Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContactGet ProSign In
Apps

iPhone + iPad

Help Center, Download

Mac + Safari

Help Center, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policyTerms of use
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Website translatorOnline translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContactGet ProSign In

Turkish example sentences with "başkası"

Learn how to use başkası in a Turkish sentence. Over 39 hand-picked example sentences with translations. Mobile-friendly and free. Powered by Mate.

Apps

iPhone + iPad

Help Center, Download

Mac + Safari

Help Center, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policyTerms of use
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Website translatorOnline translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Şanslı bir ruh seni terk ettiği zaman, bir başkası seni alır.Ben az önce bir iş sınavını geçtim.

O, Tom'dan başkası değil.

Tom Mary'nin başkası ile görüştüğünü bilmiyordu.

Ancak bir gün gelir de, biri size bir başkası hakkında "O mu­vaf­fa­ki­yet­siz­leş­ti­ri­ci­leş­ti­ri­ve­re­me­ye­bi­le­cek­le­ri­miz­den­miş." derse, o kişiyi bulup "Siz mu­vaf­fa­ki­yet­siz­leş­ti­ri­ci­leş­ti­ri­ve­re­me­ye­bi­le­cek­le­ri­miz­den­miş­si­niz." deyin.

Başkası için riske girmek istemiyorum.

İşi o kabul etmezse, başkası eder.

Başkası için hiçbir zaman şarkı söylemedim.

Başkası vardı.

Otobüsü başkası sürüyor ve otobüs çok tehlikeli gidiyor.

O, başkası adına yazı yazıyor.

Bir ağaç ölürse yerinde bir başkası yetişir.

Bence sorunuzu başkası yanıtlasın.

Başkası konuşuyorken sözünü kesme.

Benim sevdiğimle benden başkası konuşamaz.

Neden bir başkası yapamıyor bunu?

En kötü dost ve düşman, ölümden başkası değildir.

Birçok çiçek var. Biri kırmızı, bir başkası beyaz ve kalanları sarı.

Benim anadilim bir başkası için yabancı dildir.

Bu ondan başkası değil.

Yardım edebilecek bir başkası var desem?

Ölümlerden ve vergilerden başkası yalan.

Sen kaybedersen başkası kazanır.

Ben onu bildirmezsem başkası yapacak.

Bir başarısızlığı bir başkası izledi.

Tom her zaman Mary'yi eleştiriyor ve onu başkası sanıyor.

Benim başkası olduğumu düşündükleri açık.

Sizin için imkansız olan şey başkası için çok iyi mümkün olabilir.

Ben mantıklı bir kişi değilim ve başkası da öyle değil.

Biri öğretmen, bir başkası doktor ve diğeri bir gazetecidir.

Gaybı Allah'tan başkası bilemez.

Sen kendini sevemiyorsan, başkası da sevmez.

Bunu Tom'dan başkası yapmaz.

Anonim olmayan kartları başkası kullanamaz.

Parkta salıncak sırası bekleyen çocuk gibi bekledim seni. Biraz heyecan, biraz da salıncağı başkası kapacak korkusu işte.

Yaptıklarının çoğunun ileride ne kadar gereksiz olduğunu göreceksin, özellikle de bir başkası için yaptıklarının. O yüzden birisi için bir şey yapacaksan en minimumda yap.

Türk ata bindiği zaman attan ne zaman ineceğini Allah'tan başkası bilemez.

İki başkası da aynı cezayı almıştı.

Bunu Tom'dan başkası beceremez.

Senin için başkasından vazgeçen, bir gün başkası için de senden vazgeçebilir.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English