Узнайте, как использовать müslüman в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров с переводами. Работает на Mate.
Pakistan Müslüman bir ülkedir.
Перевести с турецкий на английский
O gerçek bir Müslüman
Перевести с турецкий на английский
Tom bir Müslüman.
Перевести с турецкий на английский
Müslüman değilim. Oruç tutmamalıyım. Ama aynı apartmanda yaşadığım sürece geleneği dikkate almak önemlidir.
Перевести с турецкий на английский
Müslüman mıyım?
Перевести с турецкий на английский
Müslüman işçilere Ramazan ayında erken çıkma izni verdiler.
Перевести с турецкий на английский
Tek eşli ve müslüman olmam size rahatsızlık mı verdi?
Перевести с турецкий на английский
Tom kendinden emin bir müslüman.
Перевести с турецкий на английский
Hristiyan sayısı, Müslüman sayısından daha çoktur.
Перевести с турецкий на английский
Pakistan müslüman bir ülkedir.
Перевести с турецкий на английский
Müslüman bir komşum var.
Перевести с турецкий на английский
Müslüman mısın?
Перевести с турецкий на английский
İslama uyan bir kişi bir müslüman olarak bilinir.
Перевести с турецкий на английский
Krakov - Varşova hattında giden tren, müslüman oğlan namaza başladığında tren durduruldu.
Перевести с турецкий на английский
Bu kentte Hristiyandan çok Müslüman var.
Перевести с турецкий на английский
Bazı Müslüman çoğunluklu ülkelerde kızların yüksek eğitim alması oğlanlardan daha az olasıdır.
Перевести с турецкий на английский
Müslüman anarşistler yine sağa sola bomba atmışlar.
Перевести с турецкий на английский
Nerede petrol var, orada müslüman var; karşıt ifade yanlıştır.
Перевести с турецкий на английский
Pek çok Amerikalı, Barack Obama'nın Müslüman olduğuna inanır.
Перевести с турецкий на английский
Onun Katolik, Budist ya da Müslüman olması umurumda değil. Bütün umurumda olan onun arkadaşlığıdır.
Перевести с турецкий на английский
İzlanda, dünyadaki en küçük Müslüman topluluklarından birine sahiptir.
Перевести с турецкий на английский
Mahkeme, Müslüman öğrencilerin yüzme derslerinden muaf olamayacağına karar verdi.
Перевести с турецкий на английский
Fadıl, Mısırlı bir Müslüman kadınla çıkıyordu.
Перевести с турецкий на английский
Fadıl, Mısırlı bir Müslüman kadınla flört ediyordu.
Перевести с турецкий на английский
Fadıl, Müslüman bir kadınla tanıştı.
Перевести с турецкий на английский
Fadıl, Mısırlı Müslüman bir kızla çıkmaya başladı.
Перевести с турецкий на английский
Fadıl, Müslüman olması gerektiğini hissetti.
Перевести с турецкий на английский
Fadıl, Mısırlı Müslüman bir kızla flört etti.
Перевести с турецкий на английский
Fadıl, Mısırlı bir Müslüman kadına derinden aşık oldu.
Перевести с турецкий на английский
Fadıl, Müslüman olmayan bir kadınla evlenemezdi.
Перевести с турецкий на английский
Fadıl Ocak 1998'de Müslüman oldu.
Перевести с турецкий на английский
Bir müslüman olmak istiyorum.
Перевести с турецкий на английский
Fadıl'ın Müslüman bir kız arkadaşı vardı.
Перевести с турецкий на английский
Fadıl bir müslüman olması gerektiğini hissetti.
Перевести с турецкий на английский
Jim, İslam'a geçtikten sonra bir Müslüman ismi aldı.
Перевести с турецкий на английский
Leyla İslam'a geçti ve Müslüman başörtüsü takmaya başladı.
Перевести с турецкий на английский
Fadıl'ı Müslüman olmaya ne ikna etti?
Перевести с турецкий на английский
Fadıl bir Müslüman olmamasına rağmen oruç tutmaya başladı.
