Lernen Sie, wie man zamanla in einem Türkisch Satz verwendet. Über 60 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
O zamanla başarılı olacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zamanla ilgili hiç not almadım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir yenilik zamanla yok olur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sanıyorum ki, sorun zamanla kendi kendine çözülecektir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zamanla, onun suçsuzluğu ispat edilecektir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yalnız iki karar verdiğinden dolayı yılda sadece bir hata yapan insan zamanla ilgili yüzde elli hatalıdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sadece ilk insanların Mars'a ne zaman varacağı zamanla görülecek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İlk başta birbirimizi hiç tanımıyorduk. Zamanla birbirimizi tanıdık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Normal su kullanmak zamanla buhar deliklerini tıkayacak mineral birikmesine sebep olacağı için buharlı ütülerde her zaman damıtılmış su kullan.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zamanla anlayacaksın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zaman değişiyor ve biz de zamanla değişiyoruz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zamanla buraya alışırsın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Seni kandırmadığımı zamanla anlayacaksın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sizi kandırmadığımı zamanla anlayacaksınız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sana ihanet etmediğimi zamanla anlayacaksın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Size ihanet etmediğimi zamanla anlayacaksınız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zamanla işler değişir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zamanla her şey açığa kavuşacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şimdi hazır olamazsın, ama zamanla olursun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zamanla ve onunla ilgili bazı problemler vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şimdi üzgünsün ama zamanla bunu atlatacaksın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zamanla bütün bu küçük sorunlar çözülecektir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zamanla olacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zamanla hazır olacağız.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zamanla değiştirmen gerek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zamanla, şartlar yalnızca kötüleşti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Uzun zaman önce terk edilmiş küçük kasaba zamanla donmuş gibi görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, zamanla fikrini değiştirdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kimin kazandığı zamanla görülecek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Deneyim zamanla kazanılır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sorun zamanla kendiliğinden çözülecektir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Diller zamanla değişir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Diller zamanla evrim geçirir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dil formu zamanla değişir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Her şey zamanla değişir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Güzellik algısı zamanla değişti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zaman hiçbir derde deva değildir. Sadece zamanla acısına alışıyorsun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zamanla insanların kitaplar gibi olduğunu anlıyorsun. Bazıları kapağı ile seni yanıltır başkaları içeriği ile seni şaşırtır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu kabilenin atasal ayinlerinin çoğu zamanla kaybedilmiştir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom seni eminim zamanla affedecektir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un seni zamanla affedeceğine eminim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zamanla onu sevmeye başladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zamanla yarışmaktan vazgeç. Ne sen ona yetişecek kadar hızlısın, ne de o seninle kaşık atacak kadar değersiz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hayat kolaylaşmaz, sen zamanla güçlenirsin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bölge zamanla değişti.
Refah da zamanla sağlanabilir.
Zamanla, talepleri büyük miktarda nakde döndü.
Yanıt yalnızca zamanla verilebilir.
Merak etme, zamanla alışacaksın.
İnsanın zamanla görüşleri değişebilir. Ona bakarsan sen de birkaç yıl önce bambaşka fikirleri savunuyordun.
Her yenilik zamanla solar.
Ali'yle aramızdaki buzlar zamanla eridi.
Deri zamanla yıpranır.
Zamanla her şey olacağına varır.
Zamanla her şey oturur.
Bir ifadenin anlamı zamanla değişebilir.
Tarihin en kesin yasalarından biri de şudur: Lüksler zamanla ihtiyaç haline gelir ve yeni zorunluluklar ortaya çıkarır.
Zamanla Lahanacılar Anadolu halkını, Bamyacılar ise sarayı temsil etmişlerdir.
Zamanla her şey düzelir.
Zamanla her şey düzelecektir.