Learn how to use diyen in a Turkish sentence. Over 31 hand-picked example sentences with translations. Mobile-friendly and free. Powered by Mate.
Öyle diyen biri bir yalancıdır.
"Yardım edin!" diyen bir ses duydum. Güldüm.
Aile bizim için önemli diyen siz değil miydiniz?
Tavşana kaç, tazıya tut diyen bir kişidir o.
Tom odaya girdiğinde " Doğum Günün kutlu olsun" diyen büyük bir pankart gördü.
Bana hain diyen, beni ihanetle suçlayan seni affeder miyim?
Bunu diyen sen misin?
İşinden ayrıl diyen ben değildim.
"Sana öyle söylemiştim." diyen insanlardan hoşlanmıyorum.
Sadece "evet" ve "hayır" diyen biriyle bir konuşmayı sürdürmek zor.
Para her şeyi yapar diyen adam, para için her şeyi yapandır.
"Çimlere basmayın" diyen bir tabela vardı.
"Yüksek voltaj" diyen tüm işaretler çoğu kez sarıdır.
Duvarda "doğum günün kutlu olsun" diyen bir pankart vardı.
Buna bir saray diyen küstahtır. Aslında bu büyük bir ev.
O, "sarılmak bedava" diyen bir tablo ile kendini caddenin ortasına koydu.
Sadece "evet" ve "hayır" diyen biriyle konuşmaya devam etmek çok zor.
Kendi diyen kendi olur.
Kendini kontrol etmek kolaydır diyen olmadı.
Para her şeyi yapar diyen, para için her şeyi yapandır.
Sana hiç cimri ya da pinti diyen oldu mu?
Bunu diyen yalan söylemiş olur.
Bunu benim diyen yapamaz.
Ali performansıyla benim diyen profesyonellere taş çıkarttı.
Televizyondaki politik tartışma programlarında Amerika'ya Amariga diyen birini duyunca IQ'mu düşürmemek için ışık hızıyla kanal değiştiriyorum.
Bunu diyen yalan söylüyordur.
Hiç kırdım mı diyen yok. Herkes kırıldığının peşinde.
Orada "evet" diyen bir adam var.
Bu zaferi anma günlerinde, Türk'üm diyen herkesin duyması gereken heyecan, coşku, gurur çok büyüktür.
Atatürk'e ulu önder diyen kimseyle dost olamayız.
"Çıldırmak üzereyim." diyen birine mutlaka yardım edilmesi gerekir.