Узнайте, как использовать kalbin в предложении на турецкий. Более 25 тщательно отобранных примеров с переводами. Работает на Mate.
Kalbin nedenin bilemeyeceği nedenleri vardır.
Перевести с турецкий на английский
İyi bir kalbin var.
Перевести с турецкий на английский
Gözler kalbin aynasıdır.
Перевести с турецкий на английский
Yüz, kalbin aynasıdır.
Перевести с турецкий на английский
Senin iyi bir kalbin var, Tom.
Перевести с турецкий на английский
Yuva kalbin olduğu yerdir.
Перевести с турецкий на английский
Senin kalbin hasta.
Перевести с турецкий на английский
Kalbin işlevi kan pompalamaktır.
Перевести с турецкий на английский
Ağla: gözyaşları kalbin yapraklarıdır.
Перевести с турецкий на английский
Kin kalbin kışıdır.
Перевести с турецкий на английский
Gözler kalbin pencereleridir.
Перевести с турецкий на английский
Senin bir kalbin yok.
Перевести с турецкий на английский
Senin kalbin olduğunu sanmıyorum.
Перевести с турецкий на английский
Çok soğuk bir kalbin var.
Перевести с турецкий на английский
Senin kalbin saf.
Перевести с турецкий на английский
Küfürlü dil, kötü bir kalbin işaretidir.
Перевести с турецкий на английский
Mutlu olmak için çok şeye gerek yok. Gözün görsün, kalbin anlasın ve ruhun yaşasın.
Перевести с турецкий на английский
Kırık bir kalbin yaralarını sadece zaman iyileştirir.
Перевести с турецкий на английский
Kalbin kimin için çarpıyorsa doğan güneş seni ona kavuştursun. Umarim o benimdir çünkü ben sonsuza dek bekliyorum.
Перевести с турецкий на английский
Çaresizlik nedir bilir misin? Kalbin kanatlanıp gittiği yere bedenin gidememesidir.
Перевести с турецкий на английский
Kalbin kimin için çarpıyorsa doğan güneş seni ona kavuştursun.
Перевести с турецкий на английский
Tutmak istediğim el senin elin.Duymak istediğim kalb senin kalbin. Öpmek istediğim dudaklar senin dudakların. Ve bedenime yakın olmasını istediğim beden senin bedenin. Seni özlüyorum!
Перевести с турецкий на английский
Özlem yönlendirilemeyen ve öylece kapatılamayan, kalbin kendisine işkencesidir.
Перевести с турецкий на английский
Sabır, kalbin yandığı halde dilinin sessiz kalmak zorunda olmasıdır.
Перевести с турецкий на английский
Bu nedenle ilaç direk kalbin içine enjekte edildi.
Перевести с турецкий на английский