Lernen Sie, wie man yazık in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispielsätze mit Übersetzungen. Kostenlos und mobilfreundlich.
Çok yazık, şarkıcı çok genç yaşta öldü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki, birkaç yolcu felaket atlattı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki, gıda malzemeleri, kış sonundan önce bitti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki yanında sadece beş dolar vardı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki neredeyse hiç Almanca konuşamıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki, oyunu iptal etmek zorunda bırakıldık, ki bunu dört gözle bekliyorduk.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki o yatakta hastaydı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki o, temelli gitti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki, onu yanınızda getiremezsiniz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bir insanın hayatında beş trajedi vardır. Ne yazık ki, onların hangileri olduğunu bilmiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki telefon bozuk.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki çakma kapıların modası geçiyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu ne yazık ki doğrudur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki çok yardımım olacağını sanmıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki, Tom kediyi torbadan dışarı çıkarttı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki bize katılamazsın.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki Mary mizah duygusuna sahip değil.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki yanılmıştır.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki bu mümkün değildir.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki, o yoktur.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki, o gelmedi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki gelemezsin.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki o çok genç öldü.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Yazık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki o gelmeyi reddetti.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki bu para tedavülden kalktı beyefendi.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki dün yağmur yağdı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki, Şehrimizde hiç yakitori yok.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki o onunla evlenemez.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki, mağaza kapalıydı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki yanımda hiç param yok.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Mizah duygusunun olmaması çok yazık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki, filmi göremedim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki bizimle seyahat edemezsiniz.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki onun espri anlayışı yok.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki, onun başarılı olacağına inanmıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki, neredeyse hiç Fransızca konuşmam.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki Fransızcayı daha iyi anlamıyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Bu Dünya menfaat dünyası olmuş yazık.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki kötü haberim var.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki şimdi size yardımcı olabilecek kimse yok. Bir saat sonra yeniden arayın lütfen.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki bizzat gitmen gerekecek.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki bu mümkün olmayacak.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki gitmeyeceğim.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Sana inanıyorum ama ne yazık ki Tom inanmıyor.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki sihir hilesi bilmiyorum.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki kavşaklardaki trafik sinyallerinin sayısını artırmak trafik kazalarının sayısın azaltmaya yardımcı olmadı.
Von Türkisch nach Englisch übersetzen
Ne yazık ki, şu anda ihtiyacım olan her şeyi almayı göze alamam.
Ne yazık ki, bunu partinize yapamayacağım.
Ne yazık ki sınava çalışmak için zamanım yoktu, bu yüzden başarısız oldum.
Ne yazık ki, bacağımı kırdım, bu yüzden bu hafta sonu sizinle kayak yapmaya gidemem.
Ne yazık ki, uçak seferimi kaçırdım, bu yüzden toplantı için zamanında Boston'a varmayacağım.
Ne yazık ki geçmek zorunda kalacağız.
Ne yazık ki bir hata oluştu.
Ne yazık ki bu yanlış.
Ne yazık ki bugün seninle öğle yemeği yiyemeyeceğim.
Ne yazık ki "sadfully" bir kelime değildir.
Ne yazık ki istediğin bizde yok.
Ne yazık ki Tom partine katılamayacak.
Ne yazık ki yağmur yağacak.
Ne yazık ki Tom gelemeyecek.
Ne yazık ki bir sorun var.
Ne yazık ki, annem evde değil.
Ne yazık ki, Türkiye'deki MacBook kullanımı çok sınırlıdır.
Ne yazık ki kaleyi görme şansım yoktu.
Ne yazık ki şair genç yaşında öldü.
Ne yazık ki birçok Japon öldü.
Ne yazık ki dünya idiot dolu.
Ne yazık!
Ne yazık ki o yurt dışında yaşıyor.
Ne yazık ki bu çorba ılık değil.
Ne yazık ki fazla boş vaktim olmayacak.
Ne yazık ki bu boynu bükük, fasfakir, sersefil, harap ve bitap, perişan ve de zavallı İngilizcemle çevirmem bir hayli zor.
Ne yazık sen gelemeyeceksin.
Bir bahçemin olmaması ne yazık.
Ne yazık ki bir bahçem yok.
Ne yazık, buradan ayrılıyorsunuz.
Ne yazık, gelemiyorsun.
Ne yazık, zayıflamaya ihtiyacım yok.
Ne yazık, bu sene tatile çıkamayacaksınız!
Ne yazık ki, onun cenazesine bile gidemedik.
Onu çok seviyordum, ne yazık ki onun da beni sevdiğini sanıyordum.
Ne yazık ki söylenti doğru.
Ne yazık ki, o söylenti doğru.
Vardığım sonuç, ne yazık ki karamsar.
Ne yazık ki bunlara inanan yığınlar var memleketimizde.
Ne yazık ki beton yanmaz.
Yazık, şu zavallı çocuğa bak!
Ne yazık ki o kadar kolay olmayacak.
Ne yazık ki Tom bugün bizimle olamayacak.
Ne yazık ki Tom bugün bizimle değil.
Ne yazık ki bugün vaktim yok.
Onu yapmak isterim ama ne yazık ki vaktim yok.
Ne yazık ki başka planlarım var.
Ne yazık ki bu şarkının güftesini bulamıyorum.
Size kedim Leonidas'dan bahsetmek istiyorum. Ona kısaca Nidas diye seslenirdik. Dünyanın en mükemmel kedisiydi. Beni en çok seven oydu. Nidas ile yakından ilgilenince daha iyi hissederdim. Ne yazık ki bir yıl önce kaçtı.
Ne yazık ki hat meşgul
Ne yazık ki geç kaldım
Ne yazık ki gitmeni istemek zorundayım.
Ne yazık ki gitmeni istemek zorunda olacağım.