Узнайте, как использовать sabaha в предложении на турецкий. Более 57 тщательно отобранных примеров с переводами. Работает на Mate.
Sabaha sadece birkaç saat kaldı.
Перевести с турецкий на английский
Sabaha kadar düşman ordusunun kampı kuşatılmıştı.
Перевести с турецкий на английский
Tom sabaha kadar oturdu. Şimdi çalışamayacak kadar çok yorgun.
Перевести с турецкий на английский
Dün gece kurutmak için çamaşırı dışarı astım ve sabaha kadar kaya gibi donmuştu.
Перевести с турецкий на английский
Yarın sabaha kadar bekleyin.
Перевести с турецкий на английский
Yarın sabaha kadar bekle.
Перевести с турецкий на английский
Ertesi sabaha kadar beklemekten başka yapacak bir şey yoktu.
Перевести с турецкий на английский
Yarın sabaha kadar geleceğim.
Перевести с турецкий на английский
Sabaha doğru oldukça soğuk olur.
Перевести с турецкий на английский
"Son treni kaçırırsak ne yapacağız?" " Sabaha kadar bir internet kafede ya da başka bir yerde beklemeye ne dersin?"
Перевести с турецкий на английский
Neden sabaha kadar beklemiyorsun?
Перевести с турецкий на английский
Tom'un sabaha kadar ayılacağına eminim.
Перевести с турецкий на английский
Ne zaman bir maden kazası yaşansa, sabaha kadar uyuyamazdı babam.
Перевести с турецкий на английский
Bu sabaha kadar bekleyebilir mi?
Перевести с турецкий на английский
Bu, sabaha kadar bekleyemez mi?
Перевести с турецкий на английский
Lütfen yarın sabaha kadar bekle.
Перевести с турецкий на английский
Sabaha kadar karar vermek zorundasın.
Перевести с турецкий на английский
Bu, sabaha kadar bekleyemez.
Перевести с турецкий на английский
Ben sabaha kadar uyanık kaldım.
Перевести с турецкий на английский
Sabaha kadar uyanık kaldım.
Перевести с турецкий на английский
Yarın sabaha kadar bu kız onu yapmış olacak.
Перевести с турецкий на английский
Yarın sabaha kadar vaktimiz var.
Перевести с турецкий на английский
Yarın sabaha kadar beklemeni isteyebilir miyim?
Перевести с турецкий на английский
Bana bir iyilik yapar mısın ve yarın sabaha kadar bekler misin?
Перевести с турецкий на английский
Bu sabaha kadar gerçeği bilmiyordum.
Перевести с турецкий на английский
Çocuklar bu sabaha kampa gittiler.
Перевести с турецкий на английский
Kardan adam ertesi sabaha kadar tamamen erimişti.
Перевести с турецкий на английский
Sabaha kadar dairemizden çıkmanızı istiyoruz.
Перевести с турецкий на английский
Yarın sabaha kadar sonuçları alırım.
Перевести с турецкий на английский
Sabaha kadar ağladım
Перевести с турецкий на английский
Bunu bu sabaha kadar bilmiyordum.
Перевести с турецкий на английский
Tom sabaha kadar uyudu.
Перевести с турецкий на английский
Tom'un yarın sabaha kadar bunu yapması gerek.
Перевести с турецкий на английский
Yarın sabaha kadar karar vermeliyiz
Перевести с турецкий на английский
Sanırım onu yapmak için yarın sabaha kadar beklemen gerekir.
Перевести с турецкий на английский
Belki de onu yapmak için yarın sabaha kadar beklemen gerekir.
Перевести с турецкий на английский
Tom yarın sabaha meşgul olacak.
Перевести с турецкий на английский
Tom bu sabaha kadar bana bundan bahsetmemişti.
Перевести с турецкий на английский
Laf etti balkabağı, koy tabağa, ye sabaha.
Перевести с турецкий на английский
Bu sabaha kadar Tom ile hiç tanışmamıştım.
Перевести с турецкий на английский
Bu sabaha kadar Tom ile hiç karşılaşmamıştım.
Перевести с турецкий на английский
Saat henüz akşam on, ama üzerimde sabaha karşı beş kahrolmuşluğu var.
Перевести с турецкий на английский
Tom ve Mary sabaha kadar hunharca sikiştiler.
Перевести с турецкий на английский
Tek ihtiyacım olan şey, bir deniz kıyısında sabaha kadar oturup olan biteni gözden geçirdikten sonra kafasında her şeyi aşmış bir insan olarak kalkıp gitmek.
Перевести с турецкий на английский
Sabaha kadar buradayız.
Eğlence sabaha kadar sürdü.
Eskiden haber kanalları şimdiki kadar çok yokken açık oturum programları prime timedan ancak fırsat bulup gece yarısına doğru başlar ve sabaha kadar sürerdi.
Sevgilisiyle arası bozulunca efkâr dağıtmak için gece Arabesk çalan bir radyo açıp sabaha kadar dinledi.
Sabaha doğru kar eridi.
Hadi Rima, yarınlar yokmuşçasına sabaha kadar dans edelim.
En azından sabaha kadar kal.
Bari sabaha kadar kalaydın.
O sabaha kadar bekleyebilir.
Sabaha değin uyuyamadı.
Felix'in ertesi sabaha kadar yapacak bir şeyi yoktu.
Sonra yatağa gittim ve sabaha kadar uyudum.
Geceden sabaha kadar ortak çalışma odasındayım.