Aprenda a usar ateşin en una frase en turco. Más de 75 frases de ejemplo seleccionadas a mano con traducciones. Gratis y adaptado a móviles. Con la tecnología de Mate.
Ateşin var mı?
Traducir de turco a inglés
Senin bugün biraz ateşin var, değil mi?
Traducir de turco a inglés
Tom ateşin üzerine bir kütük daha attı.
Traducir de turco a inglés
Lütfen ateşin sönmesini engelleyin.
Traducir de turco a inglés
Ateşin yandığı gerçeğini kimse inkar edemez.
Traducir de turco a inglés
Ateşin kullanılması insanın en büyük icadı olarak kabul edilmektedir.
Traducir de turco a inglés
Ateşin sıcaklığı ile yanakları kızarmıştı.
Traducir de turco a inglés
Ateşin kökeni bilinmemektedir.
Traducir de turco a inglés
Senin ateşin yok.
Traducir de turco a inglés
Biz ateşin yanmasını sürdürdük.
Traducir de turco a inglés
Onlar ateşin yanında oturdular.
Traducir de turco a inglés
Hafif bir ateşin olabilir.
Traducir de turco a inglés
Ateşin yok.
Traducir de turco a inglés
Büyükbaba ateşin yanındaki her zamanki yerine oturdu.
Traducir de turco a inglés
Daire şeklinde ateşin etrafına oturduk.
Traducir de turco a inglés
Ateşin yanında ıslak elbiselerini kuruttu.
Traducir de turco a inglés
Ateşin etrafında toplandılar.
Traducir de turco a inglés
Tom ateşin yanında yalnız oturdu.
Traducir de turco a inglés
Ateşin yanında ısındı.
Traducir de turco a inglés
Eğer üşüyorsan buraya gel ve ateşin yanına otur.
Traducir de turco a inglés
Eğer üşüyorsan, gel ateşin yanına otur ve kendini ısıt.
Traducir de turco a inglés
Doktor, ateşin inene kadar yatakta kalmanı söyledi, değil mi?
Traducir de turco a inglés
O, eşi ateşin yanında pişirirken, oturup okudu.
Traducir de turco a inglés
Senin ateşin var.
Traducir de turco a inglés
Ateşin var mı ve boğazın ağrıyor mu?
Traducir de turco a inglés
Ateşin yanına gel.
Traducir de turco a inglés
Ateşin önünde dinlendiler.
Traducir de turco a inglés
Kedi ateşin önünde kıvrıldı.
Traducir de turco a inglés
Tom ateşin önünde kendini ısıttı.
Traducir de turco a inglés
Hava kararınca ateşin etrafında şarkı söyledik.
Traducir de turco a inglés
Tom ateşin yanında bir battaniyede uzanıyor.
Traducir de turco a inglés
Biz yaşamımızdan tek bir sayfa yırtamayız ama kitabı ateşin içine atabiliriz.
Traducir de turco a inglés
Ateşin var.
Traducir de turco a inglés
Tom ateşin yanında oturdu.
Traducir de turco a inglés
Ateşin var mı? Kızarmış görünüyorsun.
Traducir de turco a inglés
Sanırım ateşin var.
Traducir de turco a inglés
Çıplak ayakla ateşin üzerinde yürüdü.
Traducir de turco a inglés
Tom ateşin yanında kendini ısıtıyor.
Traducir de turco a inglés
Onlar ateşin etrafında şarkı söyledi.
Traducir de turco a inglés
Onu al ve ateşin üstüne koy.
Traducir de turco a inglés
Senin alnın oldukça sıcak. Sanırım ateşin var.
Traducir de turco a inglés
Kışın evde ateşin yakınında kalmayı ve rüzgar sesini dinlemeyi severim.
Traducir de turco a inglés
Senin ateşin var ve dışarı çıkmaman gerekir.
Traducir de turco a inglés
Ateşin mi var?
Traducir de turco a inglés
Eğer ateşin varsa hemen hastaneye gitmek iyi bir fikir olurdu.
Traducir de turco a inglés
Tom ve arkadaşları ateşin etrafına oturdular, iyi eski günlerden bahsettiler.
Traducir de turco a inglés
Yüzün kırmızı. İyi misin? Belki ateşin olabilir mi?
Traducir de turco a inglés
Ateşin var mı? Yanakların kırmızıdır.
Traducir de turco a inglés
Tom gitarını çalarken ateşin yanında oturdu.
Traducir de turco a inglés
Ayakkabıların ıslak. Onları ateşin yakınına koyun.
Çocuklar ateşin yanında bacak bacak üstüne atarak oturdu.
Sigaran ve ateşin var mı?
Kampçılar ateşin etrafında oturdu.
Senin boğaz ağrısı ve ateşin var. Dışarı çıkma.
Ateşin parıltısını millerce görebildiniz.
Tom ateşin üzerine daha fazla kütük koyarken, Mary uyudu.
Buraya gelin ve ateşin yanında kendinizi ısıtın.
Ateşin kaynağı budur.
Bütün çocuklar ateşin çevresinde oturdular.
Ateşin kırıldı.
Ateşin yakın oturdum.
Boğaz ağrısı ve ateşin olduğundan, muhtemelen yatağında kalmalısın.
Tom, Mary, John ve Alice ateşin etrafında oturdular.
Hala ateşin var mı?
Ateşin olduğunu hissediyorum.
Gel ve ateşin yanında kendini ısıt.
Tom kıyafetlerini ateşin yanında kuruttu.
Tom ateşin yanına oturdu.
Ateşin sönmesine izin verme.
RAB, “Dağa çık ve önümde dur, yanından geçeceğim” dedi. RAB'bin önünde çok güçlü bir rüzgar dağları yarıp kayaları parçaladı. Ancak RAB rüzgarın içinde değildi. Rüzgarın ardından bir deprem oldu, RAB depremin içinde de değildi. Depremden sonra bir ateş çıktı, ancak RAB ateşin içinde de değildi. Ateşten sonra ince, yumuşak bir ses duyuldu.
Ateşin yanında ısındık.
Ateşin gölgesi olmaz.
Ateşin etrafında şarkı söyledik.
Tom ve Mary kendilerini ateşin yanında ısıttı.
Alnın çok sıcak; Sanırım ateşin var.