Apprenez à utiliser öyleyse dans une phrase en Turc. Plus de 100 phrases d'exemple sélectionnées avec traductions. Adapté au mobile et gratuit. Propulsé par Mate.
Yarın gece yağmur bekleniyor,öyleyse o zamana kadar şemsiyelerimizi bırakalım.
Traduire du Turc vers le Anglais
Öyleyse onu görmediğine inanamam.
Traduire du Turc vers le Anglais
Oh evet,haklısın.Pekala,bu senin ekonomik olan alışveriş şeklin öyleyse.
Traduire du Turc vers le Anglais
Arkadaşım olmak istiyorsan, öyleyse arkadaşımın arkadaşı da olursun.
Traduire du Turc vers le Anglais
Öyleyse ne yapmalı?
Traduire du Turc vers le Anglais
Tanrı dünyamızda yoksa, öyleyse Tanrı'yı kendi ellerimle yaratacağım.
Traduire du Turc vers le Anglais
Sözleşme çantada, öyleyse kutlamak için dışarı çıkalım.
Traduire du Turc vers le Anglais
İzlandaca bir cümlenin İngilizce çeviri varsa, ve İngilizce cümlenin Savahili dilinde bir çevirisi varsa, öyleyse dolaylı olarak, bu, İzlandaca cümle için bir Savahili çeviri sağlayacaktır.
Traduire du Turc vers le Anglais
Öyleyse daha sonra tekrar geleceğim.
Traduire du Turc vers le Anglais
Eğer anlıyorsan, öyleyse onu doğru dürüst yap.
Traduire du Turc vers le Anglais
"Kötü bir öğretmene sahip olmak sizi rahatsız ediyor olmalı." "Ben de aptalım. Öyleyse, tamam. "
Traduire du Turc vers le Anglais
Bir çözüm yoksa, öyleyse hiçbir sorun yok.
Traduire du Turc vers le Anglais
Öyleyse bir sorun var...
Traduire du Turc vers le Anglais
Gelenek, öyleyse, insan yaşamının büyük bir rehberidir.
Traduire du Turc vers le Anglais
Öyleyse sadece bu kartı doldurmak zorundasın.
Traduire du Turc vers le Anglais
Eğer kardio yaptığında terlemiyorsan, öyleyse onu yeterince sıkı yapmıyorsun.
Traduire du Turc vers le Anglais
Yaptığını sandığım başarı türünü elde etmek istiyorsan, öyleyse daha çok çalışmak zorunda kalacaksın.
Traduire du Turc vers le Anglais
Onu sana sır olarak söyledim, öyleyse niçin Jane'e ondan bahsettin?
Traduire du Turc vers le Anglais
Öyleyse vazgeçiyorsun, doğru mu?
Traduire du Turc vers le Anglais
Tüketiyorum, öyleyse varım.
Traduire du Turc vers le Anglais
Öyleyse? Gelecek misin?
Traduire du Turc vers le Anglais
Öyleyse acele etsek iyi olur.
Traduire du Turc vers le Anglais
Şimdi değilse, öyleyse ne zaman?
Traduire du Turc vers le Anglais
Düşünüyorum, öyleyse Tanrı var.
Traduire du Turc vers le Anglais
Düşünüyorum, öyleyse varım.
Traduire du Turc vers le Anglais
Düşünmüyorum; öyleyse yokum.
Traduire du Turc vers le Anglais
Öyleyse onun hakkında ona yarın soracağım.
Traduire du Turc vers le Anglais
Arabası burada değil; öyleyse gitmiş olmalı.
Traduire du Turc vers le Anglais
Eğer bir hata görürsen, öyleyse lütfen onu düzelt.
Traduire du Turc vers le Anglais
Öyleyse, başlayalım.
Traduire du Turc vers le Anglais
Öyleyse onu seviyor musunuz?
Traduire du Turc vers le Anglais
Eşiniz bir politikacı ise, öyleyse muhtemelen sizin adınız da zaman zaman gazetede görünecektir.
Traduire du Turc vers le Anglais
Öyleyse ne istiyorsun?
Traduire du Turc vers le Anglais
Öyleyse niçin durdun?
Traduire du Turc vers le Anglais
Nihai terfinizi aldığınız zaman, nihai alışverişinizi yaptığınız zaman, mükemmel evinizi satın aldığınız zaman, birikim yapıp maddi güvencenizi sağladığınız zaman ve başarı merdivenlerinin basamaklarına tırmanıp gelebileceğiniz en yüksek noktaya geldiğinizde heyecanınız da kaybolur ve kaybolacaktır. Peki ya sonra ne olacak? Yolun sonunu görebilmek için daha ne kadar çaba sarf etmek zorundasınız? Eminim anlıyorsunuzdur; hiçbir zaman yeterli olmayacak. Öyleyse kendinize şu soruyu sormak zorundasınız: Önemli olan nedir?
Traduire du Turc vers le Anglais
Öyleyse yeni hikayeyi kime anlattı?
Bizim hepimiz Fransızca konuşabilir, öyleyse Fransızca konuşalım.
Hoş olmayan bir şey olacağını biliyorsan, örneğin dişçiye gideceğini, ya da Fransa'ya, öyleyse bu iyi değil.
