Apprenez à utiliser yeme dans une phrase en Turc. Plus de 100 phrases d'exemple sélectionnées avec traductions. Adapté au mobile et gratuit. Propulsé par Mate.
Öfkeli isen tartışma ve tok isen yemek yeme.
Traduire du Turc vers le Anglais
Çok fazla kek yeme.
Traduire du Turc vers le Anglais
Gerçek yemek yeme yerine, sadece tüm gün abur cubur yedik.
Traduire du Turc vers le Anglais
Sebzeleri yeme yerine, o, onları bir doğrayıcıya koyar ve onları içer.
Traduire du Turc vers le Anglais
Bir günde 1800 kalorilik yemek yeme yeterli midir?
Traduire du Turc vers le Anglais
Öğünler arasında yemek yeme sağlığınız için gerçekten zararlı mıdır?
Traduire du Turc vers le Anglais
Hamam böceklerini yeme kötü bir fikir midir?
Traduire du Turc vers le Anglais
Öğle yemeği yeme zamanı.
Traduire du Turc vers le Anglais
Tom'un yeme isteği vardı fakat evde yiyecek bir şey olmadığı için yaşadığı yerden çok uzakta olmayan mahalle marketine gitti.
Traduire du Turc vers le Anglais
Yeme alışkanlıklarını değiştirmen gerektiğini düşünüyorum.
Traduire du Turc vers le Anglais
Tom, Mary'nin onunla akşam yemeği yeme davetini kabul etti.
Traduire du Turc vers le Anglais
Tom meşguldü ve öğle yemeği yeme fırsatı yoktu.
Traduire du Turc vers le Anglais
Köpek, ev ödevini yeme konusunda kendini suçlu hissetti.
Traduire du Turc vers le Anglais
Öğünler arası yemek yeme.
Traduire du Turc vers le Anglais
Et yeme ahlaken yanlış mıdır?
Traduire du Turc vers le Anglais
İtalyan yemeği yeme fırsatını asla kaçırmam.
Traduire du Turc vers le Anglais
Çok fazla yeme hastalığa neden olabilir.
Traduire du Turc vers le Anglais
Okurken yemek yeme.
Traduire du Turc vers le Anglais
Tırnaklarını yeme alışkanlığı var.
Traduire du Turc vers le Anglais
Çok fazla lif yeme sizin için zararlı mı?
Traduire du Turc vers le Anglais
Tom her gün meyve yeme konusunda ısrar ediyor.
Traduire du Turc vers le Anglais
Yarınki parti için yeme içme işini düzenledim.
Traduire du Turc vers le Anglais
Benim daha fazla şeker yeme isteğim yok.
Traduire du Turc vers le Anglais
Masanın üstünde duran sepetteki meyveyi yeme. Plastik.
Traduire du Turc vers le Anglais
Bensiz yemek yeme.
Traduire du Turc vers le Anglais
O kadar çok yeme. Şişmanlayacaksın.
Traduire du Turc vers le Anglais
Patates kızartmalarımı yeme.
Traduire du Turc vers le Anglais
Yemek yeme zamanı mı?
Traduire du Turc vers le Anglais
Sıradan bir erkeğin yaşam amacı üç şeyden oluşur: yeme, içme ve yiyişme.
Traduire du Turc vers le Anglais
Eğer bunu yemek istemezsen yeme.
Traduire du Turc vers le Anglais
Arabamda yeme lütfen.
Traduire du Turc vers le Anglais
Sevmiyorsan yeme bunu.
Traduire du Turc vers le Anglais
Beni yeme.
Traduire du Turc vers le Anglais
Pilav kilo aldırır, fazla yeme ondan!
Traduire du Turc vers le Anglais
Yeme ve içmede çömlekler bize daima eşlik etti.
Traduire du Turc vers le Anglais
Doktor bana yeme alışkanlıklarımı değiştirmem gerektiğini söyledi.
Traduire du Turc vers le Anglais
Abur cubur yeme!
Traduire du Turc vers le Anglais
Domuz gibi yeme.
Traduire du Turc vers le Anglais
Burada yeme yerine eve gidelim.
Traduire du Turc vers le Anglais
Uyuşma geçene kadar yemek yeme.
