Learn how to use uyan in a Turkish sentence. Over 43 hand-picked example sentences with translations. Mobile-friendly and free. Powered by Mate.
Ne zaman uyan bir çift bulabilirse, Tom yeni ayakkabılar alır.
Lütfen bana yeni elbiseme uyan bir kazak seçmemde yardımcı ol.
Bundan benim ölçüme uyan varmı?
O mağazada bana uyan şapka yoktu.
Uyan Tom.
Uyan!
Uyan, Tom.
Tom, uyan.
Uyan ey gözlerim gafletten uyan; daha ne kadar bekleyeceksin görmek için?
Uyan ve kahveyi kokla.
Uyan, lütfen.
Tom'un uyan ayakkabıları almada sorunu var.
Bu tanıma uyan birini tanımıyorum.
Bu kadar sadık ve yasalara uyan birini hiç görmemiştim.
İslama uyan bir kişi bir müslüman olarak bilinir.
Hey, uyan!
Çakı gibi uyan, Tom.
Polis bu tanıma uyan bir kamyon buldu.
Lütfen yarın sabah altıda uyan.
Uyan ve gülleri kokla.
Tom, uyan! Geç kalıyoruz!
Uyan, Tom. Seninle konuşmak zorundayım.
Kahverengi tek parça elbiseme uyan bir şapka arıyorum.
Tom yeni bilgisayar masasına uyan yeni bir döner sandalye satın aldı.
Şimdi uyanma zamanı. Tom uyan!
Uyan ve daha özenli ol!
Uyan. Yarı uykulusun.
Mary, uyan. Benim.
Tom, uyan. Benim.
Senin yorgun olduğunu biliyorum ama uyan!
Sonunda bu tanımlamaya uyan bir adam bulduk.
Hiç uyan ayakkabı buldun mu?
Uyan, tembel!
Hey, uykucu, uyan!
Tom yasalara uyan bir vatandaştır.
Bana uyan herhangi bir ayakkabı bulamadım.
Luis, uyan.
Hayallerinin devamını seyretmek istiyorsan uyumaya devam et, ama hayallerini gerçekleştirmek istiyorsan hemen uyan.
Uyan da balığa gidelim.
Uyan ve gününe bir gülümsemeyle başla.
Ali bukalemun gibi her ortama uyan biri.
Birbirine iyi uyan renkleri seçin.
Eh, uykucu, uyan!