Apprenez à utiliser ölmüş dans une phrase en Turc. Plus de 100 phrases d'exemple sélectionnées avec traductions. Adapté au mobile et gratuit. Propulsé par Mate.
Onun ölmüş olabileceğinden korkuyorlar.
Traduire du Turc vers le Anglais
Babası geçen sene ölmüş.
Traduire du Turc vers le Anglais
Bir deri bir kemik açlıktan ölmüş bir kediydi.
Traduire du Turc vers le Anglais
Büyükbabam benim doğumumdan kısa bir süre sonra ölmüş.
Traduire du Turc vers le Anglais
Onun babası ölmüş.
Traduire du Turc vers le Anglais
Eğer bakışlar öldürebilse, ben zaten şimdiden ölmüş olurum.
Traduire du Turc vers le Anglais
Michelangelo Sistine Kilisesinin tavanına bazı figürler çizebilsin diye, Shakespeare bazı konuşmaları ve Keats şiirlerini yazabilsin diye, bana öyle geliyor ki sayısız milyonlarcasının yaşamış olmalarına ve acı çekmiş olmalarına ve ölmüş olmalarına değer.
Traduire du Turc vers le Anglais
Araba uçurumdan düşseydi onlar ölmüş olacaktı.
Traduire du Turc vers le Anglais
Araba bataryam ölmüş.
Traduire du Turc vers le Anglais
Şu çiçekler ölmüş.
Traduire du Turc vers le Anglais
Tom, Mary'nin ölmüş olduğunu duydu.
Traduire du Turc vers le Anglais
İki dedesi de ölmüş.
Traduire du Turc vers le Anglais
Sık sık ölmüş annemi düşünürüm.
Traduire du Turc vers le Anglais
O uçağa binmiş olsaydık, şimdi ölmüş olacaktık.
Traduire du Turc vers le Anglais
Keşke ölmüş olsam!
Traduire du Turc vers le Anglais
O uçağa binmiş olsaydık, şimdi ölmüş olurduk.
Traduire du Turc vers le Anglais
Eşi ölmüş bir adama dul denir.
Traduire du Turc vers le Anglais
Ölmüş kocasının anısına değer verdi.
Traduire du Turc vers le Anglais
Eğer benim oğlum trafik kazasında ölmüş olmasaydı, şu an üniversite öğrencisi olacaktı.
Traduire du Turc vers le Anglais
O ölmüş olmalı.
Traduire du Turc vers le Anglais
Onlar ölmüş olmalı.
Traduire du Turc vers le Anglais
Tom ölmüş olamaz.
Traduire du Turc vers le Anglais
Ölmüş atalarının mezarları etrafında oturuyorlar.
Traduire du Turc vers le Anglais
O kalbini kırdığım insanların kalbini kazanmadan ölürsem mutsuz ölmüş olacağım.
Traduire du Turc vers le Anglais
Tom'un gerçekten ölmüş olacağına inanamıyorum.
Traduire du Turc vers le Anglais
Tom'un ölmüş olduğuna inanamıyorum.
Traduire du Turc vers le Anglais
Tom muhtemelen ölmüş.
Traduire du Turc vers le Anglais
Tom ölmüş.
Traduire du Turc vers le Anglais
Tom ölmüş olabilir.
Traduire du Turc vers le Anglais
Ölmüş değilsin.
Traduire du Turc vers le Anglais
Sen ölmüş değilsin.
Traduire du Turc vers le Anglais
Böylesine cesur olmasaydın, muhtemelen ölmüş olurdun.
Traduire du Turc vers le Anglais
Muhtemelen yakında hepimiz ölmüş olacağız.
Traduire du Turc vers le Anglais
Şimdiye kadar ölmüş olmalıyız.
Traduire du Turc vers le Anglais
Ölmüş olman gerekiyor.
Traduire du Turc vers le Anglais
Kahraman erkek ve beyaz, yalnız geliyor, ailesi yok, ailesinden hiç söz etmiyor ve annesi ölmüş.
Traduire du Turc vers le Anglais
Kocası ölmüş bir kadına dul denir.
Traduire du Turc vers le Anglais
Keşke ölmüş olsan.
