Узнайте, как использовать kafasına в предложении на турецкий. Более 62 тщательно отобранных примеров с переводами. Работает на Mate.
Hata onun kafasına mal oldu.
Перевести с турецкий на английский
Tom ceket kapüşonunu kafasına çekti.
Перевести с турецкий на английский
Tom beni kafasına taktı.
Перевести с турецкий на английский
Başkan Lincoln kulağının tam sol arkasından kafasına sıkılan bir kurşunla bir suikast sonucu öldürüldü.
Перевести с турецкий на английский
Lucy çocuğa yakınlaştı ve elini onun kafasına koydu.
Перевести с турецкий на английский
O, kafasına bir kep giydi.
Перевести с турецкий на английский
Kafasına bir taş çarptı.
Перевести с турецкий на английский
Soyguncu onun kafasına vurdu.
Перевести с турецкий на английский
Tom, Mary'nin kafasına bir silah dayadı.
Перевести с турецкий на английский
Tom, Mary'yi kafasına taktı.
Перевести с турецкий на английский
Tom, silahı Mary'nin kafasına dayandı.
Перевести с турецкий на английский
Silahı kafasına dayadı.
Перевести с турецкий на английский
Silahı onun kafasına dayadı.
Перевести с турецкий на английский
Tom silahı Mary'nin kafasına dayadı ve tetiği çekti.
Перевести с турецкий на английский
Tom bir silahı kafasına dayadı ve tetiği çekti.
Перевести с турецкий на английский
O, kafasına bir silah dayadı ve tetiği çekti.
Перевести с турецкий на английский
Onun kafasına çarptım.
Перевести с турецкий на английский
Tom sandalye ile Mary'nin kafasına vurmaya çalıştı!
Перевести с турецкий на английский
Isaac Newton'un bir ağacın altında otururken kafasına bir elma düştüğünde yerçekimi kanunlarını keşfetmesi muhtemelen tamamen bir efsanedir.
Перевести с турецкий на английский
Neden Tom kafasına ateş ederek intihar etti?
Перевести с турецкий на английский
Tom senin onun kafasına vurduğunu söyledi.
Перевести с турецкий на английский
Bir pilot olmayı kafasına koydu.
Перевести с турецкий на английский
Tom'un kafasına ne oldu?
Перевести с турецкий на английский
Tom'un kafasına yumruk atmak istiyorum.
Перевести с турецкий на английский
Tom kafasına bir kep giydi.
Перевести с турецкий на английский
Tom silahını kafasına dayadı.
Перевести с турецкий на английский
Tom silahı kafasına tuttu.
Перевести с турецкий на английский
Neden kafasına düşen elmayı yemediğini merak ediyorum.
Перевести с турецкий на английский
Tom'un kafasına bir levye demiriyle veya benzer bir şeyle vuruldu.
Перевести с турецкий на английский
Tom silahı kendi kafasına dayadı ve tetiği çekti.
Перевести с турецкий на английский
Tom kafasına mavi bir bandana takıyor.
Перевести с турецкий на английский
Onlar onun kafasına bir fiyat koydu.
Перевести с турецкий на английский
Tom kafasına darbe aldı.
Перевести с турецкий на английский
O onun kafasına çarptı.
Перевести с турецкий на английский
O, onun kafasına vuran adamı bulmaya çalışıyordu.
Перевести с турецкий на английский
Bir insanla onun anladığı bir dilde konuşursan onun kafasına gider. Onunla onun diliyle konuşursan bu onun kalbine gider. Nelson Mandela
Перевести с турецкий на английский
General, onun konuşmasını kesmeden, onun ağır fildişi sopasıyla onun kafasına vurdu; barbar düştü.
Перевести с турецкий на английский
Tom'un kafasına fikirler koymayın.
Перевести с турецкий на английский
Tom silahı Mary'nin kafasına nişan aldı.
Перевести с турецкий на английский
Polis onun kafasına kendi açtığı kurşun yarası gibi göründüğünü söyledi.
Перевести с турецкий на английский
Onun kafasına bir elma düştüğünde bir ağacın altında dinleniyordu.
Перевести с турецкий на английский
Tom kafasına bir buz torbası bastırdı.
Перевести с турецкий на английский
Tom'un kafasına vurmayı severim.
Перевести с турецкий на английский
Bir adamla anladığı bir dilde konuşursan, onun kafasına gidecek. Onunla onun dilinde konuşursan, onun kalbine gidecek.
Leyla kendi kafasına ateş etti.
Ali topu Ömer'in kafasına attı ve Ömer mısırı yere düşürdü.
Sami makineli tüfeği Leyla'nın kafasına nişan aldı.
Sami'nin kafasına vuruldu.
Sami, Leyla'nın kafasına bir çanta koydu ve onu boğdu.
Sami kafasına birçok darbe aldı.
Tom buz torbasını kafasına dayadı.
Pısırık biri. Kafasına vur, ekmeğini elinden al.
Onun kafasına vurdun.
Tom gömleğini kafasına çekti.
Tom Mary'nin kafasına vurdu.
Ali'nin kafasına vur, ekmeğini al.
Ali yolda giderken kafasına kuş pisledi.
Ali yolda giderken kafasına kuş pisleyince loto oynadı.
Ali kafasına estiğini yapan biri.
Tom'un kafasına bir elma düştü.
Newton'un kafasına bir elma düştü.
İnsan bir şeyi yapmayı kafasına koymuşsa bir yolunu, yapmamayı koymuşsa da bir bahanesini bulur.