Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связьВойти
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Переводчик сайтовОнлайн-переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasПримеры использованияWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связьВойти
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Переводчик сайтовОнлайн-переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasПримеры использованияWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "karar"

Узнайте, как использовать karar в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров с переводами. Работает на Mate.

Mary artık onu asla görmemeye karar verdi.
Перевести с турецкий на английский

Bir daha onunla buluşmamaya karar verdi.
Перевести с турецкий на английский

Mutlu olmaya karar verdim çünkü sağlığım için iyi.
Перевести с турецкий на английский

Alain, Camilla ile evlenmeye karar verdi çünkü o ailesinin ve zamanının kurallarıyla daha uygun ve tutarlıcaydı.
Перевести с турецкий на английский

İşinden istifa etmeye karar verdi.
Перевести с турецкий на английский

İşinden ayrılmaya karar verdi.
Перевести с турецкий на английский

Sigarayı bırakmaya karar verdi.
Перевести с турецкий на английский

Doktor, hangi ilacı vereceğine karar vermeden önce dikkatlice düşünür.
Перевести с турецкий на английский

Eski kısıtlamayı kaldırmaya karar verdiler.
Перевести с турецкий на английский

Arabayı satmaya karar verdi.
Перевести с турецкий на английский

Ekstra yiyeceği geride bırakmaya karar verdiler.
Перевести с турецкий на английский

Sonunda onu polise teslim etmeye karar verdik.
Перевести с турецкий на английский

Bu yeni arabada karar kıldım.
Перевести с турецкий на английский

Ameliyat edilmeye karar verdi.
Перевести с турецкий на английский

Onunla ilişkimi tamamen bitirmeye kesin karar verdim.
Перевести с турецкий на английский

Kimin birinci olduğuna karar vermek için kura çekelim.
Перевести с турецкий на английский

Bu karar onun gelecekteki mesleğini belirtecektir..
Перевести с турецкий на английский

O, sonunda ona evlenme teklif etmeye karar verdi.
Перевести с турецкий на английский

O, yeni bir politika izlemeye karar verdi.
Перевести с турецкий на английский

Üniversiteye gidip gitmeyeceğimize karar veremeyiz.
Перевести с турецкий на английский

Yurtdışında okumaya karar verdim.
Перевести с турецкий на английский

Haydi yazı tura ile karar verelim.
Перевести с турецкий на английский

Fransa'ya gitmeye karar verdi.
Перевести с турецкий на английский

Eski binayı yıkmaya karar verdiler.
Перевести с турецкий на английский

Arp çalmayı öğrenmeye karar verdim.
Перевести с турецкий на английский

Bayan Baker, genç adamın yakında gitmek zorunda kalacağını biliyordu,böylece yatmadan önce gece arabasını uygun bir yere parkedebilmek için, genç adama arabasını biraz hareket ettirmesi için rica etmeye karar verdi.
Перевести с турецкий на английский

Bayan Baker çok yakında genç adamın ayrılmak zorunda kalacağını biliyordu, yatmaya gitmeden önce arabasını gece için uygun bir yere parkedebilmek için genç adama arabasını biraz hareket ettirmesi için rica etmeye karar verdi.
Перевести с турецкий на английский

Bir kralın kızı olarak düşünülen ve büyük lüks içinde yetiştirilen Eleanor kocasıyla bu tersliği paylaşmaya karar verdi.
Перевести с турецкий на английский

Yurt dışında öğrenim yapmaya karar verdi.
Перевести с турецкий на английский

İş için kimi seçeceğine karar vermek sana kalmış.
Перевести с турецкий на английский

Biz bir süre onu yalnız bırakmaya karar verdik.
Перевести с турецкий на английский

O, resim eğitimi amacıyla Paris'e gitmeye karar verdi.
Перевести с турецкий на английский

Steno öğrenmeye karar verdim.
Перевести с турецкий на английский

Yazı tura ile karar verelim.
Перевести с турецкий на английский

Kısa sürede karar vermeye çalış.
Перевести с турецкий на английский

Mevcut evimiz çok küçük, bu nedenle taşınmaya karar verdik.
Перевести с турецкий на английский

Tom Boston'a gitmeye karar verdi.
Перевести с турецкий на английский

Tom yeni bir bilgisayar almaya karar verdi.
Перевести с турецкий на английский

Tom, günde üç saat Fransızca eğitimi almaya karar verdi.
Перевести с турецкий на английский

Tom kendi başına yemek istediğine karar verdi.

