Apprenez à utiliser çıkmış dans une phrase en Turc. Plus de 77 phrases d'exemple sélectionnées avec traductions. Adapté au mobile et gratuit. Propulsé par Mate.
Biraz daha erken çıkmış olsaydın, yoğun trafikten kurtulmuş olurdun.
Traduire du Turc vers le Anglais
O, adeta, sudan çıkmış balık gibi.
Traduire du Turc vers le Anglais
Firari buradan elli kilometre uzaktaki küçük bir kasabada ortaya çıkmış, ama sonra gözden kaybolmuş.
Traduire du Turc vers le Anglais
Okuldaki diğer tüm çocukların zengin ebeveynleri vardı, ve o sudan çıkmış bir balık gibi hissetmeye başlıyordu.
Traduire du Turc vers le Anglais
O, aklımdan çıkmış olmalı.
Traduire du Turc vers le Anglais
Onun adı aklımdan çıkmış.
Traduire du Turc vers le Anglais
O, zaten yola çıkmış olabilir.
Traduire du Turc vers le Anglais
Dünyanın çivisi çıkmış.
Traduire du Turc vers le Anglais
Tabiri caizse, sudan çıkmış balık gibisin.
Traduire du Turc vers le Anglais
Tom sudan çıkmış balık gibi hissetti.
Traduire du Turc vers le Anglais
O adı çıkmış bir yalancı.
Traduire du Turc vers le Anglais
Bu öğrenci tamamen kontrolden çıkmış.
Traduire du Turc vers le Anglais
Saçlarınız bir berberden çıkmış ve fönlü.
Traduire du Turc vers le Anglais
O, ebeveynlerine karşı çıkmış olamaz.
Traduire du Turc vers le Anglais
Sudan çıkmış balık.
Traduire du Turc vers le Anglais
Fırından yeni çıkmış ekmeğin kokusunu seviyorum.
Traduire du Turc vers le Anglais
Onlara sor izin çıkmış mı?
Traduire du Turc vers le Anglais
Onu görmeye gittiğim her seferde, o çoktan çıkmış oluyor.
Traduire du Turc vers le Anglais
Güneş çıkmış olmasına rağmen hava soğuktu.
Traduire du Turc vers le Anglais
Kitabı getirmeyi unuttum. Aklımdan çıkmış işte.
Traduire du Turc vers le Anglais
Bazı işverenler, hapishaneden yeni çıkmış insanları işe almaya isteksizdirler.
Traduire du Turc vers le Anglais
Tansiyonun çıkmış.
Traduire du Turc vers le Anglais
Yemeğin çıkmış olacak.
Traduire du Turc vers le Anglais
Aklımdan çıkmış olmalı.
Traduire du Turc vers le Anglais
Trenimiz çoktan yola çıkmış.
Traduire du Turc vers le Anglais
Tom geçen hafta izne çıkmış olmalı.
Traduire du Turc vers le Anglais
Güneş çıkmış olsa bile hava soğuktu.
Traduire du Turc vers le Anglais
Tom çıkmış olmalı.
Traduire du Turc vers le Anglais
Küçük ve köhne bir kasabada yetişen Tom, büyük şehre yerleştiğinde sudan çıkmış balığa dönmüştü.
Traduire du Turc vers le Anglais
2020 yılına kadar, bu şehrin nüfusu iki katına çıkmış olacak.
Traduire du Turc vers le Anglais
Boyası çıkmış.
Traduire du Turc vers le Anglais
Tom kontrolden çıkmış, biliyorsun.
Traduire du Turc vers le Anglais
Sorun tamamen aklımdan çıkmış.
Traduire du Turc vers le Anglais
Onun ismi tamamen aklımdan çıkmış.
Traduire du Turc vers le Anglais
Tom şimdiye kadar hapisten çıkmış olmalı.
Traduire du Turc vers le Anglais
Yumurtadan yeni çıkmış yavru kuşlar çok tüylü idi.
Traduire du Turc vers le Anglais
Ken'in adı çıkmış köpeğinin nerede olduğu Tom'un görüş alanının çok ötesinde bir sorun.
Traduire du Turc vers le Anglais
Şimdiye kadar tren yola çıkmış olmalıydı.
Traduire du Turc vers le Anglais
Çıkmış yeni bir konsol var. Ona Nintendo 64 deniyor!
Traduire du Turc vers le Anglais
Tom zaten Boston'a yola çıkmış olabilir.
Traduire du Turc vers le Anglais
O yırtık dondan çıkmış gibi duruyor.
Traduire du Turc vers le Anglais
Tom aniden ortaya çıktı, sanki yerden çıkmış gibi.
Traduire du Turc vers le Anglais
Bu kurabiyeler fırından yeni çıkmış.
Traduire du Turc vers le Anglais
Kendimi sudan çıkmış bir balık gibi hissediyorum.
Traduire du Turc vers le Anglais
Kendimi sudan çıkmış bir balık gibi hissettim.
Traduire du Turc vers le Anglais
Hakem belli ki maça "görevli" çıkmış.
Traduire du Turc vers le Anglais
Tom'un çileden çıkmış olduğunu biliyorum.
Ali maça tekmelik takmadan çıkmış.
Bu tasın kalayı çıkmış.
Bu yeni model satışa çıkmış mı?
Bu yeni model piyasaya çıkmış mı?
Yıldızsporlu oyuncular maça adam sakatlamak için çıkmış gibiydi.
Dokuzuncu Ordu Müfettişliği, ki müfettişi bendim, karargâhımla Samsun'a çıkmış bulunuyordum.
Ali, kıtlıktan çıkmış gibi yemeğe çöktü.
Ali bu resimde çok fotojenik çıkmış.
Yumurtadan çıkmış, kabuğunu beğenmiyor.
Ali kıtlıktan çıkmış gibi yemeğe yumuldu.
Tom haklı çıkmış olacak.
Tom bu resimde iyi çıkmış.
Kaburgaların çıkmış.
Yeni ayakkabı alması gerekiyor. Eskisinin haşatı çıkmış.
Ali'nin pantolonunun dizleri çıkmış.
Ali'nin gömleğinin dirsekleri çıkmış.
Gariban hırsızlığa çıkmış, ay akşamdan doğmuş.
Ali'nin suratı çektirdiği vesikalık fotoğrafta mahkeme duvarı gibi çıkmış.
Ben savaştan çıkmış bir ülkede büyüdüm.
Bence bu yeni ortaya çıkmış bir şey değil.
Umut, yoldan çıkmış insan aklını tekrar yola sokar.
Şişeyi atmadan kapağının içine bak, sürpriz hediye çıkmış olabilir.
Bu fotoğrafta suratın mahkeme duvarı gibi çıkmış.
Ali Twitter hesabında büyük bir temizlik yapıp takip ettiği hesapların çoğunu takipten çıkmış.
Ali yumurtadan çıkmış kabuğunu beğenmiyor.
Ali'nin adı çıkmış bir kere.
"Olsa"yla "bulsa"yı tarlaya ekmişler, "hiç" çıkmış.
Çizgi yürüyüşe çıkmış bir noktadır.
Çıkmış bir tane savcı; savcı Başbakana meydan okuyor, bakana meydan okuyor.
Bende Mecnûn'dan daha çok aşık olma yeteneği var; gerçek aşık benim, Mecnun'un yalnızca adı çıkmış.