Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContactSign In
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Website translatorOnline translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContactSign In
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Website translatorOnline translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "refah"

Learn how to use refah in a Turkish sentence. Over 23 hand-picked example sentences with translations. Mobile-friendly and free. Powered by Mate.

Ben refah yaşayacağım.

Şurası muhakkak ki, günümüz toplumunda tüketimin insan hayatında önemli bir yere haiz olduğunu ve refah seviyesini ve mutluluğunu yakından alâkadar etmesinin tabii olduğunu söyleyebiliriz.

Refah içinde yaşayan insanları küçümsedi.

Her ikinize mutluluk ve refah diliyorum.

Jack davasından kazandığı parayla refah içinde yaşayabilmeli.

Tom refah yaşıyor.

Tom refah içinde yaşıyor.

Barışla refah gelir.

Ben sana refah dilemek istedim.

Ben refah içinde yaşamıyorum.

Almanlar güçlü bir sosyal refah devletine değer verirler.

Refah gelecek iki yıl için beklenmiyor.

Gelecek iki yılın refah olması beklenmiyor.

Kar yılı bir refah yılıdır.

Yüksek geliri ona bir refah ömür sağladı.

Refah, tapılacak bir tanrı değil, sadece kullanılacak bir araçtır.

Refah içinde yaşıyor musun?

Jackson hanedanından Kral I. Tom, Tatoeba'yı uzun yıllar huzur ve refah içinde yönetti.

Britanya Kraliçesi Victoria'nın 1837'den 1901'e kadar süren uzun saltanatı, Amerikan refah döneminde gerçekleşti.

Refah da zamanla sağlanabilir.

Refah dönemi hemen yarım başlamayacak.

Bir ülkenin uluslararası alandaki imaj ve prestijini büyük ölçüde halkına sağladığı refah belirler.

Refah parfüm gibidir: Fazlası genellikle baş ağrısına neden olur.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English