Aprenda a usar yedek en una frase en turco. Más de 81 frases de ejemplo seleccionadas a mano con traducciones. Gratis y adaptado a móviles. Con la tecnología de Mate.
O turun zaten bir yedek listesi var.
Traducir de turco a inglés
Tom bir araba fabrikasında yedek parça yapıyor.
Traducir de turco a inglés
Eskiden konser verdiğimde Tom ve Mary arkada benim yedek şarkıcılarımdı.
Traducir de turco a inglés
Tom yedek lastiği çıkarmak için bagajı açtı.
Traducir de turco a inglés
Tom'un her zaman bir yedek planı vardı.
Traducir de turco a inglés
Bu araba için yedek parça alamam.
Traducir de turco a inglés
Yedek bir gömleğim yok.
Traducir de turco a inglés
Ondan yapılmış bir yedek anahtarı vardı.
Traducir de turco a inglés
Tom bahçesinde gizli bir yedek anahtar bulundurur.
Traducir de turco a inglés
Yedek parçaları birer birer inceledi.
Traducir de turco a inglés
Evimin dışarıda gizli bir yedek anahtarı var.
Traducir de turco a inglés
Tom takımda olsa bile, o sadece yedek kulübesinde bekler.
Traducir de turco a inglés
Bir yedek öğretmen olarak iş buldum.
Traducir de turco a inglés
Bir araba fabrikasında yedek parça yapıyorlar.
Traducir de turco a inglés
Yedek anahtarın var mı?
Traducir de turco a inglés
Bize yedek parça gönderiyorlar.
Traducir de turco a inglés
Yedek parçaları peş peşe inceledi.
Traducir de turco a inglés
Bir araba fabrikasında yedek parça yapıyorum.
Traducir de turco a inglés
Bir araba fabrikasında yedek parça yapıyor.
Traducir de turco a inglés
Mary bir araba fabrikasında yedek parça yapıyor.
Traducir de turco a inglés
Bir araba fabrikasında yedek parça yapıyoruz.
Traducir de turco a inglés
Bir araba fabrikasında yedek parça yapıyorsunuz, değil mi?
Traducir de turco a inglés
Bir yedek anahtarınız var mı?
Traducir de turco a inglés
Araban için kaç tane yedek anahtarın var?
Traducir de turco a inglés
Sana bir yedek alabilir miyim?
Traducir de turco a inglés
Aracınızın yedek lastiği var mı?
Traducir de turco a inglés
Belki bir yedek bulabiliriz.
Traducir de turco a inglés
Tom arabasının bagajına yedek lastik koydu.
Traducir de turco a inglés
Yedek getirin.
Traducir de turco a inglés
Sizin yedek oyuncunuz zaten seçildi.
Traducir de turco a inglés
Lütfen bana bir yedek battaniye ver.
Traducir de turco a inglés
Her zaman bir yedek planın var.
Traducir de turco a inglés
Uçak biraz yedek yakıt taşımalıdır.
Traducir de turco a inglés
Bu arada, yedek pillerin var mı?
Traducir de turco a inglés
Bir yedek planın var mı?
Traducir de turco a inglés
Onların yedek bir planı var mıydı?
Traducir de turco a inglés
Yedek anahtarım var.
Traducir de turco a inglés
Yedek lastik bagajda.
Traducir de turco a inglés
Tom bagajı açtı ve yedek lastiği çıkardı.
Traducir de turco a inglés
Benim yedek planım yok.
Traducir de turco a inglés
Yedek planım yoktu.
Traducir de turco a inglés
Tom yedek parça çalmak için bir depoya gizlice girdi.
Traducir de turco a inglés
Tofu, et için bir yedek olarak kullanılabilir.
Traducir de turco a inglés
Senin aracının yedek lastiği var mı?
Traducir de turco a inglés
O sınıf, okulun ilk haftası için bir yedek öğretmene sahipti.
Traducir de turco a inglés
Bir şeyin aksama ihtimaline karşın Tom'un bir yedek planı vardı.
Traducir de turco a inglés
Senin yedek lastiğini tutmak için en mantıklı yer arabanın bagajındadır.
Traducir de turco a inglés
Üst katta iki yedek odamız var, bunlardan hiçbiri yıllardır kullanılmıyor.
Traducir de turco a inglés
Oda 360 için bir yedek anahtar alabilir miyim?
İki yedek lastik alıyoruz.
Hiç yedek yok.
Her zaman yedek bir plan yapmaya çalışıyorum.
Tom ve Mary, John'un yedek şarkıcılarıdır.
Yedek kopyalar yapan bir programı nasıl yazıyorsunuz?
Bir yedek raketim var.
Tom yedek lastiği almam için bagajı açtı.
Yedek bir odamız var.
Yedek anahtar yaptırdım.
Neyse ki bir yedek planım vardı.
Ali yedek kulübesine "Beni değiştirin." işareti yaptı.
Anadoluspor'da genellikle yedek kalan Ali sezon sonunda düzenli oynayabileceği bir takıma gitmek istediğini söyledi.
Daha önce genellikle yedek soyunan Ali, hoca değişikliğinin ardından takımın banko ismi oldu.
Ali maçı yedek kulübesinden izledi.
Ali bu maç yedek kaldı.
Ali bu maç yedek soyundu.
Yedek almış mıydın?
Otomobil yedek parçaları pahalı.
Sami Leyla'yı yedek dansçı olarak çağırdı.
Sami Leyla'yı yedek rakkase olarak çağırdı.
Bir araba fabrikasında yedek parça yapımında çalışıyor.
Cihaz arızalı olup yedek parça niyetine satılıktır.
Para, hükümetin yedek fonlarından sağlanacak.
Yanni'nin bir oto yedek parça şirketi var.
Orada yedek düğme var.
Alt kısımda dikili yedek düğme var.
Mümkün olan en kısa sürede yedek bir kopya oluşturmalıyız.
"Yedek anahtar var mı?" "Evet, var."
Yedek anahtar var mı?
Yedek anahtarınız var mı?
Yedek anahtarım yok.
Yedek anahtar yok.