Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContactGet ProSign In
Apps

iPhone + iPad

Help Center, Download

Mac + Safari

Help Center, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policyTerms of use
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Website translatorOnline translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContactGet ProSign In

Turkish example sentences with "yağma"

Learn how to use yağma in a Turkish sentence. Over 23 hand-picked example sentences with translations. Mobile-friendly and free. Powered by Mate.

Apps

iPhone + iPad

Help Center, Download

Mac + Safari

Help Center, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policyTerms of use
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Website translatorOnline translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Norveç'te yaşanan katliam ve son günlerde İngiltere'deki ayaklanma ve yağma, dünyanın içine sürüklendiği durum itibarı ile dehşet vericidir.

Yağmur yağma ihtimaline karşı ceketini al.

Yazın burada çok yağmur yağma eğilimi vardır.

Başımıza taş ve kurbağa yağma olasılığı sence nedir?

Yağmur yağma ihtimaline karşı yanına bir şemsiye alsan iyi olur.

Yağmur yağma ihtimaline karşı bir şemsiye almayı unutma.

Yağmur yağma ihtimaline karşı şemsiyeni getirmeyi unutma.

Yağmur yağma ihtimaline karşı şemsiyemi alacağım.

Yağmur yağma ihtimaline karşın yanına bir şemsiye al.

Yağmur yağma ihtimaline karşı şemsiyeni almayı unutma.

Yağmurun yağma ihtimali zayıf.

Yağma vardı.

Yağmur yağma ihtimaline karşı şemsiyeni alsan iyi olur.

Bugün yağmur yağma şansı yok.

Yağmur yağma ihtimaline karşın şemsiyeni yanına almalısın.

Yağma, tecavüz ve talan, savaş sırasında yaygındır.

Yağmur yağacağını sanmıyorum ama yağma ihtimaline karşın bir şemsiye alacağım.

Çok yağma görmedik.

Tom'un ofisi yağma edildi.

Yok öyle yağma.

Maydan’dan Azak Taburu ve türevi onlarca grup ülkenin çeşitli bölgelerinde çeteleşerek yağma, tecavüz, işkence ve cinayet gibi çok sayıda suça karıştı.

Yağmur yağma ihtimaline karşın yanınıza şemsiye alın.

Sevgilinin gönül varlığını yağma eyleyen aşk mıdır? Ve sonrasında cansız göğsüm içinde, gelişi ile bana tekrar can veren aşk mıdır?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English