Apprenez à utiliser işi dans une phrase en Turc. Plus de 100 phrases d'exemple sélectionnées avec traductions. Adapté au mobile et gratuit. Propulsé par Mate.
Bu işi yarından sonraki güne kadar bitirmeliyim.
Traduire du Turc vers le Anglais
Mike'ın evdeki işi pencereleri temizlemek.
Traduire du Turc vers le Anglais
Biri şu işi yapacak.
Traduire du Turc vers le Anglais
Masuru bu işi bir saatte bitiremez, değil mi?
Traduire du Turc vers le Anglais
Kız kardeşimin bir işi var.
Traduire du Turc vers le Anglais
Herkesin işi bir gün ters gidebilir.
Traduire du Turc vers le Anglais
Bu işi nasıl bırakabilirim?
Traduire du Turc vers le Anglais
Bu işi bitirir bitirmez seninle birlikte olacağım.
Traduire du Turc vers le Anglais
Hükümet konağında iyi bir işi var.
Traduire du Turc vers le Anglais
Ben bu öğleden sonra bütün bu işi bitireceğimi sanmıyorum.
Traduire du Turc vers le Anglais
Bazen çok sayıda sorun ve stres, işi bırakmanıza yol açabilir. Çabucak onunla nasıl başa çıkacağınızı öğrenmeniz gerekir.
Traduire du Turc vers le Anglais
Bana yardımcı olsaydın, işi başarabilirdim.
Traduire du Turc vers le Anglais
Biz, beş gün içinde işi tamamlayabilmeliyiz.
Traduire du Turc vers le Anglais
Patronum zor işi bana verdi.
Traduire du Turc vers le Anglais
O, ne pahasına olursa olsun işi bitirmeye kararlıydı.
Traduire du Turc vers le Anglais
Mümkünse yarına kadar bu işi yap.
Traduire du Turc vers le Anglais
Bu işi kim yapabilir?
Traduire du Turc vers le Anglais
Ben işi bitirdim.
Traduire du Turc vers le Anglais
Onun işi, bir tur otobüsü sürücülüğüdür.
Traduire du Turc vers le Anglais
Onun işi İngilizce öğretmektir.
Traduire du Turc vers le Anglais
Onun işi yabancı alıcılarla görüşmek.
Traduire du Turc vers le Anglais
Onun işi mühendislik.
Traduire du Turc vers le Anglais
Onlar yarına kadar işi yaptırmamda ısrar ettiler.
Traduire du Turc vers le Anglais
Açıkçası, bu bir kişinin işi olamaz. Tatoeba'nın işbirlikçi olmasının nedeni budur.
Traduire du Turc vers le Anglais
Patronumun emriyle o işi yaptım.
Traduire du Turc vers le Anglais
George o zor işi almaya isteksizdir.
Traduire du Turc vers le Anglais
Masa işi sevdiğim bir iş değil.
Traduire du Turc vers le Anglais
Onun New York'taki işi büyük bir başarı idi.
Traduire du Turc vers le Anglais
Babamın işi yün satın almaktır.
Traduire du Turc vers le Anglais
Bana işi vermeniz için size güvenebilir miyim?
Traduire du Turc vers le Anglais
Ona üç gün önce işi bitirmiş olduğunu söyledin.
Traduire du Turc vers le Anglais
Onun işi bütün enerjisini çekti.
Traduire du Turc vers le Anglais
Kendi seçtiğim bir işi bulmayı umuyorum.
Traduire du Turc vers le Anglais
Oğlum işi devralacak.
Traduire du Turc vers le Anglais
O onun işi değildir.
Traduire du Turc vers le Anglais
Adam çabaları sayesinde işi başarmış olmalı.
Traduire du Turc vers le Anglais
Onun işi sorunsuz gidiyordu.
Traduire du Turc vers le Anglais
O, eniyi bu işi yapar.
Traduire du Turc vers le Anglais
Biz işi bir gün içinde yapmak zorundayız.
Traduire du Turc vers le Anglais
Yönetici uzaktayken, işi o yönetir.
Traduire du Turc vers le Anglais
En iyi şey işi senin yapman olurdu.