Tom Boston'a gitmemeye karar verdi.

Tom dün baktığı arabayı almamaya karar verdi.

Tom toplantıya katılmamaya karar verdi.

O, eğitim yapmak için Amerika'ya gitmeye karar verdi.

O, gönüllü olarak çalışmaya karar verdi.

O, üniversitede tıp eğitimi almaya karar verdi.

O, üniversitede fizik alanında uzmanlaşmaya karar verdi.

Her iki görüşün avantajları ve dezavantajları vardır bu yüzden hangisini destekleyeceğime hemen karar vermeyeceğim.

Evlilik ile ilgili bir karar vermeden önce, ebeveynlerine danışmalısın.

O konuda Anayasa Mahkemesi tarafından karar verildi.

Çok yavaş karar veriyorum.

Karar vermede çok yavaşım.

Biz şimdilik burada kalmaya karar verdik.

Tom on sekiz yaşındayken, bir asker olmak istediğine karar verdi.

Nihayet, iki Kızılderili kabilenin şefleri savaş baltalarını gömmeye karar verdiler ve barış çubuğu tüttürdüler.

Douglas sonunda Lincoln ile konuşmaya karar verdi.

1864 yılında Lincoln yeniden seçim için aday olmaya karar verdi.

Jefferson istifa etmemeye karar verdi.

Ken yurtdışına gitmeye karar verdi.

Oh, ben henüz ne yapacağıma karar vermedim.

Tom öğleden sonra sadece evden çıkmak zorunda olduğuna karar verdi.

Ben eğitime devam etmek için karar verdim.

Japonya'ya gitmek için karar verdiniz mi?

O, sigara içmeyi bırakmak için karar verdi.

Sen benim genç kızımın oğlun ile aynı yaşta olduğunu biliyorsun.Onların nişanlanmalarına karar vermemin nedeni budur.

Gidişini ertelemeye karar verdi.

O stajyerlere talimatları verdi fakat onlar talimatlarla ilgili karar veremediler.

Çalışmak ya da üniversiteye gitmek arasında karar veremiyorum.

Karar kolay değildir.

O Tom'la evlenmeye karar verdi.

Tom'la evlenmeye karar verdi.

Kardeşim orduya katılmak istedi ama bir kalp rahatsızlığı nedeniyle hizmet etmek için uygun olmadığına karar verildi.

O, üniversiteye gitmeye karar verdi.

Sizi bizim şirketimiz için çalışmaya ne karar verdirdi?

Onlar kurşunu olduğu yerde bırakmaya karar verdiler.

O istifa etmeye karar verdi.

O işinden istifa etmeye karar verdi.

O işini bırakmaya karar verdi.

AIDS sadece her birey buna karşı harekete geçmeye karar verirse durdurulabilir.

Yalnızca her birey ona karşı harekete geçmeye karar verirse, AIDS durdurulabilir.

Hangi kursu izleyeceğine bir türlü karar veremedi.

O yasal danışmanlık almaya karar verdi.

Tanrı olmasaydı, o zaman her şeye izin verileceğine karar verdi.

O, işini oğluna devretmeye karar verdi.

Ben hangi yolu seçeceğime karar veremedim.

Hangi otoyola karar verirsen ver, arabalarla ve kamyonlarla dolu olacaktır.

Onun işini terk etmek için karar verdiğini bilmiyordum.

Tom, John ve Mary ile kampa gitmenin eğlenceli olacağına karar verdi.

Tom, John'un yaptığını Mary'ye söylememeye karar verdi.

Tom, John'un yaptığını Mary'ye söylemenin onun işi olmadığına karar verdi.

Pekala, karar verdiniz mi?

Tom, Mary'nin niçin Tom'la birlikte pikniğe gitmemeye karar verdiğini biliyor.

Geç karar vermesiyle ünlüdür.

O, Tom'la evlenmeye karar verdi.

Tom odaya girmeye karar verdi.

Tom içmeyi bırakmaya ve davranışını değiştirmeye karar verdi.

Tom, hukuk fakültesine gitmeye karar verdi.

Tom karar veremez.

Tom niçin Boston'a gitmemeye karar verdi?

Tom Boston'a transfer edilecekti fakat onun yerine onu kovmaya karar verdiler.

Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский