Узнайте, как использовать sağlıklı в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров с переводами. Работает на Mate.
Sağlıklı olan adam sağlığın değerini bilmez.
Перевести с турецкий на английский
Havuç sağlıklı bir aperitiftir.
Перевести с турецкий на английский
Ayrıca,bebeğim sekiz aylık,sağlıklı ve çabucak büyüyor.
Перевести с турецкий на английский
Sağlıklı yemek daha pahalı mıdır?
Перевести с турецкий на английский
Sağlıklı kalmak istediğim için egzersiz yapıyorum.
Перевести с турецкий на английский
Sağlıklı kalabildiğim sürece uzun yaşamak isterim.
Перевести с турецкий на английский
O bebek tombul ve sağlıklı.
Перевести с турецкий на английский
O zaman kendini daha iyi eğitmiş olsaydı, o şimdi daha sağlıklı olacaktı.
Перевести с турецкий на английский
Spor hem zihni hem bedeni sağlıklı yapar.
Перевести с турецкий на английский
Sağlıklı bir insanın kalp atışlarındaki süre aralığı yaklaşık olarak 0,8 saniyedir.
Перевести с турецкий на английский
Erkenden uyumak ve erken kalkmak bir adamı sağlıklı, zengin ve bilge yapar.
Перевести с турецкий на английский
Sabahın erken saatlerinde kalkmak sizi sağlıklı yapar.
Перевести с турецкий на английский
Erken yatıp ve erken kalkmak, bir adamı sağlıklı, varlıklı ve bilge yapar.
Перевести с турецкий на английский
Büyükannem sağlıklı ve tek başına yaşıyor.
Перевести с турецкий на английский
Yürüyüş egzersizin sağlıklı bir şeklidir.
Перевести с турецкий на английский
O erkek çocuk sadece fast food yerse, çok sağlıklı olamaz.
Перевести с турецкий на английский
Ben eskisi kadar sağlıklı değilim.
Перевести с турецкий на английский
O, birkaç yıldır sağlıklı değil.
Перевести с турецкий на английский
Brokoli en sağlıklı sebzelerden biridir.
Перевести с турецкий на английский
Ben bütün iyileri tattım, ve sağlıklı olmaktan daha iyisini bulmadım.
Перевести с турецкий на английский
Tom'un büyükannesi sağlıklı görünüyor.
Перевести с турецкий на английский
Her zaman sağlıklı olmanızın nedeni odur.
Перевести с турецкий на английский
Ona nasıl sağlıklı kalacağını öğütledi.
Перевести с турецкий на английский
Çocuğun yemek yemeye ihtiyacı varsa, ona sağlıklı bir şey pişirin.
Перевести с турецкий на английский
Onlar daha sağlıklı gıdalar yediler.
Перевести с турецкий на английский
Tom sağlıklı gibi görünüyor.
Перевести с турецкий на английский
Tom'un sağlıklı bir yaşam tarzı vardır.
Перевести с турецкий на английский
Tom kesinlikle eskisi kadar sağlıklı değil.
Перевести с турецкий на английский
Dedem çok sağlıklı.
Перевести с турецкий на английский
Büyükbabam her sabah ölçülü egzersiz yapar, güçlü ve sağlıklı olmasının nedeni budur.
Перевести с турецкий на английский
O sağlıklı görünüyor.
Перевести с турецкий на английский
Onlar sağlıklı görünüyorlar.
Перевести с турецкий на английский
Erkek kardeşim sağlıklı.
Перевести с турецкий на английский
Ben sağlıklı bir çocuktum.
Перевести с турецкий на английский
O sizin için sağlıklı değil.
Перевести с турецкий на английский
O her zamanki gibi sağlıklı.
Перевести с турецкий на английский
Tom her zamanki gibi sağlıklı.
Перевести с турецкий на английский
Çocukların sağlıklı görünüyorlar.
Перевести с турецкий на английский
O, güzel ve sağlıklı görünüyor.
Перевести с турецкий на английский
Siz her zamanki kadar sağlıklı görünüyorsunuz.
Перевести с турецкий на английский
Öğün atlamak sağlıklı değildir.