Traduire du Turc vers le Anglais
Sevmeseniz bile, işi yapmanız gerekir.
Traduire du Turc vers le Anglais
On yılımı alsa bile, işi başarmaya kararlıyım.
Traduire du Turc vers le Anglais
Önemli olan tek şey, işi yapabilip yapamayacağındır.
Traduire du Turc vers le Anglais
Ben muhtemelen işi yarına kadar bitiremem.
Traduire du Turc vers le Anglais
Onun deneyimi, ona işi yapma niteliği kazandırıyor.
Traduire du Turc vers le Anglais
İşbirliğin olmasaydı, işi zamanında bitiremezdim.
Traduire du Turc vers le Anglais
Tom, John'un yaptığını Mary'ye söylemenin onun işi olmadığına karar verdi.
Tom her zaman yaptığı her işi iyi yaptı.
Tom bu işi yalnız başına yapabilir.
Tom yeni işi almaya karşı.
Tom bir acil durum çağrısı aldı ve işi terk etmek zorunda kaldı.
Tom'un işi aşırı stress yaratıyor.
Tom'un bilgisayar sanayinde iyi bir işi var.
On yıl içerisinde Tom'un sekiz işi oldu.
Tom işi bitirmek için motivasyondan yoksun.
Tom Mary'ye onun Boston'daki yeni işi hakkında soru sordu.
Tom bu işi 2.30'a kadar bitirmeli.
Saat 2.30'a kadar niçin işi bitirtmek zorunda olduğumuzu Tom gayet net açıkladı.
John'un o kadar iyi bir işi niçin geri çevirdiğini anlayamıyorum.
Tom'un işi ikinci-el arabalar satmaktır.
Tom'un işi çok iyi gidiyor.
Tom, o gelmeden önce Mary'nin işi bitirteceğini farz ediyor.
Tom işi Mary'ye tahsis etti.
Tom işi yapması için Mary'yi görevlendirdi.
Tom düzgün bir işi olmasını diledi.
Tom meteliksizdi ve önerilen herhangi bir işi kabul edeceğini söyledi.
Tom gitmek istedi fakat yapacak çok işi vardı.
Tom'un ilgilenmesi gereken bitmemiş bir işi vardı.
Birçok Amerikalı'nın işi yoktu.
Ben düne kadar işi bitirmek zorunda kaldım.
Dün işi bitirdiğim için, bugün boşum.
Yakında hiç kimsenin sizinle yapacak işi kalmayacak.
Tom yarım yamalak işi yapmakla suçlandı.
Tom işi hakkında asla şaka yapmaz.
Ben bu işi yapmak için nitelikli değilim.
Tom'un kısmi-zamanlı işi pizza teslimatıydı.
Tom işi bitirmenin Mary'nin ne kadar zamanını alacağını merak etti.
Tom işi mümkün olduğu kadar çabuk bitirmeye çalışacak.
Tom eve gitmeden önce işi bitirmeye kararlıydı.
Tom Mary'ye işi henüz niçin yapmadığını açıklamak için bir fırsat vermek istedi.
Tom işi yapacak başka birini bulmaya çalıştı.
Bahçedeki yabani otları çekmek onun işi.
Tom Mary'nin muhtemelen işi alacağını düşündü.
Tom Mary'nin işi alabileceğini düşündü.
Tom işi yapabileceğimi düşünüyor.
Tom Mary'yi işi alması konusunda ikna etti.
Tom birkaç dili akıcı olarak konuşur fakat onun işi gereği, o sadece kendi ana diline çeviri yapar.
Tom işi çabucak tamamlayabilmeli.
Tom Mary'nin kesinlikle işi kabul etmeyeceğini söylüyor.
Tom'un eve gitmeden önce yapacağı yarım saatlik daha işi var.
Tom yapması gereken işi daha önce bitirdi.
Tom çok stresli bir işi var.
O, işi babasının yaptığı gibi aynı şekilde yaptı.
O, babasının bağlantıları sayesinde işi aldı.
Tom istediği işi aldı.
Dünkü işi bitireceğim.
Tom işi hakkında konuşmayı sevmiyor.
Tom'un bir işi yok.
Tom işi için hiç para almadı.