Learn how to use bayram in a Turkish sentence. Over 47 hand-picked example sentences with translations. Mobile-friendly and free. Powered by Mate.
El ile gelen düğün bayram.
Bu bayram, evdeki hesap çarşıya uymadı.
Yarın bayram mı?
Her gün bayram.
Bayram değil,seyran değil,eniştem beni niye öptü?
Bayram arifesinde terminaller ana baba günü olur.
Hırsızın firarı hırsıza bayram, köye gam.
Bayram bütün gece sürecekti.
O bayram şimdiye kadar yaşadıklarımın en iyisiydi.
Bayram çok sıkıcıydı, neredeyse hemen kaçtım.
At ölür, itlere bayram olur.
Yarın arife, öbür gün bayram.
Bayram haftasını mangal tahtası anlamışsın.
Bayram değil, seyran değil, eniştem beni niye öptü?
Düğüne bayram koçu gibi gelmiş.
Emmioğlu ne kesiyorsunuz bu bayram?
Deliye her gün bayram.
Sami bayram için kurbanlık koç aldı.
Sami bayram tatilinde İstanbul'u ziyaret etti.
Ali bana bayram mesajı gönderdi.
Ali bayram namazına gitti.
Ali bayram tatilinde şehir dışına gitti.
Sonraki bayram pazara düşüyor.
Ali bayram tatilinde memleketine gitti.
Bayram değil, seyran değil. Eniştem beni niye öptü?
Bayram değil, seyran değil.
Bayram için eve döneceğini umuyordum.
Bu bayram evdeyiz.
Bunlar oruç tuttuğu ile bayram etmezler.
İte et kısmet olmayacaksa bayram sabahı uyurmuş.
Keşke aramızdaki şey küslük olsaydı. Bayram olunca barışırdık belki.
Bayram üç gün sürüyor.
Karşılıklı olarak bayram tebrikleri ediliyor.
Tiran'da bayram havası vardı.
Emekli maaşları bayram nedeniyle erken yattı.
Bayram telaşı hepimizi yormuştu.
At ölünce ite bayram olur.
Önümüzdeki pazartesi milli bayram.
Önümüzdeki pazartesi ulusal bayram.
Bayram planının ne?
Küçükken çok bayram harçlığı topluyor muydun?
Cadılar Bayramı dini bir bayram değildir.
Binlerce Filistinli Mescid-i Aksa'da bayram namazı kıldı.
Bugün milli bayram.
Bugün milli bayram günü.
Cadılar bayramı çocuklar için çok tehlikeli bir bayram olabilir.
Bu önemli ve kutlu günlere bayram denir.