Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontaktAnmelden
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Website-ÜbersetzerOnline-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenAnwendungsbeispieleWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "yerini"

Lernen Sie, wie man yerini in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.

Onlar düğünün zamanını ve yerini belirlediler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Televizyonun, kitapların yerini alacağını sanmıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Rönesans ile skolastik düşünce yerini pozitif düşünceye bırakmıştır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yolcu vagonlarının yerini otomobiller aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sen sadece bir astsın. Yerini bil!
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Benim aşçılığım anneninkinin yerini tutamaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bu fabrikada robotlar insanların yerini aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Satranç oyuncusu rakibinin yerini düzeltti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Traktörler atların ve katırların yerini aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom Mary'nin yerini dolaşmaya karar verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yeni askerler kısa sürede savaşta kaybedenlerin yerini alacaklardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onun yerini kim alabilir?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Annesinin yerini kim alacak?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Emi özürlü bir adama yerini verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bill kaptan olarak Jim'in yerini aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onun yerini alır mısın, Leo?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben babamın yerini alacağım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bisikletlerin yerini arabalar aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kasabanın her yerini biliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Ben onun yerini alacağım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onun yerini kim alabildi?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onun doğum yerini biliyor musun?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom masada yerini aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Elektrikli trenler uçakların yerini aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Dünyanın birçok yerini görmedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Uzun kara kış sonunda bitti ve yerini yumuşak ılıman bahara bıraktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Olay yerini detaylı olarak tanımladı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Rahip hasta adamın yerini aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yaşlı birine yerini verdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

O, evin yerini sordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Şeker tatlandırıcı olarak balın yerini aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Araba bisikletin yerini aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Herkes yerini bilecek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Herkes dünyanın her yerini geziyor ve diller anlaşılıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'un yerini al.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bana bu haritada kampınızın yerini gösterin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Yerini seviyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Her şeyin yerini biliyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Tom'un yerini bulmada güçlük çekiyoruz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Birisi Tom'un yerini aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Sonunda Tom'un yerini alacak birini işe aldık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Polis olay yerini kordon altına aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Kimse senin yerini alamaz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hiç bir yerini kırdın mı?
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Onun yerini alabilecek birini bulmak kolay olmayacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Makinelerin insanların yerini alması imkansızdır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Hak yerini bulur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Senin yerini alamadım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Bulunduğun yer seni memnun etmiyorsa, yerini değiştir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Babam yerini masanın başına aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen

Belki, o gerçek yerini buluyor.

Mobilyalarınızın yerini ya da ev veya ofisinizin dekorasyonunu sık sık değiştirmekten hoşlanır mısınız?

Kızınızın yerini öğrendik.

Buharlı trenlerin yerini elektrikli trenler aldı.

Yerini yaşlı adama teklif etmesi, onun nazik bir davranışıydı.

İyi misin, bir yerini incitmedin ya?

Tom, Mary'ye mobilyaların yerini değiştirmesine yardım etti.

Adalet yerini bulacak.

Onlardan hiçbiri Mary'nin yerini tutamıyor.

Babam masanın başındaki yerini aldı ve dua etmeye başladı.

Kendi yerini al.

Mary Tom'un yerini buldu.

Biri birinin yerini unutmaz.

Asla senin yerini alamadım.

Asla onların yerini alamadım.

Asla onun yerini alamadım.

Onun yerini alacağım.

Onların yerini belirledim.

Onun yerini belirledim.

Onların yerini belirledik.

Onun yerini belirledik.

Onun yerini tespit ettik.

Onun yerini tespit ettiler.

Onların yerini tespit etmeye çalışıyoruz.

Onun yerini tespit etmeye çalışıyoruz.

Onun yerini belirlemeye çalışıyoruz.

Gelemediği takdirde, onun yerini almak zorunda kalacaksınız.

Polis Tom'un gizlenme yerini buldu.

Yerini aldın mı?

Kurtarma ekibi kurbanların yerini saptadı.

Adaletin yerini bulmadığını bilmeye hakkım vardı.

Ben Tom'un yerini alıyor olacağım.

Gelecekte, birçok işçinin yerini robotlar alacak.

Sadece senin yerini temizlemeyi bitirdim.

Tom'un yerini tespit ettin, değil mi?

Petrol, yakıt olarak kömürün yerini alıyordu.

Nasıl, yeni yerini beğeniyor musun?

Bu alet insan kalbinin yerini tutar mı?

Tom'un yerini alacak mısın yoksa almayacak mısın?

Onlar arabamdaki lastiklerin yerini değiştirdiler.

Ona yerini ver.

E-postalar günümüzde mektupların yerini aldı mı?

Hiçbir makine senin yerini alamaz.

Tom Mary'nin yerini aldı.

Tom'un yerini alamayacağımı biliyorum.

Bir polis helikopteri Dan'ı arabasının yerini tespit etti.

Arama köpekleri kurbanın cesedinin yerini saptadı.

DVD oynatıcılar, video kaset oynatıcıların yerini aldı.

DVD oynatıcı, video kaset oynatıcının yerini aldı.

Tom'un yerini alacağım.

Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Von Türkisch nach Englisch übersetzen