Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связьВойти
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Переводчик сайтовОнлайн-переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasПримеры использованияWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связьВойти
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Переводчик сайтовОнлайн-переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasПримеры использованияWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "çıkan"

Узнайте, как использовать çıkan в предложении на турецкий. Более 82 тщательно отобранных примеров с переводами. Работает на Mate.

Elektronik sigaradan çıkan duman miktarı hiç fena değil.
Перевести с турецкий на английский

Yurt dışına çıkan Japon sayısı yıldan yıla artmaktadır.
Перевести с турецкий на английский

Rüşvet güç örgütleri ile birlikte ortaya çıkan bir şeydir.
Перевести с турецкий на английский

Yeni plana karşı çıkan başkaları var mı?
Перевести с турецкий на английский

Kate genellikle TV ekranında çıkan yeni bir şarkıcı için çıldırıyor.
Перевести с турецкий на английский

Bu bıçağa sahip çıkan var mı?
Перевести с турецкий на английский

Cüzdanın içinden çıkan bir resim, adamı teşhis etmemizi sağladı.
Перевести с турецкий на английский

Dışarı çıkan adam kaşlarını çatıyordu.
Перевести с турецкий на английский

Çileden çıkan işçi derhal istifa etti.
Перевести с турецкий на английский

Eva, Romer'in ofisine çıkan merdivenlere tırmandı, merdiven boşluğundaki karmaşık kokuyu analiz etmeye çalıştı - mantar ve kurum, eski birikmiş toz ve küf arasında bir karışım olduğuna karar verdi.
Перевести с турецкий на английский

Geçenlerde bir arkadaşımın evinin yanında durduğumda, ön kapıdan çıkan arkadaşım değil fakat kocasıydı.
Перевести с турецкий на английский

Kendimi görücüye çıkan gelin gibi hissediyorum.
Перевести с турецкий на английский

Yoluna çıkan herhangi birine rüşvet vermeye alışmış.
Перевести с турецкий на английский

Sevgililer gününde yurtdışına çıkan ben değildim.
Перевести с турецкий на английский

Otele çıkan cadde dardır.
Перевести с турецкий на английский

Otele çıkan sokak dar.
Перевести с турецкий на английский

Hey, mağaradan çıkan birisi var.
Перевести с турецкий на английский

Hayallerimden biri bir gün güneş fırtınalarından sonra ortaya çıkan kuzey ışıklarını görmek.
Перевести с турецкий на английский

İnsanlarda şapkaya karşı çıkan şeriatçıların harflere şapka taktırmaları büyük bir çelişkidir.
Перевести с турецкий на английский

Ağaca çıkan keçinin, dala bakan oğlağı olur.
Перевести с турецкий на английский

İçeri girip çıkan insanlar kolay kolay iflah olmaz bir daha.
Перевести с турецкий на английский

Büyük arabalarla trafiğe çıkan insanlara karşıyım.
Перевести с турецкий на английский

Eski bir kitabın sayfalarını çevirirken ki çıkan kokuyu seviyorum.
Перевести с турецкий на английский

Sanırım Tom sahip çıkan.
Перевести с турецкий на английский

Anneleri çalışmak için dışarı çıkan bir sürü çocuk var.
Перевести с турецкий на английский

İşleri, sahneye çıkan oyunculara makyaj yapmak.
Перевести с турецкий на английский

Ölümle sonuçlanan bıçaklama olayının kıvılcımı, kontrolden çıkan tartışmadan çıkmıştı.
Перевести с турецкий на английский

Boru hattında çıkan patlamadan dolayı bütün alan sular altında kaldı.
Перевести с турецкий на английский

Tom'un arka çıkan birine ihtiyacı var.
Перевести с турецкий на английский

Dün çıkan yangında iki yüz ev yanıp kül oldu.
Перевести с турецкий на английский

Hayatta üç şey geri gelmez; atılan ok, ağızdan çıkan kelime ve kaçırılan şans.
Перевести с турецкий на английский

Tom'a karşı çıkan birine ne olacağını gördüm.
Перевести с турецкий на английский

Orta çağlarda, Kutsal Yazılara karşı çıkan herhangi biri öldürüldü.
Перевести с турецкий на английский

Yüzeye çok hızlı çıkan dalgıçların vurgun yeme riski vardır.
Перевести с турецкий на английский

Tom bir uzay gemisinden çıkan bazı uzaylıları gördüğünü iddia ediyor.
Перевести с турецкий на английский

Polis hizmetten çıkan tünele kadar Tom'un arabasını izledi.
Перевести с турецкий на английский

Orkideler dünyada ortaya çıkan ilk çiçeklerden biriydiler.
Перевести с турецкий на английский

Son çıkan lütfen kapıyı kapatır mısın?

