Lernen Sie, wie man yediği in einem Türkisch Satz verwendet. Über 67 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Oğlumun yediği bir çeşit ve tek tatlı çikolatalı pastadır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun yediği tek şey şekerlemedir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom biraz bozulmuş sığır eti yediği için öldü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun bu akşam yediği akşam yemeğinin o akşam yemeğine göre kalitesi düşük.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un yediği lezzetliydi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un yediği onun midesini bozdu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un akşam yemeği için yediği pahalıya mal olmadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un yediği neredeyse onu öldürüyordu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom bir zamanlar ucuz bir restoranda yemek yedi ve gıda zehirlenmesi oldu, bu yüzden artık nerede yemek yediği hakkında çok dikkatli.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom yediği hakkında çok seçici.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom yediği hakkında seçicidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom yediği tüm sebzeleri yetiştirir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un yediği tek çeşnili dondurma vanilyadır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun yediği gerçekten odur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Zehirli bir şey yediği için, onlar Tom'u midesini pompalatmak için hastaneye götürdüler.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Doktor Tom'a yediği kırmızı et miktarını azaltmasını söyledi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O yediği kirpi balığından zehirlendi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Onun ne yediği umurumda değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O, köpeğini yediği aynı şeyle besliyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir kadının öğle yemeğini yediği için bir adamı bıçakladığını duydum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Babasının yediği kadar çok et yedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ne yediği hakkında dikkatli olmalı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom neredeyse yediği her şeye tuz atar.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom lokantalarda yediği şeylere dikkat etmeli, çünkü birçok yiyeceğe alerjisi var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom çok yemek yediği için hastalandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un hasta olmasının nedeni fazla yediği içindi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom çok fazla yediği için hastalandı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom yediği yemekler konusunda çok titizdir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yaptığı kendi yediği boku kadere yüklemeye çalışmaktı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ne yediği hakkında seçici değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom her gün konserve ton balığı yediği için civa zehirlenmesi oldu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
"Taştandır demirdendir, Yediği hamurdandır, Bütün dünyayı doyurur, Kendi doymaz nedendir?" "Fırın."
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un yediği aynı şeyden yemek istiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom yediği elmaya baktığında yarım solucan yediğini fark etti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom bazı gıda alerjileri var, bu nedenle o ne yediği konusunda dikkatli olmak zorunda.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ne yediği konusunda çok dikkatlidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom ne yediği ve içtiği hakkında dikkatlidir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom yediği bir şeye alerjik bir reaksiyon yaşıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom'un tek yediği muzdu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Tom o hafta yediği tüm yiyeceklerin bir listesini tuttu.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O çok fazla yediği için hasta hissetti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
O yumurta yediği zaman kurdeşen olur.
Tom yaklaşık haftada üç kere yemek yediği restorana girdi.
Aslında kocam bizim düğün pastamızın birazını yediği için şaşırdım.
Tom diyetteydi, bu yüzden tatlı için yediği tek şey bir çilekti.
O pizza yediği için kız kardeşine kızdı.
Bazı insanların yerel hayvanat bahçesindeki bazı hayvanları öldürdüğü ve yediği bildirildi.
Burası Tom'un genellikle yemek yediği yer.
Tom sandviçini yediği için Mary'den özür diledi.
Sami, Leyla'nın yediği hamur işlerinden bazılarına bakteri enjekte etti.
Tom yediği herzenin farkında.
Yıldızspor art arda yediği gollerle 2-0 geriye düştü.
Rakip yediği golden sonra demoralize oldu.
Yediği önünde, yemediği ardında.
Yediği önünde, yemediği arkasında.
Köpek bile yal yediği kaba pislemez.
Köpek bile yediği kaba pislemez.
Arının yediği bala dönüşür, yılanın yediği ise zehre.
Ali ekmek yediği kapıya ihanet etti.
Tom'un yediği sadece bir dilim ekmekti.
Tom'un tek yediği bir dilimcik ekmekti.
Yediği şeyler az kalsın onu öldürecekti.
Gezileri sırasında yediği enfes yemeklerden bahsediyordu.
Kurt kışı geçirir, ama yediği ayazı unutmaz.
Yediği operasyonun ardından yurt dışına kaçan Ali'nin ismi yakında alemlerden silinecek.
Türk kışı geçirir ama yediği elektrik ve doğalgaz faturasını unutmaz.
Tom'un tek yediği şey meyvedir.