Узнайте, как использовать metal в предложении на турецкий. Более 56 тщательно отобранных примеров с переводами. Работает на Mate.
Eğer oyun kasetinin metal plaka terminali pis ise oyun konsoluna kaset yerleştirildiğinde oyunun başlaması zor olabilir.
Перевести с турецкий на английский
Bana içinde yağ olan metal kovayı ver.
Перевести с турецкий на английский
Favori heavy metal gitaristin kim?
Перевести с турецкий на английский
Metal bir masam var.
Перевести с турецкий на английский
Metal bir tablom var.
Перевести с турецкий на английский
Bu merdiven metal.
Перевести с турецкий на английский
Ray, metal ya da tahtadan yapılmış ince ve uzun bir şeydir. Örneğin, trenler ray üzerinde gider, bu yüzden ona demir yolu treni diyoruz.
Перевести с турецкий на английский
Biz metal, kağıt ve tahtadan tabaklar satarız.
Перевести с турецкий на английский
Metal, kağıt ve tahta tabaklar satarız.
Перевести с турецкий на английский
Onlar metal değil.
Перевести с турецкий на английский
Okulda dört çöp kutusu vardır: kağıt için bir, plastik için bir ve cam ve metal için iki tane daha.
Перевести с турецкий на английский
Tom metal dedektöründen geçti.
Перевести с турецкий на английский
Onun bekaret kemeri havaalanındaki metal detektörünü harekete geçirdi.
Перевести с турецкий на английский
Danzig bir heavy metal grubudur.
Перевести с турецкий на английский
Cıva gerçekten bir metal midir?
Перевести с турецкий на английский
Metal soğuyunca büzülür.
Перевести с турецкий на английский
Tom elmasları küçük bir metal kutuya koydu.
Перевести с турецкий на английский
Bu metal bir kutu.
Перевести с турецкий на английский
Şu ağır metal kutuları taşıyacak kadar güçlüyüm.
Перевести с турецкий на английский
Bu ağır metal kutuları taşımak için yeterince güçlüyüm.
Перевести с турецкий на английский
Korpiklaani benim en sevdiğim folk metal gruplarından biridir.
Перевести с турецкий на английский
Kalsiyum bir alkali metal değildir.
Перевести с турецкий на английский
Tom black metal dinliyordu.
Перевести с турецкий на английский
Cannibal Corpse bir Amerikan death metal grubudur.
Перевести с турецкий на английский
Metal kaşıklar, genellikle paslanmaz çelikten imal edilmiştir.
Перевести с турецкий на английский
İnsanlar, metal gibi, sadece yüzeyde parlar.
Перевести с турецкий на английский
Candlemass etkileyici bir İsveçli doom metal grubudur.
Перевести с турецкий на английский
Asit metal ile temas ettiğinde, kimyasal bir reaksiyona neden olur.
Перевести с турецкий на английский
Dört tip metal kullanarak belirli frekans rozansı bastırılır.
Перевести с турецкий на английский
Heykeltraş işin gökyüzüne açılan bir pencereyi temsil ettiğini söyledi, ama bana mantıksız eğri böğrü bir metal parçası gibi göründü.
Перевести с турецкий на английский
O metal bir kaşığı bükebileceğini kabul ediyor.
Перевести с турецкий на английский
O, metal bir kaşığı bükebileceğini itiraf ediyor.
Перевести с турецкий на английский
Ben bir heavy metal grubunda bir şarkıcıydım.
Перевести с турецкий на английский
Bu metal sadece sertleştirildi.
Перевести с турецкий на английский
Bu metal kesinlikle sertleştirilmeli.
Перевести с турецкий на английский
Bu metal kesinlikle sertleştirilmeli mi?
Перевести с турецкий на английский
Bu metal az önce sertleştirildi mi?
Перевести с турецкий на английский
Çinlilere göre beş element, metal, toprak, ateş, su ve odundur.
Перевести с турецкий на английский
Çatı metal levha ile kaplıdır.
Перевести с турецкий на английский
Metal kase pahalıdır.
Перевести с турецкий на английский
Tom bir heavy metal grubunda gitar çalmaktadır.
Перевести с турецкий на английский
Ben araba sürerken sadece heavy metal dinlerim.
Перевести с турецкий на английский
Tom sadece heavy metal dinliyor..
Sami'nin çok kalın bir metal kapısı var.
Tom heavy metal gitaristi.
Tom çok iyi bir heavy metal gitaristidir.
Süperiletkenlik, bir metal elektrik akımının akışına karşı tüm direncini kaybettiğinde meydana gelir.
Ali'nin müzik kulağı çok geniştir. Bir metal parçası dinledikten hemen sonra keyifle klasik müzik dinleyebilir.
Ali yüksek sesle metal müzik açınca dedesi "Kes şu kapı gıcırtısını, başım şişti!" diyerek Ali'yi payladı.
Doğum gününde ona sandıklı metal bir satranç takımı vereceğim.
Şehir hayatının beton-metal-plastik kasvetinden bunalan Ali köye yerleşti.
El arabalı bir adam çöpleri karıştırıp metal ve plastik topluyordu.
Metal de iletkendir.
Sandalyenin arkası L şeklinde bir metal takviyeye sahiptir.
Stefan'ın elinde büyük bir metal çubuk vardı.
Ton balığında ağır metal birikiyor.