Aprenda a usar yeterli en una frase en turco. Más de 100 frases de ejemplo seleccionadas a mano con traducciones. Gratis y adaptado a móviles. Con la tecnología de Mate.
Sadece beyaz kağıt yeterli.
Traducir de turco a inglés
Bir gün için bu kadarı yeterli.
Traducir de turco a inglés
Hepimiz için yeterli yiyecek vardı.
Traducir de turco a inglés
On bin yen yeterli mi?
Traducir de turco a inglés
Bir dil asla yeterli değildir.
Traducir de turco a inglés
Yeterli param olsaydı o hoş arabayı alırdım.
Traducir de turco a inglés
Öncelikle,devlet tahvilleri bir bakkal dükkânı çalıştırmak için yeterli değiller.
Traducir de turco a inglés
Maaş altı kişilik bir aile için yeterli değildir.
Traducir de turco a inglés
Her kim geç kalkarsa, onun için, yeterli ekmek olmayabilir.
Traducir de turco a inglés
Herkes için yeterli sandalye var mı?
Traducir de turco a inglés
Bir günde 1800 kalorilik yemek yeme yeterli midir?
Traducir de turco a inglés
Onun kendisi şiir olmadıkça, şiirle ilgili hiçbir tanım yeterli değildir.
Traducir de turco a inglés
Onu mahkûm etmek için suçla ilgili yeterli kanıt yoktu.
Traducir de turco a inglés
Mezun olmak için yeterli kredim yok.
Traducir de turco a inglés
Dünyanın pek çok yerinde, herkesin ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli yiyecek yoktur.
Traducir de turco a inglés
Dolaşmak için yeterli yiyecek var.
Traducir de turco a inglés
Saldırı yeterli planlama yapılmadan başladı.
Traducir de turco a inglés
Ödeme altı kişilik bir aile için yeterli değildir.
Traducir de turco a inglés
Yeterli param olsa, ben yurtdışına gidebilirim.
Traducir de turco a inglés
Yeterli zamanım olsa, seninle konuşurum.
Traducir de turco a inglés
Yeterli param olsaydı, onu alabilirdim.
Traducir de turco a inglés
Yeterli param olsa, onu satın alabilirim.
Traducir de turco a inglés
Bir gün için yeterli.
Traducir de turco a inglés
Amerika'da hapishanede mahkumlar için ayrılan yer mahkumlara yeterli değildir.Bu yüzden hapishaneler çok kalabalıktır.
Traducir de turco a inglés
Yeterli param olsa, ben bu kitabı satın alabilirim.
Traducir de turco a inglés
Tom'un yeterli arkadaşı yok.
Traducir de turco a inglés
Tom bir treni kullanmak için yeterli deneyime sahip değildir.
Traducir de turco a inglés
Tom yeterli parası olmadığı için bizimle Boston'a gidemedi.
Traducir de turco a inglés
İyi yiyecek ve yeterli uyku, iyi bir sağlık için kesinlikle gereklidir.
Traducir de turco a inglés
O ona bir dişçi görmesini tavsiye etti fakat o öyle yapacak yeterli zamanı olmadığını söyledi.
Traducir de turco a inglés
Parayı ve teknolojiyi dünyanın bir tarafından diğerine taşımak yeterli değildir.
Traducir de turco a inglés
Tom yemek için yeterli zamanı olmadığından öğle yemeği yemeden gitti.
Traducir de turco a inglés
Seyahatim için yeterli param yok.
Traducir de turco a inglés
Tom o faturayı ödemek için yeterli parası olup olmadığını merak etti.
Traducir de turco a inglés
Tom'un birkaç bakkal almak için yeterli parası vardı.
Traducir de turco a inglés
Hiç kimse adaylığı kazanmak için yeterli oy almadı.
Traducir de turco a inglés
Yeterli zamanım olsaydı, Londra'nın daha çok kısmını görebilirdim.
Traducir de turco a inglés
Bol zamanım var, ama yeterli param yok.
Traducir de turco a inglés
Tom kışı geçirmek için yeterli yakacak odunu olup olmadığını merak etti.
