Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связьВойти
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Переводчик сайтовОнлайн-переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasПримеры использованияWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связьВойти
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Переводчик сайтовОнлайн-переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasПримеры использованияWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "ömür"

Узнайте, как использовать ömür в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров с переводами. Работает на Mate.

Bu bir ömür boyu şanstır.
Перевести с турецкий на английский

Sana uzun bir ömür verebilirim.
Перевести с турецкий на английский

Bilirsin çok şanslısın! Böyle bir şey bir ömür boyu sadece bir kez olur.
Перевести с турецкий на английский

Adama ömür boyu hapis cezası verildi.
Перевести с турецкий на английский

Tom'un daha fazla sabuna ihtiyacı yok. Mary ona bir ömür boyu yetecek kadar sabun verdi.
Перевести с турецкий на английский

Yargıç onun ömür boyu hapsedileceğini söylediğinde adam sinir krizine girdi.
Перевести с турецкий на английский

O ömür boyu hapis yattı.
Перевести с турецкий на английский

O uzun bir ömür yaşadı.
Перевести с турецкий на английский

Tom, ömür boyu hapse mahkûm edildi.
Перевести с турецкий на английский

Üçü hapishanede ömür boyu hapse mahkûm edildi.
Перевести с турецкий на английский

Katilin suçu kanıtlandı ve ömür boyu hapse mahkum edildi.
Перевести с турецкий на английский

Bir insana bir balık verirsen onu bir gün beslersin. Bir insana balık tutmayı öğretirsen onu ömür boyu beslersin.
Перевести с турецкий на английский

Öğrenmek ömür boyu sürer değil mi?
Перевести с турецкий на английский

Ömür boyu sevdiğim, aşık olduğum tek bir kadın var.
Перевести с турецкий на английский

O kadın beni ömür boyu ben olduğum için sevecekse ben onunla evlenirim.
Перевести с турецкий на английский

Mahkûm uyuşturucu satıcısı ölüm cezasını ömür boyu hapis cezasına düşürtmek için yetkililere boyun eğmeye istekliydi.
Перевести с турецкий на английский

Ya benim evimi yıkıp ömür boyu mutsuzluğumu sağlayacaksınız ya da bana destek olup her problemi aşacağız.
Перевести с турецкий на английский

Tom şartlı tahliyesiz ömür boyu hapis cezası aldı.
Перевести с турецкий на английский

Ömür boyu risk almamışsın yetmiş yaşında risk alsan ne olur almasan ne olur?
Перевести с турецкий на английский

Kalbi kırmaya tek bir söz yeter; ama kırılan kalbi tamir etmeye ne bir özür, ne de bir ömür yeter.
Перевести с турецкий на английский

Bu ayıp sana bir ömür yeter Tom!
Перевести с турецкий на английский

Sana ömür boyu mutluluk diliyorum.
Перевести с турецкий на английский

İkinize de ömür boyu mutluluklar diliyorum.
Перевести с турецкий на английский

Ona uzun bir ömür dileyerek kızıma Nairu ismini verdim.
Перевести с турецкий на английский

Ömür boyu mutluluk istiyorsan başka birine yardım et.
Перевести с турецкий на английский

Allah uzun ömür versin!
Перевести с турецкий на английский

Hakim ömür boyu hapishaneye gitmek zorunda olacağını söylediğinde adam kendinden geçti.
Перевести с турецкий на английский

Birçok ülkede en yüksek ceza ömür boyu hapistir.
Перевести с турецкий на английский

Güvercinler ömür boyu aynı eşle kalırlar.
Перевести с турецкий на английский

Onun ömür boyu hapis cezası var.
Перевести с турецкий на английский

Dışarısı eksi altı derece ve ısıtma sistemi de sizlere ömür.
Перевести с турецкий на английский

Üçü ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.
Перевести с турецкий на английский

Tom ölümden kurtuldu ve ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.
Перевести с турецкий на английский

Evlilik ömür boyu sadakattir.
Перевести с турецкий на английский

Tom'a bir güvenlik görevlisini öldürdüğü için ömür boyu hapis cezası verildi.
Перевести с турецкий на английский

Tom'a bir devlet cezaevinde ömür boyu hapis cezası verildi.
Перевести с турецкий на английский

Tom uzun bir ömür yaşamadı.
Перевести с турецкий на английский

Tom ömür boyu hapis ile tehdit edildi.
Перевести с турецкий на английский

Tom bir dizi cinayetten dolayı iki ömür boyu hapis cezası çekiyor.
Перевести с турецкий на английский

O, karısının cinayeti için ömür boyu hapis yatıyor.

Tom ömür boyu hapse gidiyor.

Tom ve Mary ömür boyu arkadaş oldu.

Tom üç ömür boyu hapis cezası çekiyor.

Tom bana bir ömür boyu yetecek kadar sabun verdi.

