçen yıl inşa edilen lunapark sayesinde ünlü oldu.
Facebook sayesinde, sinsice izlemek artık birkaç özverili hayranın kalesi değildir ama yoğun ev kadını için bile oldukça uygun bir yüksek otomasyonlu görevdir.
Hayat sayesinde.
Onun önerisi sayesinde başardım.
Bunu onun sayesinde aldık.
Yardımınız sayesinde bunu başarabildim.
Yardımınız sayesinde başarılıydık.
Dan bir tünel sayesinde hücresinden kaçtı.
Televizyon sayesinde kendi odamızda beyzbol maçlarını seyretmenin keyfine varabiliyoruz.
Yardımınız sayesinde erken bitirebildim.
Zafer sayesinde o bir kahraman oldu.
Bunun sayesinde alacaksın.
Jocelyn Bell 1943 yılında Kuzey İrlanda'da doğdu. Babası okumayı seven bir mimardı. Jocelyn sık sık babasının kitaplarını ödünç alırdı. Onun okuması sayesinde, Jocelyn astronomi ilgilenmeye başladı.
Teknolojik yenilikler sayesinde, fabrikanın maksimum üretimi iki katına çıktı.
O, çalışması sayesinde sonsuz üne ulaştı
O, roman sayesinde ün kazandı.
O benim yalanım sayesinde gördü.
Bunun sayesinde size yardım edebilirim.
Cesur kararı sayesinde krizi atlatmayı başardı.
O tıbbi tedavi sayesinde daha iyi hissediyor.
Taksi şoförü sayesinde, Londra'da çok harika bir zaman geçirdik.
Onlar sayesinde hiçbir sorunum olmayacak.
Tom karanlık bir yol sayesinde kestirmeden gitti.
Bay White öğrencilerinin sayesinde bazı mektuplar okudu.
Az önce aldığım sözlük sayesinde kelime hazinemi geliştirebileceğim.
Aptallığın sayesinde, maçı kaybettik.
Biz garip bir tesadüf sayesinde tekrar karşılaştık.
Onun bana yardım etmesi sayesinde işi bitirebildim.
Bana verdiğin tavsiye sayesinde başardım.
O, burs sayesinde üniversiteye gidebildi.
Arkadaşlarımdan birinin sayesinde onu tanımak zorundayım.
Girişimleriniz sayesinde basın tarafından ilerici ve ileriye dönük düşünce kuruluşu olarak tanınmaktayız.
Annemin yardımı sayesinde bir dağ bisikleti satın alabildim.
Kendi çabaları ve biraz şans sayesinde, o, yarışmada birincilik ödülünü kazandı.
Haberi Avonlea sayesinde hızla yayıldı.
Fadıl, Leyla sayesinde ciddi bir depresyondan çıktı.
Genetik mühendisliği sayesinde artık lavda yüzen penguenler var.
Yeni metro sayesinde okula 20 dakikada ulaşacağım.
Futbol sayesinde bütün dünya Almanya, Brezilya, İtalya veya Arjantin bayraklarını bilir.
Ben İskender sayesinde Dolkun Hocayla tanıştım.
Ben onunla telefon sayesinde konuştum.
Onun büyük yardımı sayesinde, sorunu 30 dakikada çözdük.
Yardımınız sayesinde Tom ve ben onu planladığımızdan daha hızlı yapabildik.
Gözlükleri sayesinde çok net görüyor.
Modern teleskoplar sayesinde sayısız süpernovaya şahit olduk.
Sizin yardımınız sayesinde başarmıştım
Verdiğin tavsiye sayesinde bu işin üstesinden başarıyla geldim.
Dünya böyle güzel insanlar sayesinde dönüyor.
Bunun hepsi Cemal sayesinde.
Yeni nesil, internet sayesinde yabancı dilleri bizden daha çabuk öğreniyor.
Başarım onun sayesinde.
Eskiden radyoda sevdiğimiz şarkı çıkınca sevinip dinlerdik. Şimdi internet sayesinde her şey her an el altında ama kolay ulaşmanın getirdiği bir haz azalması ve değersizleşme de var.
Modern tıbbî yöntemler sayesinde günümüzde bireyler neredeyse hiç zarar görmeden ameliyat edilebilmektedir.
Bu fabrika sayesinde yüzlerce baca tütüyor.
İnternet sayesinde bilgiye ulaşmak eskiye nazaran hiç olmadığı kadar kolay.
Baltalı katilin yakalanması vatandaşların yardımı sayesinde oldu.
Ali şansı sayesinde postu kurtarmıştı.
Tarihe geçmiş şahsiyetler sıradan insanlar sayesinde var olmuşlardır.
Fısıltı gazetesi sayesinde kendime devamlı müşteriler buldum.
21. yüzyılda her şey aynı kalıyor: Hükümetimizin kapitalizmin çıkarlarını gözetmeye yönelik aptalca bir girişimi sayesinde çocuklarımız altı yaşından itibaren İngilizce öğrenmek zorunda kalıyor. Çoğu kendi dilinde okuyamıyor.