Узнайте, как использовать ön в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров с переводами. Работает на Mate.
Gençlik ve cinsiyetiyle ilgili bilgi işine karşı bir ön yargıya sebep olmasın diye Bayan Cockburn adını gizledi.
Перевести с турецкий на английский
Ön kapıda biri var. Git ve kim olduğunu anla.
Перевести с турецкий на английский
Tom her zaman ön sırada oturmak ister.
Перевести с турецкий на английский
İnsanlar diğerlerine ön yargı ile bakmak eğilimindedir.
Перевести с турецкий на английский
Tom Mary'den Lady Gaga konserinde ön sıra koltuklardan almanın bir yolunu bulmasını istedi.
Перевести с турецкий на английский
Tom ve Mary genellikle ön sırada oturmaktan hoşlanırlar.
Перевести с турецкий на английский
Tom ön sıraya oturdu.
Перевести с турецкий на английский
Sana vuran adam ön kapıda.
Перевести с турецкий на английский
Tom otoparktaki her kirli araba ön camına adını yazdı.
Перевести с турецкий на английский
Mary'nin arabasının ön camını kıran kişi Tom'du.
Перевести с турецкий на английский
Tom ön kapının çarptığını duydu.
Перевести с турецкий на английский
Tom ön kapıyı kilitlemeyi unuttu.
Перевести с турецкий на английский
Tom ön avlusunda bir çukur kazdı.
Перевести с турецкий на английский
Tom ön kapıya doğru çimden geçti.
Перевести с турецкий на английский
Tom ön masadaki adama takım elbisesini nerede ütületebileceğini sordu.
Перевести с турецкий на английский
Tom ve Mary genellikle ön sundurmada sabah kahvesini içtiler.
Перевести с турецкий на английский
Rehber salın ön sağında oturdu.
Перевести с турецкий на английский
Tom bizim ön bahçemizdeki ağacı balta ile kesti.
Перевести с турецкий на английский
Tom ön masada gürültü ile ilgili şikâyet etti.
Перевести с турецкий на английский
Ön kapı açıktı.
Перевести с турецкий на английский
Benim ön dişim düştü.
Перевести с турецкий на английский
Bir sürücü ön koltukta oturdu.
Перевести с турецкий на английский
Ön kapının çarptığını duydum.
Перевести с турецкий на английский
Ön kapıya kadar gittim.
Перевести с турецкий на английский
Tom ön kapının kilidini açtı.
Перевести с турецкий на английский
Ön kapıda birisi var.
Перевести с турецкий на английский
Ön tarafta bir oda istiyorum.
Перевести с турецкий на английский
Ön camını temizlemem gerekiyor mu?
Перевести с турецкий на английский
Ön kapı kilitli kaldı.
Перевести с турецкий на английский
Ön kapı zilinin çaldığını duydum.
Перевести с турецкий на английский
Otobüsün ön tarafında oturdum.
Перевести с турецкий на английский
Lütfen bunu ön sıraya ilet.
Перевести с турецкий на английский
Ön kapıyı kilitli bulduk.
Перевести с турецкий на английский
Ön kapıyı kilitlemeden bırakmıştı.
Перевести с турецкий на английский
Bu beyefendiye ön kapıyı gösterin.
Перевести с турецкий на английский
Ön camı temiz tutmalısın.
Перевести с турецкий на английский
O her zaman ön sırada bir koltuk aldı.
Перевести с турецкий на английский
Tom ön kapıda sizi bekliyor.
Перевести с турецкий на английский
Kaza, arabasının ön tekerlerine zarar verdi.
Перевести с турецкий на английский
Tom ön kapıdan içeri girdi.
Перевести с турецкий на английский
Otobüse bindi ve ön tarafta bir koltuğa oturdu.
Перевести с турецкий на английский
Artık ön yargılarımızı yıkmalıyız.
Перевести с турецкий на английский
Ön tarafı izle.
Перевести с турецкий на английский
Geçenlerde bir arkadaşımın evinin yanında durduğumda, ön kapıdan çıkan arkadaşım değil fakat kocasıydı.
Перевести с турецкий на английский
Birisi bana Albert Einstein'ın "Sağduyu on sekiz yaşında kazanılan ön yargıların birikimidir." dediğini söyledi.
Перевести с турецкий на английский
O, tarafsız ve ön yargısız olmanın şovunu yapar fakat sanırım o sadece kendi fikri olmayan bir adam.
Перевести с турецкий на английский
Ön yargıyı parçalamak bir atomu parçalamaktan daha zordur.
Sanırım Tom ön avluda.
Arabanın ön camından Tom'u gördüm.
Arka tekere mi ön tekere mi kilit vurdum?
Tom ön ödeme yaptı.
Tom ön yargılıdır.
Biz ön yargılıyız.
Ön kapının anahtarıyla bir sorunu vardı.
Tom ön kapısına baktı.
Ön masada sana bir mesaj bıraktım.
Tom ön kapıya geldiğinde onun biraz açık olduğunu fark etti.
Tom Mary'nin ön verandasında bazı oyuncaklar gördü.
Tom ön kapıyı açtı ve Mary'yi karşıladı.
Tom muhtemelen tam ön kapının dışında.
Tom her zaman ön sırada oturur.
Tom eve vardığında ön kapısına bantlanmış bir zarf vardı.
Tom ön kapıdan eve girdi.
Tom'un bana dediği gibi Esperanto'nun iki düşmanı var, bilgisizlik ve ön yargı.
Ön yargılı olma.
Tom ön basamaklarda oturuyor.
Bileğim ve ön kolum acıyor. Bence karpal tünel sendromunun acısını çekiyor olabilirim.
Ön sırada oturalım.
Tom çıkarken ön kapıyı kilitlemeyi unuttu.
Tom ön kapıyı açıp içeri girdi.
Hayvanlara karşı bir ön yargı olmasaydı Darwin bu kadar tepki görmezdi.
Arabanın anteni, ön cam içinde monte edilmiştir.
Tom ön pencereden dışarıya baktı.
Ön koltuktaydım.
Ön kapı yok.
Tom ön kapıdan dışarı çıktı.
Tom ön sundurmada Mary'yi bekledi.
Onları ön masada kontrol etsek iyi olur.
Tom ön yargılı, değil mi?
Sana ön sırada bir koltuk ayıracağım.
Tom sık sık ön kapıyı kilitlemeyi unutur.
Pencerenin yanında olan ön sırada Tom'un yanına oturmayı tercih ediyorum
Tom'un arabası hâlâ ön tarafta park ediliyor.
Ön kapı kilitli.
Tom dün ön ehliyetini aldı, bu yüzden araba sürmeyi pratik yapmak için babası ile birlikte dışarıda.
Mary Tom'dan ayrılır ayrılmaz John bir demet gülle onun ön kapısındaydı.
Tom ön kapıya doğru yöneldi.
Tom ön kapı için bir çizgi yaptı.
Tom bir genç iken, o sık sık ön sundurmada otururdu ve akşam yemeğinden sonra akşamleyin şarkı yazardı.
Tom son derce ön yargılı.
Sen ve senin erkek arkadaşın genellikle ön sevişme için ne yaparsınız?
O biz hâlâ ön sevişme yaparken boşaldı.
Ön sevişmenin seksin önemli bir parçası olduğunu düşünüyor musun?
Tom ön tarafta Mary'yi bekliyor.
Tom ön kapıyı açtı.
Tom ön kapıdan girdi.
Tom ön kapıdan geldi.
Tom oldukça ön yargılı, değil mi?
Tom ön kapının açık olduğunu fark etmedi.
Tom oldukça ön yargılı.