Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContactSign In
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Website translatorOnline translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContactSign In
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Website translatorOnline translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "eşyaları"

Learn how to use eşyaları in a Turkish sentence. Over 44 hand-picked example sentences with translations. Mobile-friendly and free. Powered by Mate.

Polis, neredeyse bir aydır çalınan eşyaları arıyor.

Eşyaları biraz daha ciddi bir şekilde al.

Tom'un eşyaları kara borsadan aldığını işittim.

Tom bazı hatıra eşyaları geri getirdi.

Eşyaları bir kutuya koyabilirim.

Eşyaları kredili almayın.

Bu kasa değerli eşyaları saklamak içindir.

Eşyaları yarı fiyatına aldım.

Eşyaları paketlemek çok uzun sürdü.

Tom eşyaları topluyor.

Tom'un eşyaları nerede?

Tom eşyaları üç kümeye ayırdı.

Eşyaları sökmek geri toparlamaktan daha kolaydır.

Soğukkanlılığını kaybetti ve eşyaları fırlatmaya başladı.

Bu eşyaları çok yüksek bir fiyata satın aldı.

Keşke eşyaları bana atmaktan vazgeçsen.

Eşyaları biraz toparlamaya çalışıyorum.

Tom eşyaları kutudan çıkarmaya başladı.

Onun eşyaları karıştırılmamıştı.

Eşyaları görüyorum.

Tüm sayıları, renkleri ve evdeki eşyaları ezbere biliyorum.

Biz tüm eşyaları o mağazadan satın aldık.

Onlar kimin eşyaları?

Gıda ve mutfak eşyaları mutfak dolaplarında saklanır.

Değerli eşyaları arabada bırakmayın.

Değerli eşyaları bir arabada bırakmayın.

O arka arkaya giyim eşyaları aldı.

O birbiri ardına giyim eşyaları aldı.

Tom eşyaları nasıl tamir edeceğini biliyor.

Eşyaları düzenli tutman gerekiyor.

Eşyaları dışarı atmak zordur.

Bütün bu eşyaları atalım.

Tom, süpermarketten eve gelir gelmez genellikle eşyaları buzdolabına koyar.

Gümüş eşyaları cilalı tutmazsan parlaklığını kaybederler.

Tom'un eşyaları çok iyiydi.

Sadece Tom'un değerli eşyaları alındı.

Tom genellikle eşyaları kaybeder.

Tom eşyaları çevrimiçi satar.

Sami eşyaları attı.

Tom sık sık eşyaları nereye bıraktığını unutur.

Şifoniyerdeki eşyaları düzenli bir şekilde yeniden yerleştirelim.

Tom'da eşyaları yerine koyma huyu yoktur.

Yaşamında karışıklık istemiyorsan eşyaları aldığın yere, insanları da hak ettikleri yere koy.

Biz uyurken birisi evimize girdi ve bazı eşyaları çaldı.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English