Lernen Sie, wie man yerinden in einem Türkisch Satz verwendet. Über 54 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Tom arabasını park yerinden çıkardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Beşe kadar iş yerinden ayrılamam.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kalbimin en derin yerinden onu seviyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yerinden kalkması için yaşlı bir bayana yardım etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom iş yerinden hastalık izni aldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Kalbim yerinden çıkacak gibiydi ve ne diyeceğimi bilemiyordum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Askerler onu tutukladı, gözlerini bağladı, sonra onu araçlarının arkasına götürdüler ve askerlerden biri onun dizine nişan aldı ve onu vurdu. Bu sahne filme çekildi ve dünyanın her yerinden milyonlarca insan bunu gördü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yüreğimin en derin yerinden kalbimi yakan tek sensin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom gizli saklama yerinden anahtarı aldı ve kapıyı açtı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom, Mary'yi kalbinin en derin yerinden hep sevdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Buzdolabını yerinden kaydırmak çok güç oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bana bir dayanak noktası verin, Dünya'yı yerinden oynatayım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yerinden kalma. Hemen döneceğim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Saat beşte seni senin yerinden almaya geleceğim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tesbih bir yerinden koparsa tüm taneleri dökülür.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dünyanın her yerinden binlerce insan, NASA astronotu olmak için başvuruyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom olay yerinden kaçtı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Köylüler bir baraj inşaatı nedeniyle yerinden edildi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yerinden kalkmak istemeyebilirsin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Dünyanın her yerinden insanlar İngilizcenin öğrenmek için zor olduğunu söylüyorlar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Araştırmacılar kaza yerinden delil topladılar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yaralı, olay yerinden uzaklaştırıldı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hiçbir şeyi yerinden oynatmadım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Buraya dünyanın her yerinden turistler gelir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O bir tabloyu yerinden söktü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom suç yerinden kaçtı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İşimden sonra seni iş yerinden alacağım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Gazete satış yerinden gazete satın almayı durdurun.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Fadıl olay yerinden kaçtı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
İş yerinden pazartesi izin aldım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ben normal olarak yaklaşık akşam saat sekizde işten yerinden çıkarım.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Adamlar olay yerinden kaçtılar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Şüpheliler olay yerinden kaçtılar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Leyla olay yerinden kaçtı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Baba yerinden kalkmaya hiç acele etmedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom arabasını park yerinden kaldırdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sami bir tatil yerinden aradı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom omzunu yerinden çıkardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hakem atışın yerinden kullanılmasını istedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden; birçok seneler geçti, dönen yok seferinden.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Laf sokarım derinden, aklın oynar yerinden.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Hakem atışı yerinden kullanmayan Ali'ye sarı kart gösterdi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yerinden kıpırdamayan, kelepçelendiğini fark etmez.
Peygamberlikte bulunabilsem, bütün sırları bilsem, her bilgiye sahip olsam, dağları yerinden oynatacak kadar büyük imanım olsa, ama sevgim olmasa, bir hiçim.
Kamp yerinden çok uzaklaşma.
Hitachi ve NEC gibi rakiplerin birleşmesi taşları yerinden oynatıyor.
Taşları yerinden oynatacak bir şey miydi bu?
Yerinden doğrulacak hali yok.
Tom birkaç yerinden bıçaklandı.
Tom televizyonun sesini o kadar açıyor ki evin her yerinden duyuluyor.
Kapı çalınca yerinden heyecanla fırladı.
Patlama şehrin her yerinden duyuldu.
Türkiye; Arsah'taki Ermenileri yerinden etmek için Azerbaycan ile işbirliği yapıyor.
Dünyanın her yerinden sörfçüler buraya geliyor.