Traduire du Turc vers le Anglais
Keşke Tom ölmüş olsa.
Traduire du Turc vers le Anglais
O ölmüş mü?
Traduire du Turc vers le Anglais
Ölmüş gibi davranmalısın.
Traduire du Turc vers le Anglais
Tom sabah olmadan önce ölmüş olabilir.
Traduire du Turc vers le Anglais
Tom bir felçten ölmüş olmalı.
Traduire du Turc vers le Anglais
"Maria ölmüş..." - Tom'un bu sözleri hiç de söyleyesi gelmedi.
Traduire du Turc vers le Anglais
"Maria ölmüş..." - Tom'un bu sözleri hiç de söylemek istemiyordu.
Traduire du Turc vers le Anglais
Bildiğimiz kadarıyla Tom ölmüş olabilir.
Traduire du Turc vers le Anglais
Tom çoktan ölmüş olabilir.
Traduire du Turc vers le Anglais
Tom ölmüş olmalı.
Traduire du Turc vers le Anglais
Onu ilk gördüğümde, o ölmüş gibi görünüyordu.
Büyükbüyükbüyükannemiz ablam doğduktan sonraki gün ölmüş.
Cesaretin olmasa şimdi ölmüş olurduk.
Komşumun ölmüş olabileceğini düşünüyorum.
Tom'un ölmüş olabileceğini düşünüyorum.
Tom'un ölmüş olduğunu söylediğini düşündüm.
Güneş olmasaydı, bütün hayvanlar ölmüş olurdu.
Biz muhtemelen 50 yıl içinde ölmüş olacağız.
Tom'un şimdiye kadar ölmüş olacağını düşündüm.
Tom birkaç gün içinde ölmüş olacak.
Dul kocası ölmüş bir kadındır.
Benim pil neredeyse ölmüş.
O sanki uyuyor gibi görünüyor ama aslında o ölmüş.
Tom şimdiye kadar ölmüş olabilir.
Dan önümüzdeki hafta ölmüş olacak.
O çocuk, ölmüş hayvanı için bir mezar kazdı.
Ah! İki yavru kuş, soğuktan ölmüş.
Tom beni öldürmek isteseydi çoktan ölmüş olurdum.
Hayır, bu olamaz! Ölmüş olamaz!
Hayır, olamaz! O ölmüş olamaz!
Tom ölmüş olmayabilir.
Şimdiye kadar ölmüş olacağını düşündüm.
Biz zamanlar kocası yıllar önce ölmüş olan yaşlı bir kraliçe vardı ve onun da güzel bir kızı vardı.
Tom ölmüş olmayı diledi.
Onun çoktan ölmüş olduğunu nasıl biliyorsun?
Modern tıp olmasaydı şu an ölmüş olurdum.
Tom şu anda ölmüş.
Tom'un ölmüş olduğunu bilmiyordum.
Fadıl ölmüş olabilir.
Bu ağaç ölmüş. Kesilmesi gerekir.
Ağaç ölmüş.
Beni kurtarmamış olsaydın ölmüş olurdum.
Kendimi ölmüş gibi hissettim.
Sami kamyonunda donarak ölmüş bulundu.
Leyla taşrada hemen hemen ölmüş bulundu.
Ölmüş olmalı.
Ölmüş olan kişi Tom değildi. O Mary'ydi.
Tom muhtemelen zaten ölmüş.
Sami yerde ölmüş bulundu.
Sami'nin anında ölmüş olması gerekirdi.
Tom olmasaydı muhtemelen şimdi ölmüş olurdun.
Eve geldiğimde açlıktan ölmüş olacağım.
Eve vardığımda açlıktan ölmüş olacağım.
Tom açlıktan ölmüş olmalı.
Link ölmüş.
Görmemiş görmüş, gülmeden ölmüş.
Kırk yıl kıran olmuş, eceli gelen ölmüş.
Tom kazada ölmüş olmayabilir.
Tom üç yaşındayken annesi ölmüş.
Bütün dede ve ninelerim ben doğmadan ölmüş.
Yalandan kim ölmüş?
İnsanlık ölmüş diyorlar.