Lernen Sie, wie man zavallı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 84 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Zavallı kız, çiçek satarak geçimini sağladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zavallı Tom şu an üç saattir uyumaya çalışıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zavallı Tom'un her yerinde.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O zavallı değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zavallı köpeğe acıdım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şu zavallı kadın engelli.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun zavallı köpeği hâlâ hayatta.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zavallı kedi açlıktan ölmenin eşiğindeydi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zavallı genç adam sonunda büyük bir sanatçı oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zavallı bir çocuk için kalbi sızladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zavallı kız aklını yitirdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zavallı adam oğlunun saadetini görecek kadar yaşamadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zavallı küçük kuşla ilgilendi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zavallı çocuk saman nezlesi olmuş.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Cadı zavallı küçük kızı lanetledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zavallı çocuk araba tarafından yere yıkıldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zavallı çocuklar korkudan titriyorlardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Avluda zavallı küçük bir kedi bulduk.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zavallı adama yardımcı olmak için zahmete girdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zavallı adam sonunda büyük bir sanatçı oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zavallı yaşlı kadının parası çalındı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zavallı yaşlı kadın çantasını tekrar çaldırdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Her zamanki kadar zavallı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zavallı bir beceriksizsin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki bu boynu bükük, fasfakir, sersefil, harap ve bitap, perişan ve de zavallı İngilizcemle çevirmem bir hayli zor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zavallı kız! O haykırdı, sizin için ne yapabilirim?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yazık, şu zavallı çocuğa bak!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zavallı kedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom zavallı görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zavallı kız kör oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zavallı Tom!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sadece zavallı karıma acımalısın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mary, seni zavallı çocuk, neredeydin? Sana ne oldu?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Eugene! Benim zavallı Eugene'im! Gözlerini aç ve bana bak! Neden cevap vermiyorsun?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zavallı kız ölümün eşiğindeydi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zavallı çocuk sağır ve dilsiz doğdu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zavallı küçük kız ağlamaktan başka bir şey yapmadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zavallı kedi kamyon tarafından ezildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom duvarın dibine yığıldı, bitmiş ve zavallı olarak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zavallı kızı yalnız bırak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zavallı oğlanı yalnız bırak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Neden benim salatalığımı yedin seni zavallı salak? Salatalıktan maske yapmak istediğimi biliyordun!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne zavallı bir çiçek!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zavallı erkek kedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sadece katı kalpli biri şu zavallı yavru kediyi bu soğukta sokağa terk edebilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zavallı adamın hiç akrabası yok.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zavallı kız. Dün gece beni yaklaşık on kez aradı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bize "Zavallı yaratık." dercesine baktılar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zavallı küçük çocuk!
Zavallı anne oğlunun saygısız davranışına tahammül edemedi.
Ben zavallı bir köpek için üzgün hissettim.
Bu zavallı köpek için üzüldüm.
Zavallı kedi! O çevik fareyi yakalayamaz.
Tom için kendimi çok üzgün hissediyorum, zavallı adamcağız.
Oh, seni zavallı şey.
Zavallı Tom! Senin için üzülüyorum!
"Otuz iki derece Fahrenheit! Yanıyorum!" "Zavallı Bay Snowman."
"Sıfır santigrat derece! Yüksek ateşim var." "Zavallı Bay Snowman."
Zavallı yaşlı adam o kadar zayıfladı ki şimdi sadece bir deri bir kemik.
Zavallı tavşan, çok korkmuştu, sahibinin ellerinde inildedi.
Zavallı adam. Gıda zehirlenmesi hiç eğlenceli değil.
Pinokyo, kediye "Zavallı karatavuk!" dedi. "Onu neden öldürdün?"
Zavallı çocuk ne yapacağını bilmiyordu.
Bu zavallı çocuğu rahatsız ediyorsun!
Zavallı bir durumdayız.
Zavallı şey!
Zavallı adam karısını bir daha asla görmeyecekti.
Otobüsteki şu zavallı turistlere bak.
İnsanın hayatının yarısı başkalarının acıları karşısında duyduğu zavallı keyif, diğer yarısı da kendi sefaletinde debelenmektir.
Aslan zavallı köpeği resmen parçalara ayırdı.
Zavallı hayvan acından ölmek üzere.
Zavallı hayvan açlıktan ölmek üzere.
Haline acıyorum seni zavallı kadın!
Sayın bayım, lütfen, zavallı, aç bir insana yardım elinizi uzatın.
Seni zavallı bebek.
Kim bu zavallı?
Bernie Sanders zavallı bir loser.
Zavallı Tom hayatın kendisine neler getireceğinden habersizdi.
O giysiler içinde zavallı görünüyorsun.
Zavallı adam tamamen delirmiş gibi uyandı. Kendi adını bile hatırlayamıyordu.
Bıçak o kadar derin kesiyordu ki, neredeyse zavallı adamın başını kesecekti.
Bir adam büyük bir alev gibi yaşamalı ve olabildiğince parlak bir şekilde parlamalıdır. Sonunda canı yanıyor. Ama bu zavallı küçük bir alev olmaktan iyidir.
Kimsesiz olduğu için itilip kakıldı, sonunda sokağa düştü zavallı.
Zavallı Meksika, ABD'ye çok yakın ve Tanrı'dan çok uzak.