Traducir de turco a inglés
Tom emekli olmak için yeterli parasının olmasını diledi.
Traducir de turco a inglés
Tom bir araba satın almak için yeterli parayı tasarruf etmek istedi.
Tom'un sonuçta Mary'ye elmas bir yüzük alması için yeterli parası olmalıydı.
Tom'un bu mağazadaki herhangi bir bilgisayarı almak için yeterli parası var.O sadece hangisini alacağına karar vermeli.
Tom yapmayı söz verdiği yetimhaneyi yaptırmak için yeterli parayı toplamada zor zamanlar geçirdi.
Tom hesabı ödemek için cüzdanında yeterli parası olduğunu düşünmüyordu.
Tom'un başka bir şey yapacak yeterli zamanı yoktu.
Tom'un otomattan bir içecek satın almak için yeterli bozuk parası yoktu.
Tom'un işi yaptırmak için kesinlikle yeterli zamanı var.
Eğer yeterli parasını olmadığını bilseydi Tom Mary'nin biletini ödeyebilirdi.
Hem Tom hem Mary için burada yeterli yer yok.
Tom'un büyük ailesini desteklemek için yeterli para kazanması kolay değildi.
Bileti ödemek için cebinde yeterli paran olduğundan emin olmalısın.
İstediğimiz her şeyi satın almak için yeterli paramız olmadığını varsaymalısın.
Bir karar vermek için henüz yeterli bilgimiz yok.
Yeni bir traktör almak için yeterli paramızın olması biraz zaman alacak.
Yeterli zamanın var mı?
Yeterli paran var mı?
Yeterli enerjin var mı?
Yeterli battaniyelerin var mı?
Dün gece yeterli uyku aldın mı?
Maaşın aileni geçindirmen için yeterli mi?
O, uzun bir yolculuk yapmak için yeterli enerjiye sahip mi?
Sorun yeterli paraya sahip olmamamızdır.
Tom projeyi terk etti. Çünkü o yeterli paraya sahip değildi.
İstediği tabloyu Tom'a almak için yeterli paramız olup olmayacağını merak ediyorum.
Araba sürmek için yeterli yaşta.
Tom'un yeterli parası olmadığı için satın almak istediği şeyi alamaz.
Tom'un o tür bir sorunla ilgilenmek için yeterli deneyimi yoktu.
Tom işi iyi yapmak için yeterli tecrübeye sahip değildi.
Tom ne yapacağını bilmek için yeterli tecrübeye sahip değildi.
Tom'un yeterli parası yoktu.
Tom'un yapmak istediği şeyi yapmak için yeterli yeri yoktu.
Tom yeterli paraya sahip olmamaktan hoşlanmıyordu.
Tom Mary gibi bir kadını geçindirmek için yeterli para kazanmıyor.
Tom'un henüz istediği arabayı almak için yeterli parası yok.
Tom'un yeterli parası yok.
Tom'un bir fincan kahve için yeterli parası yok.
Tom okul malzemelerini almak için yeterli parasının olup olmadığını bilmiyor.
Yeterli.
Bu yeterli.
Şimdilik bu kadar yeterli.
Yeterli yiyeceğimiz var mı?
Yeterli RAM'im yok.
Şimdi yeterli yiyeceğimiz var.
Yeterli yiyeceğin var mı?
Yeterli yakıt yoktu.
Bin yen yeterli midir?
Onun için yeterli zamanım var.
O şimdilik yeterli olacaktır.
O, görev için yeterli değildir.
Onun yeterli parası yoktu.
Tom'un çok yeterli maaşı var.
Onlar yeterli yiyecek alamadılar.
Çalışanlarınızın mutlu olmasını istiyorsanız, onlara yeterli bir ücret ödemelisiniz.
Yemek yemek istememe rağmen, yemek yiyecek yeterli zamanımın olmadığını fark ettim.
Bu yeterli olmalıdır.
Neredeyse onun yeterli yiyeceği yoktu.
Ev küçük fakat bizim için yeterli.
Buradan çıkacak yeterli sağduyuya sahibim.
Trene yetişmek için yeterli zamanımız var.