Aprenda a usar çekip en una frase en turco. Más de 56 frases de ejemplo seleccionadas a mano con traducciones. Gratis y adaptado a móviles. Con la tecnología de Mate.
Maziye sünger çekip yeniden başlamak için işimi bıraktım ve taşındım.
Traducir de turco a inglés
Tom Mary'ye resmini çekip çekmeyeceğini sordu.
Traducir de turco a inglés
O sadece ev işlerini çekip çevirmiyor, aynı zamanda bir okul öğretmeni olarak da çalışıyor.
Traducir de turco a inglés
Tom kendi başına çekip çeviremez.
Traducir de turco a inglés
Sevenleri bir bir çekip gitmişti.
Traducir de turco a inglés
Lütfen çekip gitme.
Traducir de turco a inglés
Bankadaki paranı çekip fakirlere yardım eden bir kuruluşa bırakabilir misin?
Traducir de turco a inglés
Ölüm çok yakında, çekip gidemezsin.
Traducir de turco a inglés
Protesto için çekip gitti.
Traducir de turco a inglés
Tom kalktı, çekip gitti, Mary'yi yalnız bıraktı.
Traducir de turco a inglés
O, mendilini çekip çıkardı.
Traducir de turco a inglés
Eylül ayının 26'sı Avrupa Diller Günü'dür. Avrupa Konseyi, Avrupa'nın çokdilli mirasına dikkat çekip, çokdilliliğin toplum içinde gelişimini teşvik ederek vatandaşları farklı dilleri öğrenmesi için yüreklendirmek istiyor. Tatoeba, kullanımı kolay bir öğrenme aracı olarak etkin bir katılımla bu dilleri öğrenme ve bundan zevk alma olanağı sağlıyor.
Traducir de turco a inglés
Onun gözlerinin içine baktı ve aniden çekip gitti.
Traducir de turco a inglés
Sizin de biraz daha acı çekip olgunlaşmanızı istiyorum.
Traducir de turco a inglés
Buradan çekip gitmeliyiz.
Traducir de turco a inglés
Öylece çekip gitmene izin veremeyiz.
Traducir de turco a inglés
Öylece çekip gidemezsin.
Traducir de turco a inglés
Öylece buradan çekip gidemem.
Traducir de turco a inglés
Çekip gidemez miydiniz?
Traducir de turco a inglés
Öylece çekip gidecek misin?
Traducir de turco a inglés
Neden çekip gittin?
Traducir de turco a inglés
Tom Mary'nin çekip gitmesini istedi.
Traducir de turco a inglés
Tek kelime etmeden çekip gitti.
Traducir de turco a inglés
O çocuklar bir şarkı söyleyerek çekip gittiler.
Traducir de turco a inglés
Tom sadece çekip gidecek.
Traducir de turco a inglés
Bu hafta sonu çekip gidelim.
Traducir de turco a inglés
Sadece çekip gidemezsin.
Traducir de turco a inglés
Lütfen çekip gider misin?
Traducir de turco a inglés
Bir gün Tom çekip gidiverdi.
Traducir de turco a inglés
Şehrin gürültüsünden uzak bir yere çekip gitmeyi çok istiyorum.
Traducir de turco a inglés
Sadece çekip gidelim.
Traducir de turco a inglés
Tom çekip gidebilirdi.
Traducir de turco a inglés
Sadece çekip gidemez misin?
Traducir de turco a inglés
Keşke herkes çekip gitse.
Traducir de turco a inglés
Tom bir haftalığına çekip gitti.
Traducir de turco a inglés
Babam oyuncağımı ellerimden çekip aldı.
Traducir de turco a inglés
Çocuklar monoton bir sesle "Yağmur, çekip git. Başka bir gün yine gel."dedi.
Traducir de turco a inglés
Tom kapıyı çekip arkasından kapattı.
Traducir de turco a inglés
O, hoşça kal demeden çekip gitti.
Traducir de turco a inglés
Sadece çekip gitmem gerekirdi ama gitmedim.
Traducir de turco a inglés
Nereye çekip gitsem, onun gözleri her zaman beni izler.
Traducir de turco a inglés
Anadoluspor rakibi üzerine çekip ani kontrataklarla etkili olmaya çalışıyor.
Traducir de turco a inglés
Öyle çekip gidemem.
Traducir de turco a inglés
Yalnızlığı çok seversek o da bir gün çekip gider mi?
Traducir de turco a inglés
O iyi insanlar o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık.
İç çekip başını salladı.
Öyle bir çekip gitti ki Kavimler Göçü falan hikâye.
Yalnızlığı çok seversek bir gün o da çekip gider mi?
Karşı komşu her yaz balkona ip çekip biber kurutur.
Kırkından sonra evlendiği kadının çekip çevirmesiyle günahkâr gecelerin tövbekâr delikanlısı modunda yeni bir hayata yelken açtı.
Salatayı söğüş mü istersin rondodan çekip ezme mi yapayım?
Yanlış yere park edince arabasını çekip ceza yazmışlar.
Tom arkasını döndü ve çekip gitti.
Ali kredi çekip tüm parayı bitcoine bastı.
Temel Amerika'ya gidip ana dili gibi İngilizce öğrenmiş. Orada ayrıca burnunu ameliyat ettirip küçülttürmüş ve konservatuvar okuyup çok becerikli bir piyanist olmuş. Bir gün konser verip seyircileri selamladığında o sırada Amerika'da olup tesadüfen en ön sırada onu izleyen Dursun "Ula hemşerim, helal olsun çok iyi çaldın da!" diye bağırmış. Bunun üzerine şaşıran Temel kendisini nasıl tanıdığını sorunca Dursun "Piyanistler otururken tabureyi piyanoya doğru çekip ayarlarlar, sense önce tabureye oturup sonra piyanoyu kendine çektin. Oradan anladım da!" diye cevaplamış.
Sabrımı taşırmadan çekip gidin buradan.