Перевести с турецкий на английский
Her şeyden önce sağlıklı olmak istiyorum.
Перевести с турецкий на английский
Sağlıklı bir kahvaltı yaptım.
Перевести с турецкий на английский
Onun büyükannesi sağlıklı görünüyor.
Перевести с турецкий на английский
O, güçlü ve sağlıklı gözüküyor.
Перевести с турецкий на английский
Yediğin şeyin sağlıklı olduğunu umut ediyorum.
Перевести с турецкий на английский
Nasıl sağlıklı kalacağıyla ilgili ona onun tarafından nasihat edildi.
Sağlıklı kalmanın tek yolu telaffuz edilemeyen maddelerden yapılmış bir yiyeceği yemekten kaçınmaktır.
Onun sağlıklı bir bebeği vardı.
En ideal olan, yemeğin lezzetli, ucuz, sağlıklı olması ve duyguları incitmemesidir.
Sağlıklı olmasına rağmen mutlu görünmüyor.
Tom kendini sağlıklı, mutlu ve zinde hissetti.
Hasta da olsa sağlıklı olsa o her zaman mutludur.
Sağlıklı bir bebek doğurdu.
Sağlıklı olsam, mutlu olurdum.
Tom eskisinden daha sağlıklı görünüyor.
Taze hava sağlıklı olmak için gereklidir.
Güzel sağlıklı bir bebek doğurdu.
Tom eskisi kadar sağlıklı değil.
Amcam genç değil ama sağlıklı.
Ona nasıl sağlıklı kalınacağına dair nasihat ediyor.
Bu video kaydedici sağlıklı çalışmıyor.
Sağlıklı yetişkin dişleri kalıcı olmalıdır.
Sağlıklı mı olduğumu sanıyorsun?
Sağlıklı olduğumu düşünüyor musun?
Ailesi için sağlıklı yemekler hazırlar.
Tom birçok insanın sağlıklı bir diyet dediğini yedi.
Seksenden fazla olmasına rağmen hâlâ sağlıklı.
Ilımlı egzersiz yapmak sizi sağlıklı tutacaktır.
O yaşlanıyor ama her zamanki kadar sağlıklı.
O sağlıklı mı?
Sağlıklı mısın?
Bu sağlıklı değil.
O çok sağlıklı.
Büyükbabası ilerlemiş yaşına rağmen oldukça sağlıklı.
Onlar ebeveynlerinin neslinin onların yaşında olduğundan daha eğitimli, daha sağlıklı ve daha varlıklıdır.
Büyükbabası yaşına göre hâlâ oldukça sağlıklı.
Sağlıklı bir karar vermek için yeterli bilgim yok.
Bu problem sağlıklı bir insan beyniyle çözülemeyecek kadar zor değil.
Bugün kendimi çok sağlıklı hissetmiyorum.
Erken yatmak, erken kalkmak bir insanı sağlıklı, zengin ve akıllı yapar.
O sağlıklı bir yaşam tarzına sahiptir.
İnşallah eve sağlıklı dönersin.
Bu çok sağlıklı.
Sence sağlıklı mıyım?
Doktorlar onun öldüğünü düşünmüştü ama o bugün hâlâ hayatta ve sağlıklı ve bir işi ve bir ailesi var.
Tom güçlü ve sağlıklı görünüyor.
Sendeki bilgileri benimle paylaş ki sağlıklı karar verebileyim.
Tom sağlıklı.
Tom normal, sağlıklı bir çocuk.
Genellikle sağlıklı bir öğle yemeği yemeye çalışırım.
Vejeteryanlar dünyadaki en sağlıklı insanlardan bazılarıdır.
Sen gençsin. Senin önünde sağlıklı bir hayat var.
Her zaman sağlıklı yerim.
Her zaman sağlıklı yemek yemeye çalışırım.
Sağlıklı bir erkek bebeğin var.
Sağlıklı bir erkek bebek dünyaya getirdin.
Onlar sağlıklı bir erkek bebeğe sahip oldular.
Tom genç ve sağlıklı.
Doğa ona hem sağlıklı bir akıl hem de sağlıklı bir vücut bahşetti.