Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "zarar"

Lernen Sie, wie man zarar in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Sigara içmek size çok zarar verecektir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O bir sineğe bile zarar veremez.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çatı fırtınadan zarar görmüştü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Güneş ışığında okumak gözlerine zarar verebilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hükümet sivil ilişkilerden zarar görüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Siparişiniz zarar gördüğü için çok üzgünüz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kaza onun şöhretine zarar verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kötü hava törene zarar verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Haydi, Joe. Sadece bir bardak bira zarar vermez.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'a zarar verecek bir şey yaparsan, seni öldürürüm.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Erken kalkmazsan, sağlığına zarar verirsin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sigara içmek çok zarar verir ama hiç fayda vermez.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Aşırı sigara içmek sağlığa zarar verir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ayakkabım zarar gördü. Acı içindeyim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Benim niyetim size herhangi bir şekilde zarar vermek değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Televizyonun çocuklara zarar verdiğini düşünüyor musunuz?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'un herhangi bir zarar kastettiğinden şüpheliyim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sel, ekinlere büyük zarar verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onun çatısı zarar gördü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom tayfunun evine zarar vermesinden korkuyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Benim evimde partiler vermek istiyorsanız, daha sonra her şeyi temizleyin ve bir şey kırmayın, ya da zarar için ödeme yapın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sözler, yumruklardan daha fazla zarar verir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'un niyeti zarar vermek değildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ev, yangın çabuk söndürüldüğü için fazla zarar görmedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sadece bir kelime bir kişiye zarar verebilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, zarar için John'u suçladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O zarar için John'u suçladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'nin duygularına zarar vermek niyetinde değildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O zarar vermez.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Amacım zarar vermek değildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sana zarar vermek niyetinde değilim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dolu ekinlere zarar verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bazı ilaçlar bize zarar verir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Niyetim sana zarar vermek değildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kirlilik dünyamıza zarar veriyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sana zarar vermek için bir şey yapmayacağıma sana söz veriyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Zarar verildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Amacım zarar vermek değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sigara içmek ciğerlerine zarar verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Amacım size zarar vermek değildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O sana herhangi bir zarar vermez.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dedikodu namına zarar verir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sigara içmek akciğerlerinize zarar verir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bir öğün yemek atlamak size zarar vermez.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sigara içmek faydadan çok zarar verir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Çevreye daha az zarar vermek istiyoruz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Karbon dioksit bazen insanlara zarar verir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tüm rehineler zarar verilmeden serbest bırakıldı.

Zarar beş milyon yeni buldu.

Zarar bize çok paraya mal olacak.

Tayfun tarafından çatımıza zarar verildi.

Doktorlar kimseye zarar vermemek için yemin ederler.

Kuraklık oradaki tüm ürünlere zarar verdi.

Fırtına ürünlere çok zarar verdi.

Ürünler fırtınadan kötü şekilde zarar gördü.

Don ürünlere çok zarar verdi.

Kaza, arabasının ön tekerlerine zarar verdi.

Sel köye bir sürü zarar verdi.

Tayfun ürünlere çok zarar verdi.

Bazı ilaçlar size faydadan çok zarar getirir.

Niyeti zarar vermek değildi.

Niyetimiz zarar vermek değildi.

Onlar sana zarar veremez.

Size zarar vermek istemiyoruz.

Bana zarar vermediler.

Microdalgalar ciddi zarar verebilirler.

Bu bize zarar verecek.

Her şeyin fazlası zarar.

Ben sana zarar vermem, merak etme. Ama Allah senin çekmen gereken acıyı sana verecek.

Sanırım denemek zarar vermez.

Herhangi birine asla zarar vermedim.

Çocuklarımıza zarar veriyor.

İnsanlar birbirlerine ve ülkesine zarar vermediği sürece neye inanmak istiyorsa ona inanmakta özgür olmalı.

Özgürlük; bir başkasının özgürlüğüne zarar veriyorsa bu noktada güvenlik güçleri devreye girmeli fakat hükûmetlerin insanları kalıplaştırmaya, onların düşüncelerini taraflı olarak şekillendirmeye ve hükûmetlerin isteği doğrultusunda hizaya sokmaya hakkı var mı ve bu durum sence mantıklı mı?

Ben insanlara zarar vermek ve onları üzmek istemiyorum.

Tecrübem yok ama tecrübeyi kimseye zarar vermeden nasıl kazanabilirim?

Kimsenin bahçesine zarar vermeden tüm çiçekler koklanamaz mı?

Bu web sitesi bilgisayarınıza zarar verebilir.

Kimseye zarar vermeden hayatı severek yaşamaya karar verdim.

Zarar verilmeyeceksin.

Size katılırım ama kimseye zarar vermeyecekseniz.

Sana zarar vermeyeceğim.

Sizden bazı zamanlar ürktüğüm olmuştur çünkü bana aileme zarar verebilirsiniz diye düşündüğüm anlar olmadı değil.

Tom'a hiç zarar vermedim.

Lütfen kimseyi dışlamayın ve zarar vermeyin olur mu?

Her bildiğimi buraya yazmak istemiyorum bize zarar vermek isteyenler olabilir.

Kimseye zarar vermeyi aklımın ucundan bile geçirmezken üzerime o kadar çok geldiniz ki bazen hoşuma gitmediğiniz oldu.

Mazlumun ahını almadım çünkü o zaman zarar vereceğimi düşünemedim.

Hata yapmaktan korktum çünkü zarar vermek istemem canlılara.

Ben suçlu olduğumu itiraf etmedim suçlu olduğumu sandım fakat o yaşlarda gerçekten zarar vermek istemeden bazı hatalar yapıyor insan.

Ona duygusal ve fiziksel zarar vermeden ilk önce arkadaş olmak isterim.

Ona zarar vermediniz değil mi?

Onlara zarar verme.

Onlara zarar verildi.

Onlar zarar görmediler.

Kimseye zarar vermek istemiyorum.

Tom zarar görmedi.

Tom zarar veriyor.

Tom zarar görmemiş görünüyor.

Zarar nedir?

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen