Lernen Sie, wie man zehirli in einem Türkisch Satz verwendet. Über 77 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Kömür sobasıyla uyumamanız gerek. Çünkü karbonmonoksit denen çok zehirli bir gaz yayar. Kömür sobasıyla uyumak ölümle sonuçlanabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Binlerce insan Bhopal Gaz Trajedisi'nde hayatlarını kaybetti ve bugün bile yüzlerce, hatta binlerce insan hâlâ zehirli gazın kötü etkilerinden muzdariptir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Istakoz ciğeri zehirli olabilir. Yememek en iyisidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zehirli bitkilerden uzak durmalıyız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu balık zehirli değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un şu ana kadar yapmayı denemek istediği en tehlikeli şey zehirli bir yılanı tutmaktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hatta zehirli yılanlar sadece tehdit edildiklerini hissederlerse saldırırlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hangi yılan en uzun zehirli dişe sahiptir?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zehirli bir şey yediği için, onlar Tom'u midesini pompalatmak için hastaneye götürdüler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom zehirli bir okla vuruldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Karbon monoksit karbon bileşiklerinin tam yanmamasından oluşan zehirli bir maddedir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zehirli elmaları parlatıyor muyum?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zehirli mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onlar zehirli mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu yılan zehirli değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Önceleri domatesin zehirli olduğu düşünülmüş.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tabii klorin çok zehirli olabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu bitkiler tamamen zehirli.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Nefesinizi tutun! Bu zehirli gaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O şey zehirli.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu zehirli.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bazı yılanlar zehirli ama ben hâlâ onların hepsinden korkuyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İnsanlar domatesin zehirli olduğunu düşünürdü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İnsanlar domateslerin zehirli olduğunu düşünüyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zehirli sarmaşık ve zehirli meşe bitkiler arasındaki nasıl ayrım yapacağınızı biliyor musunuz?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu, dünyadaki en zehirli örümceklerden biri.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu, dünyada olan en zehirli örümceklerden biri.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Brom Zehirli dumanı kişinin ciğerlerine zarar verebilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom zehirli bir yılan tarafından ısırıldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hekzan zehirli midir?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu örümcek zehirli mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dünyadaki en zehirli yılan hangisidir?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom hava tabancasından ateşlenen zehirli bir dart oku tarafından öldürüldü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir atık su arıtma tesisi şehrin su kaynağının içine zehirli kimyasallar boşalttı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Arsin zehirli bir gazdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O zehirli mantarları yedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zehirli yılanlar bizim yerimizde yaşamaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Eşek arıları zehirli midirler?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu madde tek başına zehirli değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu madde kendi içinde zehirli değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Fulyalar, yüksek miktarlarda yutulduğu zaman öldürücü bile olabilen zehirli bir alkali madde içerir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben hiç zehirli mantar yemedim!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Örümceklerin hiçbir türü zehirli değildir.
O zehirli gazdı.
"Bakın! Bir kırmızı beyaz mantar! Çok lezzetli görünüyor!" "Hayır, onu yeme. O zehirli."
Biz bir taşa çok benzeyen bir tür zehirli kurbağa inceliyoruz.
Zehirli bir kiraz bir dükü öldürebilir.
Ressamlar tarihsel olarak kurşun boya gibi zehirli maddelere maruz kalmışlardır.
Bu sahilde zehirli denizanaları var mı?
Avustralya'da bulunan bir yılan olan "içbölge taypanı" dünyanın en zehirli yılanıdır.
Kültürel görecelik zehirli bir fikirdir.
Kültürel görecelik zehirli bir fikir değildir.
Bir tamponda uyuyorsan zehirli şok sendromu olabilirsin.
Leyla zehirli bir ortamda büyüdü.
Leyla zehirli bir çevrede yetiştirildi.
Leyla zehirli gazlardan öldü.
Leyla çok zehirli bir ortamda yetiştirildi.
Sami zehirli iğneyle ölüme mahkum edildi.
Sami zehirli hapları ezip onları meyve suyunda eritti.
Sami zehirli kapsülleri Leyla'nın içkisine boşalttı.
Modern teknoloji, basit buğday bitkisini zehirli bir canavara dönüştürdü.
Bu zehirli bir mantar.
Zehirli gaz kullandılar.
Tom zehirli bir okla öldürüldü.
Bu mantar zehirli.
Avustralya'da zehirli yılan çok var mı?
Bir mantarın zehirli olduğunu nasıl anlarsınız?
Bir mantarın zehirli olduğunu nereden anlıyorsun?
En zehirli yılan bile istediği yere gidebiliyor.
Bu ok zehirli işte, bunu atmayın artık ya!
Bu yılan zehirli.
Dikkat, zehirli yılan!
O zehirli mantarlardan yedi.
Bu şehrin havası burada bulunan çeşitli fabrikalar nedeniyle zehirli.
Lukas zehirli külden etkilendi.
Bir mantarın yenilebilir mi yoksa zehirli mi olduğunu nasıl anlarsın?
Tom, zehirli bir ok nedeniyle öldü.