Learn how to use dal in a Turkish sentence. Over 24 hand-picked example sentences with translations. Mobile-friendly and free. Powered by Mate.
Frank Üniversitede Sosyoloji'yi ana dal olarak seçti.
Ben ağaçtan bir dal kestim.
Ağaçtan bir dal kesti.
Ağaçtan birkaç dal kesti.
O bıçak ile ağaçtan ince bir dal kesti.
Bu ağaçta her dal üzerinde bir elma var.
Dal, yapraklarla doludur.
Dal düşmek üzere.
Dal kırılmak üzere.
Bir dal çatırtısı duydum.
Elbisesini bir dal yırttı.
Onun elbisesini bir dal yırttı.
Tom ağaçtan bir dal kesti.
Allah uçamayan kuşa alçacık dal verir.
Alırım bir dal.
Ooo, alırım bir dal.
Dal rüzgârı affetse de kırılmıştır bir kere.
Dal sarkar kartal kalkar, kartal kalkar dal sarkar.
Ali evde dal taşak gezerken perdenin açık olduğunu fark etti.
Bir dal sigara ver.
Ataput'a bir dal sigara verdim.
Kuş konduğu dalın kırılmasından korkmaz. Çünkü güvendiği dal değil, kendi kanatlarıdır.
Meyvelerle dolu dal kaçınılmaz olarak eğilir.
Dal eğildi ama kırılmadı.