Aprenda a usar çocukluk en una frase en turco. Más de 65 frases de ejemplo seleccionadas a mano con traducciones. Gratis y adaptado a móviles. Con la tecnología de Mate.
Geçen Haziran Yumiko, bir çocukluk arkadaşıyla evlendi.
Traducir de turco a inglés
Joan zor bir çocukluk geçirmesine rağmen büyük bir aktris oldu.
Traducir de turco a inglés
Bu fotoğraf çocukluk hatıralarımı yeniden canlandırdı.
Traducir de turco a inglés
O, bir çocukluk arkadaşıdır.
Traducir de turco a inglés
Bir çocukluk hastalığı onu kör bıraktı.
Traducir de turco a inglés
En sevdiğin çocukluk anın nedir?
Traducir de turco a inglés
Aşılar çocukluk hastalıklarını önlemeye yardımcı olur.
Traducir de turco a inglés
María, çocukluk yapma!
Traducir de turco a inglés
Çok stresli bir çocukluk geçirdim, tembelliğim varsa bence bundan kaynaklanmakta.
Traducir de turco a inglés
Mutlu çocukluk anılarımı sık sık anımsarım.
Traducir de turco a inglés
Bütün çocukluk dişlerini bu kibrit kutusunda mı biriktirdin? Bu iğrenç!
Traducir de turco a inglés
Sen ve Tom çocukluk arkadaşlarısınız, değil mi?
Traducir de turco a inglés
Tom ve ben çocukluk arkadaşıyız.
Traducir de turco a inglés
Tom kötü bir çocukluk geçirdi.
Traducir de turco a inglés
Tom kaba bir çocukluk geçirdi.
Traducir de turco a inglés
Kendi çocukluk anılarına dayalı bir roman yazdı.
Traducir de turco a inglés
Tom Mary'ye çocukluk resimlerini gösterdi.
Traducir de turco a inglés
Çocukluk fotoğrafıma güldüler.
Traducir de turco a inglés
Genç Martin Atlanta, Georgia'da oldukça sakin bir çocukluk geçirdi.
Traducir de turco a inglés
Ben Tom'un çocukluk arkadaşıyım.
Traducir de turco a inglés
"Çocukluk arkadaşları" beni korkutuyor.
Traducir de turco a inglés
Sende hiç Tom'un çocukluk resimleri var mı?
Traducir de turco a inglés
"Çocukluk arkadaşları" korkutucu.
Traducir de turco a inglés
Dan çocukluk arkadaşı Linda ile çıkmaya başladı.
Traducir de turco a inglés
Ben ve o çocukluk arkadaşıyız.
Traducir de turco a inglés
Çocukluk hayalim gerçekleşiyor.
Traducir de turco a inglés
Dan Linda'nın çocukluk aşkı.
Traducir de turco a inglés
En sevdiğiniz çocukluk anınız nedir?
Traducir de turco a inglés
Tom çocukluk arkadaşı olan Mary'ye âşık oldu.
Traducir de turco a inglés
O küfürlü bir çocukluk atlattı.
Traducir de turco a inglés
O zor bir çocukluk geçirdi.
Traducir de turco a inglés
Suçiçeği yaygın bir çocukluk hastalığıdır.
Traducir de turco a inglés
Onun çocukluk lakabı neydi?
Traducir de turco a inglés
Fotoğraf beni çocukluk günlerime geri götürüyor.
Traducir de turco a inglés
Ben korkunç bir çocukluk geçirdim.
Traducir de turco a inglés
Ben berbat bir çocukluk geçirdim.
Traducir de turco a inglés
Tom Jackson benim çocukluk kahramanımdı.
Traducir de turco a inglés
Tom bir çocukluk arkadaşıdır.
Traducir de turco a inglés
Tom, Mary'nin çocukluk arkadaşlarından biridir.
Traducir de turco a inglés
Ergenlik çocukluk ve yetişkinlik arasındaki geçiş dönemidir.
Traducir de turco a inglés
En eski çocukluk anınız nedir?
Traducir de turco a inglés
O, öykülerinin çoğunun materyali için çocukluk deneyimlerinden yararlanır.
Traducir de turco a inglés
Tom sıkıntılı bir çocukluk geçirdi.
Traducir de turco a inglés
Tom zor bir çocukluk geçirdi.
Traducir de turco a inglés
Tom sağlıklı bir çocukluk geçirdi.
Traducir de turco a inglés
O bir çocukluk hayali gibidir.
Traducir de turco a inglés
Kaliforniya'da, bir çocuk yuvasında çalışmak için erken çocukluk eğitimi almanız gerekir.
Çocukluk şişmanlığı bir salgın halindedir.
Çocukluk çağında, zaman yavaş olarak geçer.
Leyla istismarlı bir çocukluk geçirdi.
Leyla çok zor bir çocukluk geçirdi.
Leyla çok acılı bir çocukluk geçirdi.
Leyla zor bir çocukluk geçirmişti.
Sami dertsiz bir çocukluk geçirdi.
Tom zorlu bir çocukluk geçirdi.
Tom oldukça zor bir çocukluk dönemi geçirdi.
Tom oldukça zor bir çocukluk dönemi yaşadı.
İnsan mutlu bir çocukluk geçirirse ileride hayatta her şey ona daha güzel gelir.
En saçma çocukluk dönemi sanrın neydi?
Çocukluk döneminden en çok neleri özledin?
Çocukluk anıların kafanda canlandığında arka fonda ne çalıyor?
Çocukluk aşılarınızı hangi ülkede olmuştunuz?
Çocukluk evime hoş geldiniz.
Çocukluk evime hoş geldin.
Çocukluk arkadaşım müzisyen oldu.