Öyleyse ben de dosya biçimini değiştirmeyi deneyeceğim.
Eğer öyleyse hiç de sorun olmamalı, değil mi?
Öyleyse kim?
Öyleyse sorun ne?
Onlar düşünmüyor, öyleyse yoklar.
Öyleyse, bu arada ne yaparız?
Öyleyse, bu konuda ne düşünüyorsun?
Öyleyse, sen ne düşünüyorsun?
Öyleyse, benimle çıkacak mısın?
Karbonhidratlar bu kadar kötüyse, öyleyse Japonlar çok pirinç yemelerine rağmen neden zayıflar?
O senin erkek arkadaşın değilse, öyleyse neden onunla uyuyorsun.
Eğer seyahat sigortasını göze alamıyorsanız öyleyse seyahat yapmayı göze alamazsınız.
Beni yeterince çekici bulmuyorsan, öyleyse sadece öyle söyle.
Beni çekici bulmuyorsan öyleyse sadece böyle söyle.
Hayat bir kaltak, öyleyse sen ölürsün.
Öyleyse senin sorunun ne?
Öyleyse savaşlar neden oluyor?
Öyleyse, birisinin hatasını düzeltmekte geç kalmak diye bir şey yoktur.
İstediğim şeyler hiç zamanında olmuyor. Öyleyse, sizinkiler neden zamanında olsun?
Öyleyse bana neden çene yapıyor?
Öyleyse yapalım.
Öyleyse o pişmanlıktan intihar etti.
Öyleyse bir sorunumuz var.
Öyleyse başlayalım.
Öyleyse, niye dönmüyorsun?
Öyleyse yarın görüşürüz!
Koşmak istiyorsan, öyleyse koş.
Gitmek istiyorsan, öyleyse git.
Eğer gitmek istersen, öyleyse şimdi git.
Beni öpmek istersen, öyleyse beni öp.
Peki, öyleyse, yapmamı istiyorsan onu yaparım.
Oturmak istiyorsan öyleyse git ve otur.
Eğer öyleyse, bu konuda ne yapabiliriz? Bir teklif yapmak ister misin?
Gitmek istiyorsan, öyleyse git. İstemiyorsan, önemli değil.
Eğer benden gerçekten nefret ediyorsan, öyleyse seni affedemem.
"Öyleyse onun sana bütün mektupları ezbere yazdığını biliyorsun." "Hepsini mi!"
Öyleyse neden sadece gitmiyorsun?
Öyleyse seni rahatsız etmek yerine sudoku oynayacağım.
Kilo vermek istiyorsan, öyleyse yapacak en iyi şey düzgün yemek ve çok egzersiz yapmak.
"Bulaşıkları yıkayacağım." "Tamam, öyleyse ben kurulayacağım."
Onun yaşını göz önüne alırsak, öyleyse onu icraatları için suçlayamazsın.
Öyleyse neden onu onlara söylemiyorsun?
Öyleyse neden onu ona söylemiyorsun?
Öyleyse yarın ne yapacağım?
Eğer bir şey bir elmaysa, öyleyse o ya kırmızıdır ya da yeşildir ya da muhtemelen her ikisi.
Bunu Tom yapmadıysa, öyleyse kim yaptı?
"Tak tak, evde kimse var mı?" "Defol git!" "Seni duyamıyorum." "Tamam, ne var" "Kendimi tanıtmama izin ver.Ben Geronimo Stilton." "Ne istiyorsun?" "Ekselansları, Krallığınızdan geçmeme izin verin böylece ben-" "Reddedildi." "Ama-" "Eğer gerçek bir savaşçı değilsen." "İnan bana şövalye değilim." "Öyleyse hiç kılıcın yok? "Bir tane bile yok." " Şövalye değilim." "Triforce parçası için ne diyeceksin?" "Şövalye değilim!" "Senin web sitende bulduğum bu resimde bir şövalyeye benziyorsun." "Şövalye değilim!" "Hadi defol git." "Ama... Tamam."
Eğer Tom hâlâ evin içindeyse öyleyse o muhtemelen güvendedir.
Eğer Tom bana söyleyemezse, öyleyse hiç kimse söyleyemez.
Öyleyse bana neye karar verdiğini söyle.
Pekala, bunu sen yapmadıysan, öyleyse kim yaptı?
Öyleyse, başka ne yeni?
Ben bile bunu yapamıyorsam, öyleyse senin yapabileceğini sana düşündüren ne?
Güzel kadınlar genç ölür- ya da öylesine demişler. Eğer öyleyse benim karım uzun bir hayat yaşayacak.
Öyleyse, neden paraya ihtiyacın var?
Tom'un bana söylediği doğruysa, öyleyse hakkında endişe edecek bir şey yok.
"Ben de ölüyüm." "Ölü müsün?" "Öyleyse, pencerede ne yapıyorsun?"
Sen meşgul bir adamsın öyleyse saatimi ayarlayacağım.
Öyleyse Tom'a da sor.
Öyleyse o ne anlama geliyor?
Öyleyse Tom, sen ne düşünüyorsun?
Öyleyse ben Paris'teyken bu oldu.