Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContactGet ProSign In
Apps

iPhone + iPad

Help Center, Download

Mac + Safari

Help Center, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policyTerms of use
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Website translatorOnline translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContactGet ProSign In

Turkish example sentences with "yağlı"

Learn how to use yağlı in a Turkish sentence. Over 49 hand-picked example sentences with translations. Mobile-friendly and free. Powered by Mate.

Apps

iPhone + iPad

Help Center, Download

Mac + Safari

Help Center, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policyTerms of use
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Website translatorOnline translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Tom düşük-yağlı, yüksek-proteinli diyet yapıyor.

Tom kaburga gibi yağlı gıdaları sevmez.

Yağlı bir diyeti sevmiyorum.

Bir aletin kayganlığını, bir makinenin işleyişini yağlı bir madde sürerek kolaylaştırabiliriz.

Diyetin çok fazla yağlı mıdır?

Onun kolu yağlı tavaya dokundu.

Gömleğindeki o yağlı şey nedir?

Bu oldukça yağlı bir et parçası.

O biraz yağlı.

Saçım yağlı.

Onun yağlı saçı var.

Yağlı bir cildim var.

Bu çanta yağlı.

Yağlı yiyecekler yememelisin.

Eve yağlı elbiselerle çok yorgun olarak geldim.

O restorandaki yemek benim için çok yağlı.

Bu yiyeceğin çok yağlı olduğunu sandım.

Yiyeceği çok yağlı buldum.

Yiyeceğin çok yağlı olduğunu düşündüm.

Tom'un yağlı bir cildi var.

Tom silahını garajdaki bir demet yağlı paçavranın altına sakladı.

Ünlü yağlı boya resim açık artırmada 2 milyon dolara satıldı.

Yağlı yiyecekleri sevmiyorum.

Ellerim çok yağlı ve pis olduğunda nefret ederim.

Yağlı gıdaları sevmiyorum.

Tom'un parmakları yağlı.

Tom'un elleri yağlı.

İyi akşamlar. Bir bardak tam yağlı süt istiyorum.

Onun yağlı cildi var.

Bu yağlı boya tablo 17. yüzyıldan kalma.

O, yağlı restoran menüsüne dokunmaya cesaret edemedi.

Benim için az yağlı süt.

Tom'un saçı daima yağlı ve pis.

Çok yağlı oldukları için tüm kızartmaları yemedim.

Bu makineyi temiz ve yağlı tutmalısınız.

Buradaki yağlı biftekleri seviyorum.

Eski İtalyan yağlı boya resim hiç halkın içinde sergilenmedi.

Yağlı yiyecek yemekten kaçınmalısınız.

Ellerim yağlı.

Bu yağlı boyayı kim yarattı?

Değmesin, yağlı boya!

Tom en güzel yağlı boyayla resim yapıyor.

Ali kendine yağlı bir kapı bulmuş.

Tam yağlı süt midemi bozuyor, bu yüzden her zaman yarım yağlı süt içiyorum.

Bir yağlı kapı bulma umuduyla partiye üye oldu.

Elim yağlı olduğu için şişenin kapağını açarken zorlandım.

Tom'un yağlı saçları var.

Ali dükkânımızın yağlı müşterilerinden.

Yağlı yemek sevmiyorum.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English