Узнайте, как использовать ardı в предложении на турецкий. Более 79 тщательно отобранных примеров с переводами. Работает на Mate.
Beni göz ardı etme.
Перевести с турецкий на английский
Tom oğlunun hâlâ canlı olduğu ihtimalini göz ardı etmeyi reddetti.
Перевести с турецкий на английский
Tom, Mary'nin kendini öldürdüğü ihtimalini tamamen göz ardı edemedi.
Перевести с турецкий на английский
Tom askere alınacağı ihtimalini tamamen göz ardı edemedi.
Перевести с турецкий на английский
Tom işten çıkarılabileceği ihtimalini tamamen göz ardı edmedi.
Перевести с турецкий на английский
Herhangi bir şeyi göz ardı etmeyelim.
Перевести с турецкий на английский
O bütün uyarılarımı göz ardı etti.
Перевести с турецкий на английский
O, hatalı olduğu gerçeğini göz ardı ediyor.
Перевести с турецкий на английский
John benim tavsiyemi göz ardı etti.
Перевести с турецкий на английский
Onu göz ardı edemem.
Перевести с турецкий на английский
Tom'un geçmişini göz ardı edemeyiz.
Перевести с турецкий на английский
Onu göz ardı edeceğiz.
Перевести с турецкий на английский
O ihtimali göz ardı etmemeliyiz.
Перевести с турецкий на английский
Bunun bir kaza olduğu ihtimalini göz ardı edemeyiz.
Перевести с турецкий на английский
O beni göz ardı etti.
Перевести с турецкий на английский
Bu sorunu göz ardı edemeyiz.
Перевести с турецкий на английский
Onu göz ardı edemezsin.
Перевести с турецкий на английский
Bu kural sık sık göz ardı edildi.
Перевести с турецкий на английский
Tom uyarıyı göz ardı etti.
Перевести с турецкий на английский
En iyisi bu konuyu göz ardı etmek.
Перевести с турецкий на английский
Tom göz ardı edildiğini fark ediyor.
Перевести с турецкий на английский
Ben göz ardı edilmeye alışkınım.
Перевести с турецкий на английский
Artık bu durumu göz ardı edemiyorum.
Перевести с турецкий на английский
Bunu tamamen göz ardı etmeyin.
Перевести с турецкий на английский
Bu durumu göz ardı edemiyorum.
Перевести с турецкий на английский
O olasılığı göz ardı edemem.
Перевести с турецкий на английский
Biz Tom'u göz ardı ettik.
Перевести с турецкий на английский
Onu göz ardı etmem mi gerekirdi?
Перевести с турецкий на английский
Herkes onu göz ardı etti.
Перевести с турецкий на английский
Onu göz ardı etmeye karar verdi.
Перевести с турецкий на английский
Göz ardı ediliyoruz gibi görünüyor.
Перевести с турецкий на английский
Uyarılar göz ardı edildi.
Перевести с турецкий на английский
Tom, Mary'nin ricasını göz ardı etmeye karar verdi.
Перевести с турецкий на английский
Henüz hiçbir şeyi göz ardı edemeyiz.
Перевести с турецкий на английский
Bunu artık göz ardı edemeyiz.
Перевести с турецкий на английский
O rica göz ardı edildi.
Перевести с турецкий на английский
Tom seni göz ardı etmiyor.
Перевести с турецкий на английский
Ben göz ardı etmezdim.
Перевести с турецкий на английский
Onlar göz ardı edilmeli.
Перевести с турецкий на английский
O ihtimali göz ardı etme.
Перевести с турецкий на английский
Bunu göz ardı edemeyiz işte.
Перевести с турецкий на английский
Antlaşmanın ruhu göz ardı edildi.
Перевести с турецкий на английский
Ben onu göz ardı etmedim.
Перевести с турецкий на английский
Sen onu göz ardı edemezsin.
Перевести с турецкий на английский
Onu göz ardı etmeyi deneyin.
Перевести с турецкий на английский
Riski göz ardı edemezsin.
Перевести с турецкий на английский
Seni göz ardı ediyoruz.
Перевести с турецкий на английский
Tom göz ardı edilmeye alışkın değil.
Перевести с турецкий на английский
Ben senin gecikmeni bu kez göz ardı edeceğim.
Перевести с турецкий на английский
Eğer emniyet göz ardı edilirse, spor tehlikeli olabilir.
Перевести с турецкий на английский
Kitabın son bölümünü göz ardı edebilirsiniz.
Перевести с турецкий на английский
Sesim tartışmada göz ardı edildi.
Перевести с турецкий на английский
Tom, Mary tarafından göz ardı edildiğini hissetti.
Şartların biraz farklı olduğunu göz ardı edersek, deneyimizin sonuçları Robinson'ınkiyle aynıydı.
Kahvaltı masasında göz ardı edilmeye alışkınım.
Neden bu basit soruyu göz ardı ediyorsun?
Tom tüm uyarılarımı göz ardı etti.
Tom neden beni göz ardı ediyor?
Kaza olasılığını göz ardı edemeyiz.
Sanırım bunu göz ardı etmiyorum.
Garson tarafından göz ardı edildim.
Tom üçümüzü de göz ardı etti.
Ben göz ardı edilmekten hoşlanmam.
Tom'un hatasını göz ardı ettim.
Sami, Leyla'nın yaptığı şeyi asla göz ardı etmeyecekti.
Sami, Leyla'nın e-postasını göz ardı etti.
Sami, Leyla'nın e-postalarını tamamen göz ardı etti.
Tom göz ardı edilmekten hoşlanmıyor.
Tom sorumu göz ardı etti.
Sami mesajı göz ardı etti ve sildi.
Ebeveynim tarafından göz ardı edilmeye alışığım.
Tom, Mary'yi göz ardı ediyor, değil mi?
Aslında virgülün böyle de bir hem kullanım şekli hem de şartı olduğundan haliyle bu tür bir noktalama kuralının mevcudiyetini göz ardı etmemek elzem niteliği taşısa bile günümüze kadar Türkçe Tatoeba'da bu şekilde bir kullanımda bulunulmadığı gibi buna ek olarak işbu kuralın uygulamaya konulması ise hiçbir suretle münazara edilmediği için bundan sonraki kullanımların yaratacağı durumdan ötürü kaynaklanacak kaçınılmaz kural bütünlüğünün sağlanamaması hadisesinin çok aşikar olacağı yadsınamaz bir gerçektir ve bu kategorideki binlerce cümleyi tek tek bulup analiz ettikten sonra hem pasif üyelerin hatalarının giderilmesi hem de diğer üyelerin cümlelerine uyarı mahiyetinde yorum bırakılarak bunun takibinin ardından aktif olmayan üyelerin cümlelerinin de minimum on beş gün bekleme süresinin ardından değiştirilmesi vuku bulacaktır ya da hiçbir değişikliğe gidilmeden mevcut düzenin sürdürülmesi de bazı kişilerin bunu haklı olarak kaçamak bir fikirmiş gibi görmesine yol açma ihtimali taşısa da tercih edilebilecek seçeneklerden biridir, dedi İlker.
Bunu göz ardı edemeyiz.
Hiçbir olasılığı göz ardı etme.
Barış süreci için yararlı mıdır yoksa bunları göz ardı etmek mümkün müdür?
Dedikoduların yakın zamanda ardı arkası kesilmeyecek gibi.
Ali söylediklerimi kulak ardı edince Hattori Hanzo'nun kılıcını gördü.
Gerçeğin göz ardı edilmesindense bir skandal olması daha iyidir.