Tom'un arka çıkan bir kimseye ihtiyacı olacak.

Polis şefi muhabirlere verdiği demeçte, dün gece çıkan kavgada hem bir vatandaş hem de bir polis memuru yaralandığını söyledi.

Her şeyi düşürdüm ve bunun için Boston'dan çıkan ilk uçağı yakaladım.

Tom, başkalarına yardım etmek için yola çıkan kişi türüdür.

Raydan çıkan o trende seyahat ediyordu.

Oyundan çıkan Ali kaptanlık pazubandını Can'a verdi.

Oyundan çıkan Ali doğrudan soyunma odasına gitti.

Seksen beşinci dakikada sahneye çıkan Ali takımını öne geçiren golü attı.

Sana giren çıkan ne?

Sakatlıktan çıkan Ali'ye özel program eşliğinde kondisyon yüklemesi yapılıyor.

Ali, hakkında çıkan transfer söylentilerini yalanladı.

Çıkan hengâmede çok sayıda kişi yaralandı.

Çıkan göz yerine girmez.

Don Kişot olmak için yola çıkan pek çok insan evine Sanço Panza olarak döndü.

Erken çıkan sadece Tom'du.

Tom'dan başka erken çıkan yoktu.

Otuz iki dişten çıkan otuz iki mahalleye yayılır.

Son çıkan Tom değildi.

Sakatlıktan yeni çıkan Ali bu maç fazla topa girmedi.

Tom yoluna çıkan herkesi öldürür.

Tanrı Nuh'a ve oğullarına şöyle dedi: "Sizinle ve gelecek kuşaklarınızla, sizinle birlikteki bütün canlılarla, kuşlar, evcil ve yabanıl hayvanlar, gemiden çıkan bütün hayvanlarla antlaşmamı sürdürmek istiyorum."

Gemiden çıkan Nuh'un oğulları Sam, Ham ve Yafet idi. Ham Kenan'ın babasıydı.

80'lerin başında çıkan "Tallinn Uyanışı", Sovyetler Birliği'ndeki bütün inananları şok etti.

Erken çıkan Tom'du.

İmalathaneden çıkan iri yarı adam atölye işçisi kadının bacağına silahını bıraktı.

Attığımız normalleşme adımları sonrasında ortaya çıkan tablo, doğru yolda ilerlediğimizi gösteriyor.

Aniden ortaya çıkan bir hastalık, tatil planlarımızı mahvetti.

Medeniyetin temel kazanımları, yalnızca ortaya çıkan toplumları yıkıp bitiren süreçlerden ibarettir.

Yolumuza çıkan herkesi ezip geçeceğiz!

Maçın son dakikalarında çıkan kırmızı kartlar, kaçan penaltı ve ofsayttan verilmeyen golle taraftarlar adrenalin dolu anlar yaşadı.

Karara karşı çıkan kesimler oldu.

Ortaya çıkan bu trendi herkes hoş karşılamıyor.

"Tatoeba Last Dungeon Mae no Mura no Shounen ga Joban no Machi de Kurasu Youna Monogatari " adlı animeyi sevmiyorum çünkü sosyal medyada "Tatoeba" diye arama yapınca çıkan sonuçların çoğunu gasp ederek işime çomak sokuyor.

Sakatlıktan yeni çıkan Ali bu maç tek devre oynadı.

Yetkililer çıkan haberleri yalanladı.

Son 14 gün içinde COVID-19 testi pozitif çıkan birileriyle yakın temasa girdiniz mi?

Tom önüne çıkan her fırsatı hak ediyor.

Yumurtadan çıkan kaplumbağaların çoğunun denize ulaşamadan başka hayvanlara yem olması, dünyanın işleyişiyle ilgili önemli dersler içeriyor.

Volkan önüne çıkan her şeyi yok ediyor.

Sakinler şehrin etrafına doğu, güney, batı ve kuzeye çıkan yollara açılan dört kapılı bir duvar inşa ettiler.

YouTube'de Arif'in Manchester'a attığı golü ararken denk gelmişçesine insanın karşısına çıkan çok sayıda uygunsuz içerik var.

Rastgelelik arama motorunda arama yaparken ön sayfalarda çıkan spam sitelerden bilgisayara az kalsın virüs girecekmiş.

Açık havaya çıkan kadın mühendistir.

İnternette adımı aratınca çıkan arama sonuçlarının ilk beş sayfası benimle ilgili olmadığı için gurur mu duymalıyım yoksa utanmalı mıyım merak ediyorum.

Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский
Перевести с турецкий на английский