Mate logo
Accueil
Applications
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentre d'assistanceContactSe connecter
Applications

iPhone + iPad

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Mac + Safari

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Google Chrome

Centre d'aide, Télécharger

Mozilla Firefox

Centre d'aide, Télécharger

Opera

Centre d'aide, Télécharger

Microsoft Edge

Centre d'aide, Télécharger
Support
TéléchargerCentre d'aideLangues prises en chargeDemander un remboursementRestaurer le mot de passeRestaurer les codes sériePolitique de confidentialité
RESTEZ EN CONTACT
ContactTwitterBlog
Langue du site
services gratuits
Traducteur de sites webTraducteur en ligneConjugueur de verbesRecherche Der Die DasExemples d'utilisationWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Accueil
Applications
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentre d'assistanceContactSe connecter
Applications

iPhone + iPad

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Mac + Safari

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Google Chrome

Centre d'aide, Télécharger

Mozilla Firefox

Centre d'aide, Télécharger

Opera

Centre d'aide, Télécharger

Microsoft Edge

Centre d'aide, Télécharger
Support
TéléchargerCentre d'aideLangues prises en chargeDemander un remboursementRestaurer le mot de passeRestaurer les codes sériePolitique de confidentialité
RESTEZ EN CONTACT
ContactTwitterBlog
Langue du site
services gratuits
Traducteur de sites webTraducteur en ligneConjugueur de verbesRecherche Der Die DasExemples d'utilisationWordsDefinitionIdioms

Définition de « kaçırmak » en Turc

unknown

  1. kaçmak eylemini yaptırmak, kaçmasına olanak hazırlamak, yol açmak, yardım etmek ya da kaçmasını sağlamak.

    • Sanığı kaçıranlar bulunamadı
  2. zor kullanarak birlikte götürmek.

    • Kız kaçırmak suçtur
  3. bir işi belirlenen zamanda yapamamak, o zamana yetişememek.

    • Uçağı kaçırmak işime gelmez
  4. kaçmak zorunda bırakmak.

    • İki sözle onu kaçırdı
  5. bir daha ele geçiremeyecek biçimde yitirmek, değerlendirip yararlanamamak.

    • Öneriyi kaçırmak istemiyorum
  6. bir ülkeye, yasadışı yollardan mal sokmak ya da bir ülkeden bu yolla mal çıkarmak.

    • Deniz yoluyla içki kaçırmak kolaymış
  7. kimseye haber vermeden götürmek, aşırmak, çalmak.

    • Kadın, evin eşyasını kaçırmış
  8. göstermemek.

    • Şiirlerini kaçırıyor
  9. bir araç ya da aygıtla iş yaparken, aracı, aygıtı iyi kullanamamak nedeniyle ya da dalgınlıkla, herhangi bir zarara yol açmak.

    • Jileti kaçırmışım, yüzüm kesildi
  10. sınırı, ölçüyü aşmak.

    • Rakıyı kaçırınca böyle sarhoş oldu
  11. sızdırmak.

    • Motor yağ kaçırıyor
  12. istemeyerek, elinde olmayarak aptesini yapmak.

    • Çocuk donuna kaçırmış
  13. aklını yitirmek, delirmek.

    • Bu evde üç gün dursan kaçırırsın