Traduire du Turc vers le Anglais
Bozkurt, beni yeme, senin için bir şarkı söylerim.
Traduire du Turc vers le Anglais
En azından üç saat yemek yeme.
Traduire du Turc vers le Anglais
Tom Mary'nin bir çabuk yeme yerinde yemek yemek istemeyeceğini biliyordu.
Traduire du Turc vers le Anglais
Tırnaklarını yeme alışkanlığından kurtulmalısın.
Traduire du Turc vers le Anglais
Bu tabaktan yeme ve o bardaktan içme.
Traduire du Turc vers le Anglais
O kayısıyı yeme!
Traduire du Turc vers le Anglais
"Bu gece ayrılıyorum." "Yeme beni!"
Traduire du Turc vers le Anglais
Yeşil elma yeme yoksa hastalanacaksın.
Sadece balık yeme. Et de ye.
Sadece balık yeme. Biraz et de ye.
O tuhaf kokarsa onu yeme.
Tom yemek yeme zamanı olduğunu söyledi.
Bana Tom'un yeme alışkanlıklarından bahseder misin?
Yeme alışkanlıkları ülkeden ülkeye değişir.
Tom'un yeme alışkanlıklarını değiştirmesi gerekiyor.
O psikiyatrist yeme bozuklukları konusunda uzmanlaşmış.
Tom sandviç yeme yarışmasını kazandı
Onun sırtını kaşıma ve tırnaklarını yeme alışkanlığı vardı.
Onun tuhaf koktuğunu düşünüyorsan onu yeme.
Salyangoz yeme düşüncesi beni hasta hissettiriyor.
Yemeğini aç kurt gibi yeme. Daha yavaş yemelisin.
Henüz yemek yeme zamanı değil.
Bir yeme yarışması için bir sandviç yiyorum.
Tom, Mary'de bir yeme bozukluğu olabileceğini düşünüyor.
Benim yeme bozukluğum var.
Japonya'da yılbaşı için pirinç kekleri yeme geleneği vardır.
Beğenmezsen o halde onu yeme.
Yeme alışkanlıklarını değiştirsen iyi olur.
Çok fazla yeme ve içme doktorları zengin yapar.
Bana benimle öğle yemeği yeme zevkini ver.
Çiğ et yeme dürtüsüne karşı koyamıyorum.
O restoranda yemek yeme planımızdan vazgeçelim.
Yeme isteğim var.
Yüzeye çok hızlı çıkan dalgıçların vurgun yeme riski vardır.
Lütfen patates cipslerini kaseye koy. Onları direkt olarak torbadan yeme.
Domuz gibi yeme!
Çok fazla yemek yeme ve midenin normal sindirim sürecini bozma.
Her insanın yeme ve içmeye ihtiyacı vardır.
Pişirmeden önce domuz eti yeme.
Yeme ve içme, doktoru zengin yapar.
Mary'nin bir yeme bozukluğu var.
"Bakın! Bir kırmızı beyaz mantar! Çok lezzetli görünüyor!" "Hayır, onu yeme. O zehirli."
Hayvanları yeme, insan yeme ve yamyamlıktan o kadar farklı değildir.
Laboratuvarın içinde yemek yeme.
Bu akşam dışarıda yeme hakkında ne düşünüyorsun?
O yeme yarışmasında birincilik ödülü aldı.
Dışarıda yemek yeme maliyeti burada oldukça yüksek.
O günde sadece iki öğün yemek yeme alışkanlığı içindedir.
Çin'de yemek yeme alışkanlıkları son yıllarda hızla Amerikanlaşmaya başlamıştır.
Aceleyle yemek yeme.
Gerekten fazla yeme alışkanlığı sağlık için bir tehlikedir.
Sanırım yemek yeme zamanı.
Çok hızlı yeme.
„Neden her gün bu kadar çok müzik dinliyorsun? „Çünkü ona ihtiyacım var. Yeme içme vücut için gıdadır. Müzik ruh için gıdadır!“
Hiç yeme bozukluğu yaşadın mı?
Yeme beni.
Tom maaşının büyük bölümünü yeme içmeye harcıyor.
Dikkat et de parmaklarını yeme.
Bu kadar çok yeme yoksa çok şişmanlayacaksın.
Yeme onu, tarihi geçmiş.