Перевести с турецкий на английский
Bu bir Müslüman ismi.
Перевести с турецкий на английский
Müslüman olmak istediğiniz doğru mu?
Перевести с турецкий на английский
Son yıllarda, bazı Müslüman ülkeler zenginleşmiş ve dünyanın dikkatini çekmişlerdir.
Перевести с турецкий на английский
Sami Müslüman doğdu.
Перевести с турецкий на английский
Sami Müslüman olarak doğdu.
Sami Müslüman olarak doğdu ve yetiştirildi.
Sami'nin Müslüman adı Abdullah'tır.
Sami geleneksel Müslüman haccı için Suudi Arabistan gitti.
Müslüman, Hristiyan ya da ateist; her kim olursanız olun, benim için saygıyı hak eden bir insansınız.
Sami Müslüman olmak istiyor.
Sami Müslüman olmaya karar verdi.
Sami nasıl Müslüman oldu?
Sami Müslüman olmak istiyordu.
Sami'nin Müslüman olmasına ne vesile oldu?
Sami ramazan ayında Müslüman oldu.
Sami sonradan Müslüman oldu.
Sami niye Müslüman olmuş?
Sami Leyla'nın Müslüman olmasına yardımcı oldu.
Sami yakın zamanda Müslüman oldu.
Sami üniversitedeyken Müslüman oldu.
Sami Leyla'yı Müslüman yapmaya çalıştı.
Sami'nin talihi varmış ki Müslüman oldu.
Sami Leyla'yı Müslüman olmaya ikna etti.
Sami bir yıl sonra Müslüman oldu.
Sami Leyla'nın Müslüman olmasını istiyordu.
Müslüman olman için seni zorlayan oldu mu?
Sami neden Müslüman olmaya karar vermiş?
Sami herkese Müslüman oluşundan bahsediyordu.
Sami bize Müslüman olmadan önceki yaşamından bahsetti.
Sami birkaç hafta sonra Müslüman oldu.
Sami ve Leyla Müslüman olmak istiyor.
Sami ve Leyla Müslüman olmak istiyordu.
Sami Leyla Müslüman olduğunu açıklayınca ağladı.
Sami hapisteyken Müslüman oldu.
Sami Müslüman olduktan sonra adını değiştirdi.
Sami Mısır'da okurken Müslüman oldu.
Sami Müslüman olmadan önce mafya elemanıydı.
Sami anne-babasına Müslüman olduğundan hiç bahsetmedi.
Katolik bir ailede yetişen Sami 27 yaşında Müslüman oldu.
Sami sizlere Müslüman oluşundan bahsedecek.
Sami 26 yaşında Müslüman olmuş bir siyahi Amerikalı.
Sami hapisten çıktıktan birkaç ay sonra Müslüman oldu.
Sami Müslüman olduğunu anne-babasının öğrenmesini istemedi.
Sami anne-babasının Leyla'nın Müslüman olmasına nasıl tepki gösterdiğini öğrenmek istedi.
Sami anne-babasına Müslüman oluğuna dair bir mesaj attı.
Geçen ay cesaret edip Müslüman olduğumu herkese açıkladım.
Sami Müslüman olmak istemiyorsa zorla yapamazsın.
Sami Müslüman.
Sami artık Müslüman.
Sami Müslüman oldu.
Sami kendisi de Müslüman.
Sami Müslüman bir kadınla evlendi.
Sami birçok Müslüman ülkeyi gezdi.
Sami çok sayıda Müslüman ülkeyi ziyaret etti.
Sami Müslüman olarak yetiştirildi.
Sami Müslüman bir ailede yetişti.
Sami yeni Müslüman oldu.
Sami Leyla'nın Müslüman olduğunu düşündü.
İzak Müslüman bir kadınla evlendi.
Sami Müslüman bir kızla evlendi.
Sami ve Leyla Müslüman.
Sami'nin çok Müslüman arkadaşı olmuştu.