Lernen Sie, wie man zalim in einem Türkisch Satz verwendet. Über 56 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
İnsanlar zalim hükümdara direndi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu zalim soğuk bir adamı kendi sesinden korkutabilirdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu zalim bir dünya.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, zalim bir kişidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hayvanlara karşı zalim olmayın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, bana zalim gibi görünüyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dünya zalim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zalim olduğundan dolayı ondan hoşlanmıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Allah bile affediciyken siz nasıl bu kadar zalim ve gaddar olabildiniz?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Allah affedici fakat insanlar bazen gerçekten zalim olabiliyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hayat zalim; fakat anlamsız değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un zalim olduğunu biliyordum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zalim diktatör tarafından masum köylülerin öldürülmesi emredildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Peygamberler, sözde mağdurluklarından güç alan zalim despotlardır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O zalim ve kalpsiz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Senin o kadar zalim olduğunu sanmıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Nasıl bu kadar zalim olabildin!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zalim olma.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zalim olmayı bırak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, zalim bir adamdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sen zalim bir adamsın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zalim hükümdarın zulmüne rağmen, kahraman cesurca mücadeleye devam etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom zalim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
"Doğa zalim ve güzel...benim gibi," dedi Mary.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom zalim değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom sarhoşken zalim olur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O zalim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sevgili çocuğum, burada kal, yoksa zalim kazlar seni ölümüne ısırır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu çok zalim, söylemem gerekiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bugün bir kral gibi davranan bir çocuk yarın bir zalim gibi davranır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben zalim davranmıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yoksul insanlar zalim diktatörün insafındaydı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zalim olmak istemiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu zalim dünyada hiçbir şey sonsuz değildir, dertlerimiz bile.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zalim hükümetler sık sık siyasi rakiplerini hapsederler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Doğa zalim ve güzeldir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İnsanlar zalim olabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir çocuk böyle zalim bir şey yapabilir mi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Belki de bir çocuk böyle bir zalim bir şey yapar mıydı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zalim Peter, Adil Peter olarak da bilinir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir zamanlar, bir zalim kral yaşarmış.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom zalim bir adamdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bazen hayat zalim olabilir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Fadıl, köpeği öldürecek kadar zalim biriydi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zalim bir adam bir kırbaçla köpeği dövdü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom zalim bir adam.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sami dünyadaki en vahşi ve en zalim seri katillerden biridir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bana karşı çok zalim olma.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom zalim değildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un bu kadar zalim olacağını düşünmüyordum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom nasıl bu kadar zalim olabilir?
İnsanlar nasıl bu kadar zalim olabiliyor?
Sami çok zalim ve nefret doluydu.
Bir ulu çınarsın ki kırılır, eğilmezsin; ölür inlemezsin. Kanınla çorak kumlukları sularken ekmeğini alnının terine batırır yer, yine düşman karşısına yaralarınla beraber her yerde bir istihkam gibi çıkarsın. Sen zalim heybetinle bir mazlumsun; ninenin, atanın kucağında bir garip; ananın, babanın kucağında bir yetimsin.
Tom'un bu kadar zalim olabileceği hakkında hiçbir fikrim yoktu.
Pencereni aç ey zalim!