Lernen Sie, wie man zihinsel in einem Türkisch Satz verwendet. Über 44 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
O, zihinsel engelli.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sanırım Tom zihinsel olarak hasta olabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Belli yaşa gelince zihinsel performans düşer mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yüksek düzeydekilerin emirlerine itaat ederken zihinsel gücüm askıya alınmış canlandırmada kaldı. Bu, orduda herkeste karakteristiktir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom zihinsel özürlü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O zihinsel dengesiz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un zihinsel problemleri var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu kadın zihinsel engelli.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kadınlar sık sık zihinsel olarak erkeklerden daha güçlüdür.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Atletler sadece fiziksel olarak değil fakat aynı zamanda zihinsel olarak da güçlü olmalılar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hava trafik kontrolörleri ağır zihinsel yük altındadırlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O hem zihinsel hem de bedensel olarak sağlıklıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
"Ev" kelimesi bir çatısı ve tüten bacaları olan bir dikdörtgen binanın zihinsel görüntüsünü anımsatır, ki bu çimenlerle ve ağaçlarla çevrili olabilir ve mutlu bir aile tarafından oturulabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Disney filmlerini sevdiğini iddia eden kadınlar, birçok durumda zihinsel olarak acı çekiyorlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun zihinsel seviyesi normal çocuğunkinden daha yüksektir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yaşlı kadın doksan yaşında ama onun zihinsel yetenekleri etkileyici.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Paris sendromu bir tür kültür şokudur. Şehrin moda merkezi imgesine kapılıp Paris'te yaşamaya başlayan, sonrasında yerel adetlere ve kültüre iyi uyum sağlayamayıp, zihinsel dengesini yitiren ve depresyona yakın belirtiler gösteren yabancıları tanımlamak için kullanılan psikiyatrik bir terimdir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zihinsel sağlık sorunun mu var? Her zaman beni izliyorsun. Sen bir yetişkinsin o yüzden daha bağımsız ol.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zihinsel olarak yorgun olmalısın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom zihinsel olarak değil fiziksel olarak oradaydı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, zihinsel aritmetik yapmak için yeterince zeki değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zihinsel güç herhangi bir sporda başarı için çok önemlidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Savaş insanları sadece fiziksel olarak değil aynı zamanda zihinsel olarak da sakatlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Senin pek çok ama pek çok, bitmeyen zihinsel sorunlarına rağmen seni seviyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kraliçe zihinsel olarak yetersizdir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Senin zihinsel bir problemin var mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom zihinsel engelli yetişkinlerle çalışır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom zihinsel yönden rahatsızdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom Mary'nin zihinsel olarak hasta olduğunu düşünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yaşama gücü yorulmadan zamanın geniş bir süreci için bir fiziksel veya zihinsel aktivite taşıma kapasitesidir. Sen sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürerek sağlıklı ve dengeli bir diyet tüketerek, eğitim tarafından yaşama gücünü artırabilirsin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ve Mary zihinsel sağlık sorunları olan oğullarıyla ilgili çok endişeli.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Başkan zihinsel hastalık belirtileri gösteriyor.
Zihinsel sağlığınız notlarınızdan daha önemlidir.
Fadıl'ın çocukları, annelerinin zihinsel durumu nedeniyle büyükanne ve büyükbabaları ile birlikte yaşamaya başladılar.
Fadıl ciddi bir zihinsel rahatsızlıktan muzdaripti.
Zihinsel bir uyarıma ihtiyacım var.
Leyla'nın zihinsel durumu kontrolden çıktı.
Leyla'nın zihinsel durumu kontrol dışına çıktı.
Sami ciddi zihinsel hastalık belirtileri göstermiyordu.
Sami zihinsel engelliydi.
Sami'nin birçok zihinsel ve duygusal sorunu vardı ve onları alkolle tedavi ediyordu.
Bunun için zihinsel olarak hazır değilim.
Mary zihinsel olarak kendini tekmeledi.
Elias'ın zihinsel gücü sadece yüzeyseldi.