Lernen Sie, wie man zira in einem Türkisch Satz verwendet. Über 35 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Sana çakmak için iyi bir düşüncem var,zira çok kaba davrandın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kitabı masaya geri koysan iyi olur, zira sahibi oraya geri dönecek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onları affet, zira onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Beni affedin, zira ben günah işledim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sağlık zenginliğin üstündedir, zira zenginlik bize sağlık kadar çok mutluluk vermiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sağlık zenginliğin üstündedir, zira birincisi ikincisinden daha önemlidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne Musevi, ne de musevi olmayan, ne köle ne de özgür vardır, ne erkek ne de dişi vardır, zira Mesih İsa'da hepiniz birsiniz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Adam altmış'ın üzerinde olmalı, zira saçı beyazlamış.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben erkenden yatmaya gittim, zira yorgundum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Amerikalı turist İtalyan stili dondurmada ısrar etti, zira o normal dondurma için çok yenilikçi idi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İşe bazen yürüyerek bazen de bisikletle gidiyorum zira yaşadığım yer işime çok yakın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Çamaşırlar bugün mutlaka tamamen kuruyacaktır zira havalar yeniden çok güzel.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İmtihanı geçebilmesi lazım, zira kabiliyeti var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, sınavı geçmeli, zira o çok yeteneklidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
En ilginç bilgi çocuklardan gelir, zira onlar bildikleri her şeyi anlatır ve sonra durur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
"Ne demek istiyorsun?" Dima sordu fakat geğirdi, zira o sessiz kalırsa, bu cümle çok basit olur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bilgelik yolunda yürümek isteyen hatadan korkmamalı, zira ne kadar çok gelişme yaparsa yapsın hiç önemi yok, onun amacı elde edilemeyecek kadar uzak kalır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tanrım, onları bağışla; zira onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun arkadaşlarından hiçbiri oraya onu ziyaret etmeye gelmedi zira tırmanacak çok merdiven vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ağlama, zira iyi zamanlar gitti. Onun yerine onlar hâlâ devam ediyorken gülümse.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kadınların yüzü giysilerini çıkardıklarında çoğunlukla daha güzeldir, zira onlar o zaman dış görünüşleri hakkında düşünmekten vazgeçerler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yaptığımı bilmiyorum. Zira yapmak istediğim şeyi yapmıyor, nefret ettiğim şeyi ise yapıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben derdimi ne dostuma söylerim, ne de düşmanıma. Zira, dostum üzülür, düşmanım sevinir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ve İsa dedi ki: " Tanrım, onları bağışla, zira onlar ne yaptıklarını bilmiyor."
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun için açlık gerçeklikten çok uzakta bir kavramdı. Zira her zaman yeterince yiyeceği vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Senin damat onu ona verdi, zira onun ona çok ihtiyacı vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne dediğine dikkat et, zira o kolayca sinirlenir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, testte kopya çekmedi, zira yapılacak doğru şey değildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bekleyeceğim, zira güzel şeylerin gelişi daima gecikir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dünyanın en çok konuşulan dili Çin dilidir, zira nüfus bakımından en kalabalık ülkesidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kuşlara da fazla özenme. Zira uçmanın da çoğu çırpınmak.
Sevdiğinizi ölçülü sevin, zira bir gün sizden nefret edebilir. Nefret ettiğinizden de ölçülü nefret edin, ola ki bir gün aranızda sevgi doğabilir.
Hata yapmak ve başarısız olmaktan utanıp korkmak da bir tür narsisizmdir. Zira kendini kusursuz gören narsisistler gibi o da kusurlu olma ihtimalini ve düşüncesini hazmedememektedir.
Bir şeyden vazgeçmiş değilim. Sadece bazı şeylerin olgunlaşıp zamanının gelmesini bekliyorum. Zaman elvermezse de yapacak bir şey yok, zira kısmetten öte köy yok.
Zira ümid, kudreti her şeye yeten Halik-ı Zülcelale iman ve tevekkülün adıdır.