Tom cezai ehliyeti olmayanlar için olan bir hapishanede ömür boyu hapse mahkum edildi.

Dan'in idam cezası şartlı tahliye olmaksızın ömür boyu hapse çevrildi.

Tom o hapishanede ömür boyu hapse mahkum tek hükümlü olduğunu öğrendi.

Dan üç kez ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Dan maksimum güvenlikli bir tesiste ömür boyu hapis cezasını çekiyordu.

Kremlin'de çalışmak benim ömür boyu süren düşüm olmuştur.

Tom ömür boyu hapis ile karşı karşıya.

Tom şartlı tahliye olmaksızın ömür boyu hapse mahkum edildi.

Bazı ülkelerde vatan hainliği için ceza ömür boyu hapis olabilir.

Bir kitap yazmak benim ömür boyu hayalim.

Ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış biri için hapishane hücresinden daha acı bir şey olabilir mi?

Bir müşteriye iyi muamele ederseniz, ömür boyu bir müşteri olacaktır.

Bu, bir ömür boyu süren fırsattır.

Tom'a bir ömür boyu hapis cezası verildi.

Sensizlik bana acı veriyor. Bir saniye bile yanımda olsan, sanki bir ömür gibi hissediyorum.

Tom ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Tom ömür boyu hapis cezasını sevgi cümleleri yazarak geçirmeyi istiyor.

Tom ömür boyu hapis cezası çekiyor.

Fadıl iki defa ömür boyu hapis cezası aldı.

Sami'nin akıl hastalığı onun cezasını hafifletmedi. Art arda iki ömür boyu hapis cezası aldı.

Tom ömür boyu hapis cezasıyla karşı karşıya.

Endonezya'da ömür boyu hapis cezası ölene kadar bir cehennemi yaşamak demektir.

Endonezya'da ömür boyu hapis cezası hapishanede öleceğin anlamına gelir.

Endonezya'da bir ömür boyu hapis cezası, hapiste öleceksin demektir.

Endonezya'da ömür boyu hapis cezası hayat anlamına gelir.

Leyla'nın ömür boyu hapis cezası aldı.

Tom bir ömür boyu hapis cezası aldı.

Leyla art arda iki ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Leyla'ya üç tane ömür boyu hapis cezası verildi.

Bir ömür boyu tahmin etmezdin.

Yüksek geliri ona bir refah ömür sağladı.

Tom, şartlı tahliye imkanı olmaksızın ömür boyu hapse mahkum edildi.

Tom ömür boyu hapiste.

Endonezya'da ömür boyu hapis cezası gerçekten ölene kadar hapishanede olursunuz demektir.

Bugün doğum günü olanlara ve onu kutlayanlar için bu sözler var: Sevdiğim, doğum günün kutlu olsun. Dünyanın tüm güzellikleri senden taraf olsun ve daha nice yıllarda her şey gönlünce olsun. Sana ömür boyu mutluluklar diliyorum. Seni çok seviyorum. İyi ki varsın. Maalesef seninle olamayacağım için, sana kocaman bir öpücük gönderiyorum ve tüm kalbimle harika bir gün diliyorum.

Sami'ye ömür boyu hapis cezası verildi.

Kazandıkça bölüşemiyorsan elini sorgula. Konuştukça kırıcı oluyorsan dilini sorgula. Yürüdükçe menzilden çıkıyorsan yolunu sorgula. Ömür geçtikçe yerinde sayıyorsan gününü sorgula. Sevildikçe vefasızlaşıyorsan gönlünü sorgula. Hangi hâlde olursan ol sonunu sorgula.

Sami ömür boyu hapis cezasına çarptırılacak.

Sami, Leyla'ya benzer biçimde suçlu bulundu ve ömür boyu hapse mahkum edildi.

Sami tıpkı Leyla gibi suçlu bulundu ve ömür boyu hapse mahkum edildi.

Sami ömür boyu hapse atıldı.

Tom'un hücre arkadaşı bir ömür boyu hapis cezası yatıyor.

Tom bir ömür boyu hapis cezası alabilirdi.

Her ömür o veya bu şekilde bitecek.

Ömür böyle değil.

Bunun gibi bir şans, ömür boyunca sadece bir kez gelir.

Bana bir ömür gibi gelmişti.

Bir ömür gibi gelmişti.

Ali sizlere ömür.

Telefonun üstüne su döküldü, sizlere ömür.

Allah geride kalanlara uzun ömür versin.

Evlilik ömür boyu bağlılıktır.

Bu ömür boyu garantili bir iş.

Ali ömür boyu hapis istemiyle yargılanıyor.

Mal, ömrün rahatı içindir. Ömür, mal biriktirmek için değildir.

Bir ömür daha lazım biz öldükten sonra. Çünkü bu ömrümüzü sadece umutlanmakla geçirdik.

Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский